1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. KOMŞULUK DEYİNCE!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

KOMŞULUK DEYİNCE!

A+A-

Doğup büyüdüğüm, doyduğum Çumra’da her Çumralı gibi muhakkak acı-tatlı anılarımız var. Zaman zaman bu köşede sizlerle paylaşıyorum.
Rahmetli babam eski Çumra Belediye Başkanı Zeki Sayıc ile sohbet ederken;
--- Zeki Başkan ben hala rüyalarımı köyümde görüyorum. Demişti. Şimdi babama hak veriyorum. Ben nerede olursam olayım. Çocukluğumun geçtiği Baraj Mahallesi, Çarşamba Çayı boyları, Şarıldak, Demir Köprü(şimdi hızlı trenden sonra yıkıldı) Beton Kanal, Derece, Kocatepe, Okçu köprüsü, Bir Kavak, İki Kavak, Tulumba, Karaman Köprüsü hep rüyalarımdadır.
Bunun yanında tren yolu istasyon, kara tren, motorlu tren, yük treni, yolcu treni hepsi ayrı anıları var.  Eski yoğurt pazarı, Su deposu altındaki sebze pazarı, eski otobüs garajı bu garajda yapılan yağlı güreşleri unutmak mümkün mü?
 Geçen günlerde benden yaşça büyük olan ağabeyim;
--- Ahmetçiğim eskilere dem vurarak bizi düne götürüyorsun. Dedi. Yine eski komşularımdan bacım;
--- Eee Eşrefin Ahmet tren yolunun, Çarşamba çayının, DSİ bahçesinin dile gelse sen ve arkadaş ekibiniz için çok şeyler anlatırdı. Sonra beyine, Hacı bu Ahmet mahallenin sembolü idi.  Ahmet ve arkadaşlarının mahallede uçan kuştan haberleri olurdu.
--- O günler güzelliklerle dolu günlerdi. Mahallenin delisi, velisi, hocası, hacısı, ihtiyarı, genci, karısı kızı, bacısı, çoluğu çocuğuyla o zaman bir bütünlük ve saygı sevgi vardı.
Yardımlaşma hat safhada idi. Komşu komşunun külüne muhtaçtır. Acı günde tatlı günde, düğünde ölümde, bayramda seyranda, muhakkak bir beraber olduğu günlerdi o günler.
Komşuluk vardı. Daha ötesinde komşuluk kıymeti vardı.
Peygamber efendimiz bir hadisinde;
“CEBRAİL ALEYHİSSELAM, KOMŞULUK HAKKININ ÖNEMİNDEN O KADAR BAHSETTİ Kİ,
KOMŞUYU KOMŞUYA MİRASCI KILACAK ZANNETTİM.(Buhari)
 Başka hadiste ise;
“KOMŞUSU, ŞERRİNDEN EMİN OLMAYAN KİMSE, İ,MAN ETMEMİŞTİR.” (Bezzar)
“KOMŞUSU AÇİKEN TOK YATAN, (gerçek) MÜMİN DEĞİDİR.”(Buhari)
“KOMŞUYA DA, ANA-BABAYA HÜRMET EDER GİBİ HÜRMET ETMEK GEREKİR.”(Şir’a)
Evet, geçmiş günleri çok anıyorsak demek ki, çok seneleri geride bırakmışızdır.
Başka deyişle ise belli bir yaşa gelmişiz demektir.
Eğer hatıralardan dem vururken hayıflanıyorsanız. O zaman belli hayal kırıklığı yaşıyoruz öyle değil mi?
Bizim zamanımızda deyip dalıp giderseniz;
*
Geçmiş zaman olur ki,
Hayali cihan değer.
Bir an acı duyar insan belki,
Sevmişse biraz eğer.
Anlar ki, geçenlerin,
Rüyaymış hepsi meğer.
Rüya olsa bile o günleri,
Hayali cihana değer.
**
Ne güzel ifade etmişler değil mi?
Cahit Sıtkı Tarancı ise “Gün olur ki” şiirinde;
*
Gün olur ki ne gökyüzü para eder,
Ne deniz kenarı, ne bağlar bahçeler.
Gün olur ki ne kız, ne rakı, ne şiir,
Hiçbir şey insanı sarmaz, kandıramaz;
Her çeşmeden boş döner, elindeki tas.
Gün olur ki çıldırmak işten değildir.
*
Ya biz ne diyelim?
İnşallah bugün şairin anlattığı gün bugün değildir.
 

Bu yazı toplam 572 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.