1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Konya'da iki kadın asırlık çeyiz ve peşkirleri gün yüzüne çıkartıyor
Konya'da iki kadın asırlık çeyiz ve peşkirleri gün yüzüne çıkartıyor

Konya'da iki kadın asırlık çeyiz ve peşkirleri gün yüzüne çıkartıyor

Konya’da yaşayan iki kadın unutulmaya yüz tutmuş asırlık çeyiz ve peşkirleri gün yüzüne çıkararak hem koleksiyon yapıyor, hem de sergiler gerçekleştirerek yeniden topluma kazandırıyor.

A+A-

65 yaşındaki ev hanımı Emine Karaküçük ile emekli öğretmeni Nadire Alp, 30 yıllık arkadaşlıkları boyuncu hobi olarak çeyiz ve peşkir koleksiyonu yaptı. İki yakın arkadaş unutulmaya yüz tutmuş asırlık çeyiz ve peşkirleri gün yüzüne çıkartarak yeniden topluma kazandırıyor. Bu ürünleri evlerinde ve günlük hayatlarında da kullanan kadınlar 15 yıldır sergiler gerçekleştirerek kültürün yeniden canlanmasını ve insanların yeniden bu ürünleri kullanmasını sağlıyor. İki dost aynı zamanda çeşitli çeyiz ve peşkirleri birleştirerek yeni ürünler tasarlıyor.

“Topluma yararlı olmak için başladık”

Çeyiz ve peşkir koleksiyonuna tarihi ve kültürü sevdiği için başladığını söyleyen Emine Karaküçük, “Değerlerimizi gün yüzüne çıkarmak ve her evde olan bir hazineyi kullanılabilir hale getirmek, bazılarını da öz olarak tanıtmak amacıyla topluma yararlı olmak için başladık. Kendimiz çok seviyorduk, kullanıyorduk. Evimizde vardı. Önce kendi değerlerimizi kullandık. Sonra çevreden toplayarak başladık. Kendi finansımızla önce antikacılardan, bazen yakınlarımızdan, bazen darda kalan bir ailenin elinde kalan sandıktaki çeyizini satmasıyla buluyoruz” dedi.

Koleksiyona peşkirle başladıklarını ifade eden Karaküçük, “Konya’da peşkir kültürü var. Peşkir peçete demektir. Temizlik amacıyla kullanılan vardır, peçete olarak kullanılan vardır. Bunların 12 kişilik tüm olanı vardır, tek kişilik vardır. Ekonomik sınıflara göre altın, gümüş işlemeli var. Biz onları evde obje olarak kullanıyoruz. Artık günümüzde onlar kullanılmaz” şeklinde konuştu.

“Bir kültürel değer çöpe gidiyor”

Kendilerinin peşkir koleksiyoneri olduklarını vurgulayan Karaküçük, “Ürünlerin tam yaşlarını bilmiyoruz ama gösterdiğimiz rehberler 100-150 yıllık olduğunu belki daha fazla olabileceğini belirtiyorlar. Parça olarak şu anda yaklaşık 200-250, peşkir olarak ise 60-70 civarında. Bir kültürel değer çöpe gidiyor. Her evde bir hazine var aslında. Konya’da sandık çeyizidir bunun adı. Atadan gelir, yıllarca durur ama bilmez, sonrada atılır” diye konuştu.

“Herkes bunları görsün, paylaşalım istedik”

Emekli öğretmen Nadide Alp ise “Öyle bir hale geldi ki çok birikti bunlar bizde. Kullanıyoruz ama sandıkta da durmasının bir anlamı kalmadı. Herkes bunları görsün, paylaşalım istedik. Bu nedenle birkaç sergi yaptık. Burada da o sergilerimizden bir tanesini yayınlıyoruz. Şimdi bazı ürünler yıpranmış ya da yıpranmasa bile bazı ürünlerde işte bir kanaviçeyi eski bir dantelle birleştirerek bir kombinasyon yaparak bir örtü haline getirebiliyoruz. Eski bir perdeyi örüyoruz. İşte annelerimizin çok işlenmiş, yıpranmış olan çeyizlerinden yararlanarak onları tekrar el nakışı yaparak kendimizde kullanıyoruz, kullanılmasını sağlıyoruz” dedi.

Her yaş grubundan çok fazla ilgi olduğunu söyleyen Alp, “Gençler daha çok yeniliği ister gibi görünse de bazı gençlerin çok kıymet verdiğini görüyorum. Örneğin çalıştığım meslek arkadaşlarımdan çoğu anneannesinden, babaannesinden kalan ürünleri aynen bizim gibi kullandıklarını, bizim koleksiyonumuzdan faydalanmak istediklerini gördüm” şeklinde konuştu.

“Yakınlarımız şimdi masalarının, sehpalarının üstünde bu ürünleri kullanıyor”

Koleksiyon ve sergilerden sonra çevresindeki insanların kendilerine verdiği tepkileri anlatan Alp, “Siz bize ailemizden kalan miraslara anlam kattınız diyenlerle karşılaştık. Örneğin bizim başka bir yerde sergimiz olmuştu. Orada çalışan bir bayan geldi, ‘Ailemden kalan bu kadar kıymetli şeylerin hepsini çöpe attım biliyor musunuz?. Sizin şu serginizle benim ne kadar büyük bir gaflette bulunduğumu öğrettiniz. Ne kadar büyük bir hata yaptığımı anlayabiliyorum, şimdi arasam da bulamıyorum’ dedi. Örneğin yakınlarımız böyle şeyleri hiç sevmezken bir bakıyorum masasının üstünde bizden temin ettiği ya da başka yerden temin ettiği bir örtüyü kullanmaya başladı. Benim en yakınım örneğin. Yaşanmışlıkları hiç sevmem, işte farklı enerjiler taşıyabilir diyen yakınlarımız şimdi masalarının üstünde, sehpalarının üstünde peşkirleri ve diğer ürünleri görebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.