1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Kişisel Özgüven
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Kişisel Özgüven

A+A-
Güven duygusu bireyin hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Bu kendisine ve başkalarına güven duymak hem de kendini güven içinde hissetmeyi de içine alan temel bir ihtiyaçtır. Güven içinde olma ihtiyacı önemli bir ihtiyaçtır. Gelişme ve büyüme güven ortamında daha özgür olacaktır ve çocuktaki kişilik gelişimi daha tutarlı ve sağlıklı olacaktır.
Çocuklar için bütün gelişim dönemleri önemlidir, fakat erken çocukluk dönemi kritik dönem olması açısından daha fazla ilgiyi hak etmektedir. Çünkü bu yaşlardaki anne-baba tutumları ve çocukla kurulan iletişim dili çocuktaki kişilik gelişimi için çok önemli konulardır. Anne-babanın çocuğun gelişim dönemlerine ilişkin farkındalığı onu tanıyıp anlamada önemli fırsatlar sunacaktır.
Bu güven duygusu insanın, bebeklik dönemine ilişkin ebeveyn/bakıcı ve bebek arasındaki ilişkinin nitelik ve içeriğine göre de belirlenen önemli gelişimsel süreçlerden biridir. Erikson, kişilik gelişimi kuramını bebeğin çevresi ile kurduğu iletişim üzerine kurmuştur. Bebeklikteki 0-1 yaş aralığını güven ya da güvensizlik olarak açıklamış, anne-bebek arasındaki ilişinin bebekte güven duygusunu kazandırabileceği gibi, güvensizlik duygusu da kazandırabileceğini vurgulamıştır. Çünkü sonraki yaşam ve gelişim dönemlerinde bebeğin annesi ile kurduğu ilişki ve bağlanma gelişimin temel taşlarından birisi olacaktır. Birçok tutum ve davranışın altında bu ilk dönemlerde kurulan ilişkinin doğrudan ve dolaylı bir etkisi vardır. Örneğin, annesi ile güvenli bağlanma kurabilen çocukta sosyalleşme becerisi yeterli iken, güvensiz bağlanma yaşayan çocuklarda bu beceriler sınırlı olabilmektedir.
Çocukların güven duygusu kazanmasında anne-baba tutumlarının rolü de önemlidir. Eğer çocuğun 2-3 yaşlarındaki girişimleri desteklenmişse çocukta girişkenlik ve özerklik duygusu gelişecektir. Bununla birlikte duygu ve düşüncelerini ifade etmesine izin verilmiş, anlaşıldığını hisseden çocuklarda yine özgüven gelişimi olacaktır. 2-3 yaşlarında özerklik duygusunun utanç duygusuyla, 3-5 yaşlarında girişimciliğe karşı suçluluk ve ilkokul yıllarında başarıya karşı aşağılık duygusunun yerleşmesi ihtimal dâhilindedir. Bu dönemlerde anne-baba tutumları bu duygu ve inançların yerleşmesinde belirleyici etkileri olmaktadır.
Çocuklara karşı kurulacak iletişim dilinde seçici bir üslup kullanmalı, kişiliklerini değil davranışlarını eleştirmeye odaklanmalı, olumsuzluklarına değil olumlu yanlarının daha çok vurgulanmasına özen gösterilmesi gerekir. Girişimleri, ilgi ve yetenekleri desteklenmelidir. Bu çocuklar özgüven sahibi ve sosyal becerileri güçlü bireyler olurken, sınırlanan ve engellenen çocuklar sürekli başkalarından onay bekleme eğiliminde olmaktadır. Onay bekleme eğiliminde olan çocuklarda karar alma, kendi seçimlerini belirleyip uygulamada zorluk yaşarlar. Sürekli başkalarının desteğine ihtiyaç duyarlar. Ders çalışırken, oyun oynarken ya da kıyafet seçiminde çevrenin ne dediğine aşırı önem verirler ve kendi kişisel seçimlerini gerçekleştirmekte acziyet yaşamaktadırlar.
Oysa ekstra dışarıdan bir desteğe ihtiyaç duymadan da sadece kendi varlığına duyduğu saygı ve sevginin verdiği güvenle sağlıklı bir kişilik kazanabileceklerdir. Bu mutlaka çocuğun varlığına ve bizim için küçük ama onun için önemli seçimlerine duyduğumuz saygı ile mümkün olacaktır.
Çocukları sevelim, anlayıp dinleyelim, kişiliğini değil davranışını eleştirelim, bazı kararları hoşumuza gitmese de eleştirsek de nedenini açıklayalım, buna rağmen ısrar ederse verdiği kararla yüzleşmesine de fırsat verelim ki verdiği kararların bire bir sonucunu yaşayacağından ebeveynlerinin önerilerinin önemini anlasın.
Bununla birlikte ebeveynler de, anne-baba ve çocuklar ailece istişare kültürü oluşması için bazı konularda ailece istişare edip karar almadır, çünkü bu çocuklarda da benzer istişare kültürü oluşmasını sağlayacaktır. Hoşça kalın.
 
Bu yazı toplam 103 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.