1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Komşuluk İlişkileri
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Komşuluk İlişkileri

A+A-
Dünya’nın düzeni mi değişti?
Yoksa biz insanlar mı değiştik?
Pek çoğumuz hazımsız, sabırsız, yardımdan uzak, bencillik içinde yaşıyoruz.
Komşularımızı tanımıyor, hatta öyle ki, büyük şehirlerde hısım- akraba ziyaretleri tükenmek üzere. Birçoğumuz hısım –akrabayı bile unuttuk.
Büyük- Küçük hak getire.
Sevgi, saygı yok.
Dünya aslında yine aynı dünya ama, insanlarımız değişti diyorum.
Teknolojinin de bunda etkisi olabileceğini düşünmekteyim.
Eski Konya’yı ve eski komşuluğu mercekle arıyorum.
Benim çocukluğum Sedirlerde geçti. Kerpiç evler,
Sıcak komşuluk ilişkileri.
Birimizin evinde ayrıcalıklı bir şey yapıldı mı, komşular diğerlerine dağıtırdı.
Sokağa çıktığımızda büyüğümüzü, küçücüğümü bilir, ilişkilerimiz sıcak geçerdi.
Ya o kış günlerindeki akşam ev ziyaret ve samimi,sıcak, dostça ev sohbetleri.
Yaz günleri bahçe içindeki sohbetlerimiz bir başka olurdu.
Ramazan aylarının bir başka tadı-tuzu vardı.
Herkes bir birine iki kaşıkta olsa ikramda bulunurdu.
Şimdi de belki oluyor ama, zengin zengine…
Fakir insanlara bir şey yok. Gerçi Konya’da hele hele Ramazan ayında kimse aç kalmaz. Bu sevindirici bir durum. Birde israf yapmasak daha iyi olur.
Burada bir şey daha söyleyeyim.
Belediyelerimiz çok şükür çadırlar kuruyor. Mahalle iftarları yapılıyor. Bu iftarlara ise tüm fakir-zengin, varlıklı kişiler katılıyor. Burada amaç fakirlerin midesine bir sıcak lokma,, bir kaşık sıcak çorba, birkaç lokma et, börek girmesidir. Ancak çoğu fakirlerimiz bunlara bile katılamıyor. İşi yine varlıklılar götürüyor. Tabi ki, bununda faydası var. Birlik beraberlik açısından iyi oluyor ama, burada amaç fakirleri doyurmak, onlara kol kanat germek gerekmez mi?
Artık yaşadığımız evlerde değişti. Beton yığını, etrafımız apartman blokları ile örüldü.
Çoğumuz artık apartmanlarda oturuyoruz. Sağımız, solumuz, altımız üstümüz hep komşu dolu. Biz öksürsek onlar, onlar öksürse biz duyuyoruz. Ancak ilişkilerimiz de o ölçüde zayıf. Bir birimizi tanımıyoruz, hatta adımızı bile bilmiyoruz.
Çocuklarımız küçük kavgalar ediyor. Bir birimize giriyoruz. Rahmetli Babam derdi ki:
“Çocukla, kadının kavgası, köpek kavgasına benzer. Onların arkasına düşmeyin. Onlar biraz sonra barışır.”
Yine bir söz daha hatırlarım.
“Kıtellik kavgadan, kan çocuktan çıkar” diye.
Dinimizin komşuluk ilişkilerine bir göz atalım:
‘'Peygamberimizin arkadaşlarından Abdullah b. Amr (r.a.)'ın evinde bir koyun kesilmişti. Ailesine “Bunun etinden Yahudi komşularımıza verdiniz mi?” dedikten sonra şöyle dedi. Peygamberimizin şunu söylediğini işittim: “Cebrail komşu ve komşuluk hakkı konusunda o kadar çok tavsiyede bulundu ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım.”İşte bu olay, İslâm'ın komşuya verdiği yüce değeri ifade etmesi bakımından oldukça önemlidir.
Birbirimizle ilişkilerimizin zayıflayıp kaybolma noktasına geldiği çağımızda, kalabalıklar içinde gün geçtikçe yalnızlaşıyoruz. Komşularımızla, akrabalarımızla ve diğer insanlarla ilişkilerimiz zayıflamakta. Huzuru, sevinci, üzüntüyü, varlığı, yokluğu bireysel olarak yaşamaya doğru hızla ilerliyoruz Yüce Yaratan'ın kendisine kulluktan ve ana-babaya güzel davranmaktan sonra zikrettiği komşuya iyilik de, bu yozlaşan değerlerle adeta buharlaşıverdi.
Oysa; “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir,” “Komşusunun kendisinden emin ve razı olmadığı kişi hakiki manada iman etmiş olmaz buyurmamış mıydı Yüce Peygamber?
Yani komşu akrabadan yakın olmaz mıydı çoğu zaman? Bu topraklar üzerinde yaşamak demek, bir zamanlar “komşuluk” rütbesini göğsünü gere gere taşıyabilmek demekti. Komşu olmak bir mecburiyet, bir yük demek değildi. Komşu olmak yakın olmak, paylaşabilmek, hatta paylaşmak arzusu ile yaşayabilmek demekti.
Gelin içinde bulunduğumuz bu kutlu Ramazan günlerinde kaybolmaya yüz tutmuş komşuluk ve dostluk ümitlerimizi yeniden filizlendirelim.


 
Bu yazı toplam 109 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum