1. YAZARLAR

  2. Selma DEMİREL

  3. KİTAP OKUDUM KENDİMİ AVRUPA’DA BULDUM-2
Selma DEMİREL

Selma DEMİREL

Yazarın Tüm Yazıları >

KİTAP OKUDUM KENDİMİ AVRUPA’DA BULDUM-2

A+A-

Yüzlerde tebessüm, akıllarda hoş bir anı bırakmak için çabalıyor, insanlarla sevgi ve muhabbet dolu vakitler geçiriyorlardı.
Hedefte Allah rızası olduğu için günler bereketli geçiyor, işler hayırla tamamlanıyordu.
Böylece hem gittikleri ülkede Türkiyeli kardeşlerinin onların yanında olduğunu gösteriyorlar hem de üniversitedeyken böyle güzel bir organizasyonun içinde bulunma kazanımını elde etmiş oluyorlardı.
Yeni arkadaşlıklar yeni dostluklar kurma fırsatı buluyorlardı.
Her yönden kazançlı olan böyle bir organizasyonla yurt dışına gitmek beni mutlu etmişti.
Daha sonra Ülkeler açıklandı.
Bana ve gruptan bir arkadaşıma Ukrayna çıktı.
Bu haber beni ilk başta açıkçası üzdü. Çünkü Avrupa’ya gitmek istemiyor,
daha çok Afrika ve Arap ülkelerini merak ediyor ve oralara gitmek istiyordum.
Neyse hayırlısı böyleymiş dedim.
Gitmek üzere hazırlıklara başladım.
Gidince de iyi ki de gitmişim dedim.
Çünkü orada bizi karşılayan Tika ofisi sorumlularımız olsun, ekip arkadaşlarım ve öğrendiğim bilgiler olsun Ukrayna’yı güzel kıldı.
Orada güzel arkadaşlıklar kurmama vesile oldu.
Ülkelere gitmeden önce Bilal Erdoğan’ın da katılımıyla İstanbul’da lansman programı gerçekleşti.
Lansmanda herkes ekip arkadaşlarıyla tanıştı ve proje hakkında bilgi aldı.
Bilal Erdoğan’ın kürsüde konuşurken kurduğu şu cümle beni etkilemişti:
Ülkelere gittiğiniz zaman cumhurbaşkanınızla, milletinizle ve Türkiye ile gurur duyacaksınız, demişti.
Öyle de oldu.
Türkiye’nin ne kadar hayırsever ve güzel bir yurt olduğunu daha iyi anladım.
Bu proje,Türkiyenin çeşitli ülkelere yaptığı yardımları kapsıyordu ve Türkiye’nin ne kadar yardımsever ve örnek bir ülke olduğunu tüm dünyaya gösteriyordu.
Hem de bu yardımları Batı’nın sömürgeci politikasıyla değil İslam’ın hoşgörü politikasıyla gerçekleştiriyordu.
Örneğin Bosna’da Mostar Köprüsü’nü restore ederek Bosnalı kardeşlerimizle gönül köprüleri kuruyor...
Tanzanya’da inşa ettiği yetimhaneyle yetimlerin başlarını okşuyor...
Ukrayna’da yaptırdığı camiyle müslümanların buluşma ortamını oluşturuyor...
Özbekistan’da kardeşlerimizin yanında olduğumuzu gösteriyordu...
Ülkelere giden öğrenci grupları, farklı fakültelerden geliyor ve orada kendi tecrübelerini paylaşıyordu.
Sağlık alanında imkanları iyi olmayan yerlerde tedavi desteği veriyor,
yeni açılacak olan okulun veya kütüphanenin bir duvarını boyayarak okulun inşasından gelen sevaba ortak olma sevincini yaşıyordu.
Biz de Ukrayna’da Kiev Büyükelçimizin de katılımıyla Kiev Botanik Bahçesinde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günümüz anısına bir gül bahçesi oluşturduk.
Ahıska Türkleri Başkanlık Ofisine ziyaretlerde bulunduk.
Ahıskalı Türk kardeşlerimizin acı hikayelerini dinledik.
Gagauz Türklerini tanıdık.
Yunus Emre Enstitüsü’nü ziyaret ettik ve başkanından faaliyetleri hakkında bilgi aldık.
Geleneksel Kırım Tatar çömlek yapımı gerçekleştirdik ve yine Kırım Tatar nakışını yakından görme ve uygulama imkanı bulduk.
Ukrayna Taras Shevchenko National Üniversitesi’nin Türkoloji bölümünü ziyaret ettik ve Tika’nın kurmuş olduğu sınıfları ve kütüphaneyi gördük.
İkinci Dünya Savaşıyla ilgili yapılan müzeyi gezdik ve rehberimizden bilgiler edindik.
Çernobil Müzesini gezerek Çernobil Faciası hakkında bilgi edindik.
Öğrendim ki bu patlama olduktan sonra radyasyon dağılımı durdurulamasaydı neredeyse tüm Avrupa’ya mal olabilirmiş.
Bu bilgiyi öğrendiğimde zihnim konuşmaya başladı:
Allah’ın kudreti işte dedim... (DEVAM EDECEK)
 

Bu yazı toplam 711 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar