1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Konya Aydınlar Ocağı’nda “Yavuz Donat Kitabı Türkiye’nin Emar’ı” konuşuldu
Konya Aydınlar Ocağı’nda “Yavuz Donat Kitabı Türkiye’nin Emar’ı” konuşuldu

Konya Aydınlar Ocağı’nda “Yavuz Donat Kitabı Türkiye’nin Emar’ı” konuşuldu

Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Selçuklu Salı Sohbetleri’nde, gazeteci Şebnem Bursalı’nın gazeteci Yavuz Donat’la yaptığı söyleşide yer alan ‘Off The Record” siyasi hatıralar konuşuldu.

A+A-

“Donat, Türkiye’nin Emar’ını çekmiş”

“Yavuz Donat Kitabı’nda dile getirdiği ve açıkladığı siyasi hatıralarıyla ‘Türkiye’nin Emar (MR)’ını çekmiş” diyen M. Sinan Ümit, “Yavuz Donat ‘Demirel Uzmanı’ olarak biliniyor da. Öyle değil. Herkes tarafından seviliyor. Meselâ Sn. Erbakan tarafından ilk yurtdışı gezisine çağırılan gazeteci, Yavuz Donat. Abdullah Gül Cumhurbaşkanı oluyor. İlk yurtiçi Kayseri gezisine Yavuz Donat’ı çağırıyor. Yâni güvenilir insan. Mehmet Ali Birant nasıl dış siyaset uzmanıysa, Yavuz Donat da iç siyaset uzmanı. Halkın nabzını iyi tuttuğu, mitinglerin havasını iyi kokladığı ve gözlemlediği için bugüne kadarki seçim tahminlerinde yanılmamış. Kenan Evren, Yavuz Bey yazılarınızı okuyoruz. Ham istihbarat olduğu için size dokunmuyoruz, demiş” dedi. 

Teğmen Yavuz ve Hüseyin Kıvrıkoğlu

1971’de seçilmiş Başbakan Süleyman Demirel’in iktidardan indirilerek yerine Nihat Erim’in getirildiği kaydeden Ümit, Başbakan Nihat Erim’in Amerika’ya, ABD Devlet Başkanı Nixon’un gönderdiği uçakla seyahat ettiğini Yavuz Donat Kitabı’ndan aktararak ifade etti. 

Başbuş Türkeş’in kayıp çantası…

Bülent Ulusu’nun başbakan iken yasaklı olan Demirel’e mesaj göndermek için Yavuz Donat’ı görevlendirdiğini ve Ulusu ile Demirel arasında kuryelik yaptığını anlatan Ümit,  Başbakan Özal'ın da Demirel'e mesajını Yavuz Donat vasıtasıyla ilettiğini hatırlatarak sözü, Başbuğ Türkeş’in içi döviz dolu kayıp çantasına getirdi. Ümit, kayıp çantayla ilgili kısmı kitaptan olduğu gibi okuyarak aktardı. Ümit, Donat’ın Almanya’da Başbuğ Türkeş’e verilen ve içinde 625 bin Mark para olan çantayla ilgili olayı 22 Ağustos 1997’de Milliyet gazetesinde yazdığını ifade ederek “Bu olaydan Tuğrul Türkeş ve Akkan Suver’in bilgisi olduğu fakat aradan 22 yıl geçmesine rağmen olayın hâlâ karanlıkta olduğunu” söylüyor” şeklinde ifadeye yer verdi. ŞENGÜL GÜRBÜZ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.