1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. KIZILAY’A KAYYUM …
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

KIZILAY’A KAYYUM …

A+A-

Bu haberi duyunca yüreğim burkuldu.

Ne günlere kaldık diye hayıflandım.

Dünya çapında bir hayır ve yardım kurumu batıyor veya batırılıyor ve buraya kayyum atanıyor.

Evet yine yazayım.

Ne günlere kaldık.

Ankara 9'uncu sulh hukuk mahkemesi, türk kızılayı'nı olağanüstü genel kurula götürmek üzere kayyum atadı.

Şimdi isterseniz Kızılay’ın geçmişine bir bakalım.

Türk Kızılay’ı, savaş alanında yaralanan ya da hastalanan askerlere hiçbir ayrım gözetmeksizin yardım etmek arzusundan doğmuştur.Bu hayır ve yardım kurumu 11 Haziran 1868 tarihinde "Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti" adıyla  kurulmuştur.
1877'de
"Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti",
1923'de
"Türkiye Hilaliahmer Cemiyeti",
1935'te "Türkiye Kızılay Cemiyeti" ve
1947'de
"Türkiye Kızılay Derneği" adını almıştır. Kuruluşa "KIZILAY" adını büyük önder Atatürk vermiştir.

Türk Kızılay’ın kurucuları :

Osmanlı döneminde Dr. Marko Paşa, 1824 yılında Siros adasında doğan Marko Apostolidis, Rum asıllı bir Osmanlı hekimidir. İkinci Mahmut tarafından açılan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahaneyi  Tabip Miralay rütbesiyle bitirdi.1851’de cerrahi kliniği şefliğine atandı. İyi bir hekim olmasından ötürü Mirlivalığa (Tuğgeneral) yükseltilen ilk hekim olma hakkını kazandı. 1861’de Sultan Abdülaziz’in hekimbaşılığına getirildi. 1871 yılında Tıbbiye-i Şahane  Nazırlığı’na (Tıp Fakültesi Dekanı) atandığında Ferik (Korgeneral) rütbesindeydi. 1878’de Jön Türk ihtilalından sonra II.Abdülhamit kendisini Meclis-i Ayan (Senato) üyeliğine getirdi.

Dr. Abdullah bey, Dr.  1799 yılında Karl Edward Hammerschmidt adı verilerek Viyana’da doğdu. Öğrenimini Viyana Akademisinde tamamladı. Mineroloji, Jeoloji ve fosil bilim dalında uzman olan Karl Edward, Viyana’da Ziraat Dergisi çıkardı. Daha sonra tıp ve doğa bilimleri ile ilgilendi ve 1837 yılında tıp doktoru oldu. Doğa bilimlerinden, entomoloji (böcek bilim) alanında büyük ün kazanan Dr. Abdullah Bey, dönemin önemli bilimsel dergilerinden biri olan “Gazete Agronomique”te yazarlık yapmıştır.

Kırımlı Aziz bey, Kırımlı Aziz İdris Bey 1840’da İstanbul’da doğdu. Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’den 1865 tarihinde Kolağası rütbesi ile mezun olup aynı okulda Emraz-ı Dahiliye (İç Hastalıkları) Muavini olarak çalışmaya başlamıştır. Bir süre sonra da, yeni açılan Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye müdürlüğüne atandı.

 Serdar-ı  Ekrem Ömer Paşa’dır. Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa’nın asıl adı Michel Lattas olup, Macar-Hırvat asıllı Hırvatistan Plaski doğumludur. 1827’de Avusturya’da Harp Okulu öğrencisiyken Osmanlı Devleti’ne sığınmış ve Ömer Lütfi ismini almıştır. Batı dillerinde tercüme yapabilecek elemanlara duyulan ihtiyaç sebebiyle seraskerlik mütercimliğine tayin edildi.

Kızılay alameti, Devletler Hukuku'nun ilgi hükümleri gereğince, savaş zamanında silahlı kuvvetlerin sağlık servisleri ile o hükümlerin belirlediği kişi ve kuruluşlar için "koruyucu ve belirtici işaret" olarak kabul edilmiştir.

Kızılay, 1876 Osmanlı- Rus Savaşı'ndan 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar geçen süre içinde, Türkiye'nin taraf olduğu tüm savaşlarda, cephe gerisinde kurduğu seyyar ve sabit hastaneler,hasta taşıma servisleri,donattığı hastane gemileri, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılar aracılığıyla savaş alanında yaralanan ya da hastalanan on binlerce Mehmetçik'in dost ve düşman askerinin bakım ve tedavisine yardımcı olmuş, Türk olsun düşman olsun savaş esirlerine gereken insancıl yardımları yapmış; savaştan etkilenen sivil halkın bakımı ve korunması için çaba göstermiş; I Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul'da görülen büyük kolera salgınından bu yana yurdumuzda ortaya çıkan doğal afetlerde felaketzedelerin bakımını, barınağı ve beslenmelerini sağlamış, uluslararası yardım faaliyetlerine katılmış; hemşirelik eğitimi, ilkyardım ve kanla ilgili hizmetler alanında öncülük yapmış, korunmaya gereksinen pek çok vatandaşımıza gereken sosyal yardım ve hizmetleri sunmuştur.

Kızılay'ın amacı, her nerede görülür ise , hiçbir ayrım yapmaksızın insanın acısını önlemeye veya hafifletmeye çalışmak, insanın hayatını ve sağlığını korumak, onun kişiliğine saygı gösterilmesini sağlamak ve insanlar arasındaki karşılıklı anlayışı, dostluğu saygıyı, işbirliğini ve sürekli barışı getirmeye uğraşmaktır. Kızılay ihtiyaç anında dayanışmanın,ıstırap anında eşitliğin, savaşın en kızgın anında insancıllığın, tarafsızlığın ve barışın simgesidir.

Kızılay, Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Topluluğu'nun temel ilkelerini paylaşır. Bunlar; insanlık,ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık,hayır kurumu niteliği, birlik ve evrensellik ilkeleridir.

Kızılay, tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tâbi, kâr amacı gütmeyen, yardım ve hizmetleri karşılıksız olan ve kamu yararına çalışan bir gönüllü sosyal hizmet kuruluşudur.

 

İşte böylesi bir hayır ve yardım  kurumu, kökleri tarihin derinliklerinde olan bir müessese bugün Kayyum eline bırakıldı.Bundan sonra yorumu size bırakıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.