1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. KONYAMIZDA Kİ TATLI SU ÇEŞMELERİ NE KADAR TEMİZ?
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

KONYAMIZDA Kİ TATLI SU ÇEŞMELERİ NE KADAR TEMİZ?

A+A-

Konya Büyükşehir Belediyesinin yıllardır halkın hizmetine sunmuş olduğu mahalle aralarında ki tatlı su sokak çeşmeleri sağlık yönünden, özellikle yaz döneminde hiç de masum görünmemektedir.Zira “sokak köpekleri” adını verdiğimiz sahipsiz hayvanların, havaların aşırı derecede ısınması ve su kaynaklarının azalması ile birlikte artan su ihtiyaçlarını karşılamak için bu çeşmelerin musluklarını yalamaları tehlike saçmaktadır. Sonra da bu çeşmelere gelip su kaplarına suyunu doldurarak evin yolunu tutan şehir sakinleri tehlikenin dahi farkında değildirler.
Sokak köpekleri ve kedilerinin sağlık kontrolleri ve aşılarının tastamam yapıldığını hiç kimse söyleyemez. Bu köpeklerin, çeşme musluklarına bulaşan salyalarından pek çok hastalığın insanlara bulaşabileceğini zaten bütün bilim adamları açıklamıştır. Evdeki hijyenli sudan içen insan toplum içerisine gittiği zaman (düğün yemeği, okul, hastahane, toplu taşım araçları vb.), o topluma da mikrop taşıma ihtimali çok ama çok yüksektir. Kışın grip, nezle virüsünün yayıldığı gibi. Bizzat sokak köpeklerinin sokak çeşmeleri musluklarından su ihtiyacını giderdiğine şahidiz.
Yeri gelmişken, kedi ve köpek besleyen veya bunlarla yakın temas halinde olanlara, bunlardan gelebilecek olan tehlikeli hastalıklardan bir nebzecik bahsetmekte fayda vardır. Çünkü köpek ve insan birlikteliğinde dikkat edilmesi gereken en önemli konu köpek sağlığının, insan sağlığı kadar önem arz ettiğinin bilinmesidir. Bunun içinde her türlü tedbirin eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir. Veterinerler tarafından yapılması gereken aşılama ve dezenfeksiyon takvimine mutlaka zamanında uyulmalıdır.
Sokak hayvanları tabirini verdiğimiz sokak köpeklerinden insanlara bulaşabilecek ve insandan insana, gerek nefes yoluyla veya diğer etmenlerle aktarılacak olan hastalıklar şöyle sıralanabilir: Staup(gençlik hastalığı), Hepatitis(sarılık), Leptospirosis(kan paraziti), Kuduz, Bağırsak parazitleri gibi önem arz eden ve çoğu zaman da ölümle neticelenen hastalıkları sayabiliriz. 
Tüm bakteriler, virüsler, mantarlar, protozlar, iç paratizler yoluyla hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar, zoonoz olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca insanlardan hayvanlara geçen antropozoonoz olarak da tanımlanan bazı hastalıklarda mevcuttur. Yani bu etmen hem insanlar hem de hayvanlar için hastalık yapıcı etkilerdir. O bakımsız ve kontrolsüz sokak hayvanlarının salyalarından insanlara en çok bulaşan parazit, kist ve leptospirozdur. Bunlar genelde tüyler, ısırıklar, salya gibi yollardan bulaşan hastalıklardır. 
Neyse bunu fazla uzatmadan, bakımsız, sokakta veya evde beslenen köpek ve diğer ev hayvanlarının, yine sokaklarda insanların kullandığı nesneleri, yalamaları evlerde de yine insanların kullandığı eşyaları yalamaları veya yiyeceklerine banmaları yolu ile sağlığımız hemde tüm toplum olarak ciddi tehlike altındadır. Bunların sağlığımızla oynayabileceklerini asla unutmamalıyız. Bir kaç cümlelik de olsa bakımsız ev hayvanları yada evde bulunabilecek diğer haşerelerin tehlikesinden de bahsedelim. Kedi tüyleri veya farelerin kemirdiği yiyecekler de insanlarda alerjik hastalıklara neden olabilir. Hatta evlere serpilen kedi tüyleri midelerde kist yapabilir. Bu daha bakımsız veya yabancı yani bizim olmayan ve evimize yerleşen kedilerde oluşan tenya larvaları, kist hastalığına neden olabilir. Evimize gelen yabancı kedilerden hem evin kedisine hem de insanlara taşınabilir. Yine kedilerde var olduğu tespit edilen AİDS hastalığı kedinin tırmalaması ve insanı yaralaması yoluyla bulaşabilir. Çünkü AİDS hastalığının bulaşma yollarından biride insanlarda açık yaralardır. Kedilerden insanlara bulaşabilen bir diğer hastalık türü de toksoplazma etkenidir. Hamile kadınlarda abort(düşük) yapma riskini de oluşturduğu tespit edilmiştir. Kedi ve köpeklerin dışkı, idrar ve salyalarından bazı parazitler ve enfeksiyonlarından bir takım hastalıklar insanlara bulaşabilir. 
Amacımız burada ne Belediyemizi suçlamak ve ne de sokak hayvanlarına karşı düşmanca bir tavır sergilemektir. İnsanlarımızın, kurallara uyararak duyarlılığını artırmak ve toplum içerisinde yaşadığımızı unutmamalarına yardımcı olmaktır. Çünkü, insanımız kendi sağlıkları ile oynadıkları gibi bir kişinin, tüm şehir halkının sağlığı ve tüm evrenin düzeni ile de oynayabileceğini hatırlatmaktır.
Yaşanılan çevre, sağlıklı olursa, insan ile diğer canlılarla birlikte yaşanabilir bir çevreyi oluşturmuş olur. Çevremizde diğer canlılar yoksa, ölü bir hayata mahkum olmuş oluruz. Ormansız, ağaçsız, hayvansız bir çevre çölden başka ne işe yarar. Sokak hayvanlarına gereken yardımları bilinçli bir şekilde en üst seviyede yaparken, öncelikle kendi sağlığımızı ve ailemizin sağlığı ile insanların sağlığına zarar vermeyelim. Çevremizde ki doğayı onlarla birlikte yaşanır hale getirelim.
Bir noktaya da dikkat çekmekte fayda var. Şehrimiz de bulunan ecdad yadigarı taş çeşmeler var. Bunların pek çoğu hala atıl vaziyette. İvedilikle onarılarak, hizmete alınmalı ve İslam Medeniyet Tarihimizin güzel misallerinin canlı birer örnekleri olarak insanlığın hizmetine sunulmalıdır. Bu çeşmelerden akacak olan tatlı suların birer şifa kaynağı olacağı da unutulmamalıdır. Ecdad bu çeşmeler vasıtası ile tüm şehrin su ihtiyacını karşılarken, sanatsal birer abide de ortaya koymuşlardır. İslamın ve ecdadımızın ruh ve sanat yapılarıdır sanki.
Sağlıcakla kalın, mutlu kalın!...

Bu yazı toplam 1174 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.