1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Konya TEYAD’da Necip Fazıl konuşuldu
Konya TEYAD’da Necip Fazıl konuşuldu

Konya TEYAD’da Necip Fazıl konuşuldu

Tüm Eğitim Yardımlaşma Araştırma Derneği (TEYAD)’nin Cuma sohbetlerinde bu hafta Aydınlar Ocağı Konya Şube Başkanı Doç. Dr. Mustafa Güçlü “Necip Fazıl” konulu bir konferans verdi. 

A+A-

Programı düzenleyen Ömer Lütfi Ersöz "Zindandan Mehmet'e Mektup” isimli şiiri okudu.

Konuşmasına üstadla çok hatıralarının olduğuna vurgu yaparak başlayan Güclü; “Üstad, son yüzyıla damgasını vuran bir şahsiyettir.” dedi.

Necip Fazıl da bireysel olarak aynen devlete benzer. Dulkadiroğullarının Mevlâna Bektük hazretlerinden, Dulkadiroğullarının Şeyhülislâmlığından, Osmanlı'nın Maraş müftüsü Necip Efendi'den, II.Abdülhamid'in suikastindeki Edward Joris'i yargılayan ağır ceza hakimi Mehmed Hilmi'ye kadar çok soylu bir aileden sonra Zafer hanım'la evliliği, arkasından Fazıl gibi deli bir adamın çocuğu, arkasından onun oğlu olarak Necip Fazıl, yaşayıp yaşamayacağı belli değil, vücudunun koca kafasını taşıyıp taşımayacağı belli değil, kısa zamanda ölür dedikleri, hastane hastane gezdirdikleri arızalı bir çocuk doğuyor. Aynen Osmanlı gibi muhteşem bir devletten dejenere olup ne idüğü, kimliği kişiliği belirsiz Türkiye Cumhuriyeti'nin doğması gibi o soylu aileden de böyle hastalıklı bir çocuk dünyaya geliyor. Osmanlı'ya çok benziyor Necip Fazıl'ın aile hayatı. Batı değerleri üzerine bir toplum inşa etmeye kalkan Türkiye Cumhuriyeti, Said Nursîlerin, Süleyman Efendilerin, Mehmed Âkiflerin, Necip Fazılların, inançlı insanların ve bütün ümmeti muhammed'in gayretleriyle yalpalaya yalpalaya kendi mecrasını bulmaya başladı. Şu an son derece tarihiyle, diniyle, kökleriyle barışarak tekrar tarihindeki o süper güç olma yolunda adımlar atmaya başladı. Her geçen gün kimliğini, kişiliğini, şahsiyetini buluyor, o belirsizlik kayboluyor. Geleceğin süper gücü olma yolunda ilerliyor. İşte yaşayıp yaşamayacağı belli olmayan Necip Fazıl da hem sağlıkla hem de zihniyetle mücadele ede ede kimliğini, kişiliğini bularak muhteşem bir insana dönüştü."dedi.

"Fobisi, kompleksi olmayan, kafası karışık olmayan özgün karakterli gençler yetiştirmeliyiz." diyen Güçlü, herkesin Abdülhamid'e 'Kızıl Sultan' dediği dönemde Necip Fazıl'ın 'Cennet Mekân Ulu Hakan' dediğini, Vahideddin'e 'Vatan Haini' denilen dönemde 'Vatan Dostu' dediğini, Müslümanlara 'Yobaz-Gerici' denildiği dönemde 'Sarıklı Mücahitler', 'Son Devrin Din Mazlumları' dediğini ve her alanda mücadele ederek değerlerimize sahip çıktığını, dik duruş sembolümüz olduğunu söyledi.

TEYAD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Oğuz, Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Lütfi Ersöz, İşadamı Fatih Tuncel ve esnaf Ali Naci Dağlıoğlugil tarafından konuşmacı Aydınlar Ocağı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Güçlü'ye günün anısına dernek plâketi takdim edildi. HATİCE KARAKUŞ

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.