1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Konya’yı Birinci Getiren Kitap
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Konya’yı Birinci Getiren Kitap

A+A-
Son yıllarda hiç şöyle haberlere rastladınız mı: “ Hırsızlar girdikleri kitap evinden koli koli kitap çaldılar. Gözü dönmüş gaspçı lise öğrencisinin kitap dolu çantasını alarak kayıplara karıştı. Kitapçının gözü önünde kitapları aşırdılar…” Veya şu tür haberleri hiç duydunuz mu: ;” Babasının kütüphanesinden gizlice aldığı kitapları okuya okuya üniversiteyi kazandı. Falan yazarın imza gününde gençler meydanlara sığmadı. Yazarı daha yakından görmek için çıkan izdihamda birçok genç yaralandı. Kargaşayı önlemek için polis devreye girmek zorunda kaldı…”
Bu tür haberlere ne rastladınız nede bu çeşit haberler duydunuz. Fakat şu tür haberler ara sıra da olsa eminim dikkatinizi çekmiştir: “- Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken, Türkiye'de bu rakam 2000 - 3000 civarında basılmaktadır.

- Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 ABD doları, Türkiye'de ise bu rakam 10 ABD dolarının altındadır.

- Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor.
- Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye'de sadece 23 milyon.

- Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu'nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada.

- Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7. Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor…”
Hadiseye birde şu gözle bakalım: Konya’ da veya Türkiye’ de son on yılda bankaların şube sayısı ne kadar, kitap satan kitap evlerinin sayısı nekadar arttı? AVM lerin sayısındaki artışla kütüphanelerin sayısındaki artış arasındaki oran nasıl bir göstergeye sahip? Ailelerin son yıllarda yemeye, içmeye, giymeye, gezmeye harcadıkları para ile kitap ve kültür ürünlerine harcadıkları paralar arasındaki oran hangilerinin lehine değişti…? Bu tip soruları uzattıkça uzatabilirsiniz! ( bu konuda dersanelere harcanan paralarla, lise ve üniversite hazırlık kitaplarına harcanan para hiçte az değil)
Geçenlerde Konya’nın tanınmış hocalarından birinin bir hatırasını dinledim ;” Yıl 1955 gibiydi. Elime ciddi bir para geçti. O günün şartlarında bu para ile ya küçük bir ev alacaktım veya (adını unuttum) 15 ciltlik falan eseri. Beynimde birkaç gün süren tercih kavgasını o mübarek eser/kitap kazandı. Ve bu eseri satın aldım….”Geçen gün Nurettin Yıldız Hocayı dinliyorum.O diyor ki; “Ülkenin değişik şehirlerinden insanlar ziyaretime geliyor. Sağolsunlar gelirken bazen bir paket şeker, bazen bir paket lokum vs hediye getiriyorlar. Bende onlara acizane kitaplarımdan bir tanesini hediye ediyorum.Misafirlerin kitaba bakışları ruh hallerini hemen yansıtıyor. Onların kitaba yönlendirdikleri nazarlar, yüzlerindeki ifadeler o kadar soğuk o kadar ilgisizki… Kitabı alıyor, şöyle bir bakıyor, içini bile açmadan, sandalyenin üstüne koyuyor ve ;” Hocam bunu bizim hanım okur inşallah…” diyerek iltifatını! Bildiriyor.” Ben de aynı durumu çok kez yaşadım. Birinci kitabı hediye ettiğim arkadaşlar,akrabalar veya tanıdıkların önemli bir bölümü beni de aynı davranışla karşılamışlardı.
EVRENDE DÜNYA DÜNYA DA KONYA
Evrende Dünya Dünya da Konya adını taşıyan ve 5 hikayeden oluşan yeni kitabımda hikayelerin kahramanları Konyalı, olayların geçtiği mekan ise Konya ve çevresi. Artık şehirleri tanıtmanın, şehrin bu gününü yarına aktarmanın en önemli aracı o şehirde yaşanmış gerçek, veya yaşanması muhtemel olayların hikaye, roman şeklinde yazılması sinema, dizi veya belgesel tarzda çekilmesi şeklinde oluyor. Ben de bu kitapta bu teze uyarak beş güzel hikaye yazdım. Baş hikayemde 81 ilin katıldığı bir yarışmada Konya’yı birinci getiren (yarı belgesel yarı hikaye) hoş bir yarışmayı kaleme aldım. İki Yusuf’un Hikayesinde batıcı bir ailenin çocuğunun düştüğü çukurdan kurtulduktan sonra dindar bir ailenin genç bir üyesinin aynı karanlık çukura giderken karşılaşmalarının çarpıcı hikayesini yazdım. Bir Dağ’ın ( Loras) bir öğretmene yazdığı mektupla başlayan gizemli bir hikaye olan “LORASTAN GELEN MEKTUP” adlı hikaye ise Loras ile Konyalıları buluşturan çok çarpıcı bir sahne ile bitiyor. Okurken gözyaşlarınızı tutamayacağınız Öksüz Oğlak ve İğdeli Durağı öyküleri ise kuruyan göz pınarlarınızın yeniden çağlamasını sağlayacak.
Daha iyisi yazılana kadar sahasında en iyi eser bu olacak. Aynı mevzu ile alakalı daha güzel ve daha iddialı bir kitap yazılmadıkça Konya’nın birinciliği ilelebet devam edecektir. Konya’ya ve tüm ülkemize hayırlı olması dileği ile.
 
Bu yazı toplam 53 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum