1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Konya’da Olmazsa Kenya’da
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Konya’da Olmazsa Kenya’da

A+A-

Geçenlerde Selçuklu Hastanesinin çıkardığı bir dergide ilginç bir yazı okudum. Yazı ilginç olduğu kadar ürkütücü, şaşırtıcı olduğu kadar düşündürücü idi. Yazının konusu, İHH adına Kenya’ya yardıma giden Dr. H.Hüseyin Uysal Bey’in orada bir “çağdaş hanımla” yaptığı tartışma.  Tahmin ettiğiniz gibi değil. Yazının ve tartışmanın konusu,  ne Kenya’daki insanların acınacak durumu, ne Kenya’daki açlık, sefalet, kuraklık, ne de İHH gönüllülerinin fedakârlıkları.Ya? mevzuu maalesef tartışa tartışa bıktığımız o meşhur konu: Türban, örtünme.
Afrika’da karşılaşan iki Türk’ün bir kültür programında, gürültülü bir ortamda türban tartışması yapması inanılır gibi değil.  Konya rere, Kenya nere! Ta Afrika'da bu tartışmanın ne işi var değil mi? Bu zıtlaşma ne menem bir şeyse, genlerimize nasıl işlemizse, ruhumuza nasıl kazınmışsa  Konya'da olmazsa  Kenya'da buluyor sizi. Ben en iyisi yazının o bölümünden bazı satırları (kısaltarak) aktarayım da durumun vahametini daha iyi kavrayın:
 “…Konuyu değiştirerek eşime, aileme ilişkin sorulara başladı.
            -- Eşiniz türbanlı mı?
            -- Eşim başörtülü?
            -- Ev hanımı mı?
            -- Hayır! Tabip, pratisyen tabip.
            -- Siz istiyorsunuz diye örtünüyor değil mi?
            -- Hayır. O örtülü olduğu için ben onu aldım; benim onun örtüsüne engel olmayacağıma kani olduğu için o beni aldı.
Cevabımı ben de beğendim doğrusu. Ama bu cevap hanımefendinin sıkıntısını artırdı sanki.
-- Peki, kızınız var mı?
-- Evet var!
-- Kaç yaşında? Onun da başını örttürüyor musunuz?
İçimden biraz “lâ havle velâ kuvvete…” okuduktan sonra:
            -- On yaşında. Bu günlerde artık başını örtmesi gerektiği konusunda yavaş yavaş uyarılarda bulunuyoruz. O da giderek artan sürelerle örtüyor” dedim. Dedim demesine de ondan sonra “Amanın bu hanıma bir şeyler oldu. Öfkeden alev aldı yanıyor! Hemen bir kova su getirin” diyecektim neredeyse.
-- Siz zalim insanlarsınız küçücük çocuğun başını örttürüyorsunuz. Oysa bıraksaydınız da büyüseydi sonra kendi hür iradesi ile … diye başlayıp süren bir sürü bildik alışılmış basmakalıp lâf yığını döküldü ortalığa…
            -- Hanımefendi kendiniz için uygun gördüğünüz ‘kendi neslinizi sürdürme hakkını bana çok görmemelisiniz. Nesli sürdürmek hem biyolojik olarak hem de inanç/kültür olarak anlaşılmalıdır. Bu uluslar arası sözleşmelere de konu olan temel bir insan hakkıdır. Hem niye sizin düşünce/inanç ortamınız temel veri kabul edilecekmiş. Sizin çocuklarınız bizim ilkemize göre yetiştirilsin…!            
-- Kadınlarınızı örtüyorsunuz. Neymiş efendim erkekler tahrik oluyormuş….                   
 Utandım fakat işin bu denli çığırından çıkacağını ve gurbette bir vatandaşımın bu kadar dinime düşmanlık edeceğini düşünemediğimden ileri gelen şaşkınlığım daha ağır bastı. Ve…

                                                             Ha Kenya’da Ha Konya’da

      Doktor beyin dergideki yazısının tümünü alıntılama imkanım yok. Beni şaşırtan, daha doğrusu beni üzen, ülkemizden kilometrelerce uzaklıkta, açlığın, sefaletin kol gezdiği bir diyarda, duyguların, nazarların, karşılaştığı dramlardan dolayı acı ve merhametle dolması gereken bir ortamda,  iki Türk vatandaşının Türkiye’deki bir meseleyi  orada tartışmaları. Ne diyelim Allah cümlemize biraz daha hoşgörü, biraz daha anlayış, biraz daha merhamet versin. (Amin)

 

Bu yazı toplam 505 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.