1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. KORE’YE GÖTÜREN MÜTTEFİKLER BUGÜN BİZİ SATTILAR
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

KORE’YE GÖTÜREN MÜTTEFİKLER BUGÜN BİZİ SATTILAR

A+A-

ABD’de yaşamamış, orayı hiç görmemiş olan bir Müslüman dahi bugün onun Birleşmiş Milletler’de ve Filistin konusunda, Müslümanlara yaptığı ihaneti ve son yıllarda da Türkiye’ye karşı yapmış oldukları ihaneti görmektedirler.
ABD’yi yakinen okuyup takip edip tanıyanlar ve Amerika’nın, basın ve yayın organları(yazılı , sözlü ve görsel medya) aracılığı ile bizim haysiyet ve şerefimize nasıl saldırıp ateş püskürdüklerini de görüp bilmekteyiz. Müslümanların aleyhine olan her türlü konuda nasıl çıkara ve maksatlı bir kin bir düşmanlık geliştirdiğini de aslında tüm dünya gayet çok iyi bilmektedirler.
Çünkü Amerika İslam’a, Doğuya ve Doğulu olan her ne varsa topyekun onlara düşmandır. ABD’nin siyah tenli insanlar hakkında ne düşündüğünü ve onlara yıllarca nasıl davrandığını da yine herkes çok iyi bilmektedir. Ayrıca ABD’nin, Amerika kıtasında yerli halk olan kızıl derilileri nasıl bir bir yok ettiğini de bilmektedir.
Kore savaşı sırasında, NATO’ya üye yapıp sizi de biz koruyacağız diyerek Kore’ye gönderilen Türk Alayı da tüm doğulu orduların batılı müttefikleri tarafından gördüğü ihanetin bir başka benzerini görmüştür. Oysa Amerika için Doğulu Müslümanlar Kore’de bulunuyor ve batılı haçlıları korumak için can vermeye gidiyorlardı.
Türk askeri alayına, bozguna uğrayan askerlere yardı etme ve kurtarma vazifesi verilmişti. Türkler savaşa girince uçak ve ikmal vasıtaları ile yardım sözü verilmesine rağmen, bu yardım hiç bir zaman yapılmamış ve hep ertelenmiştir.
Müttefik güçlerin başı olan Amerika, ihanet ederek doğulu Türk Müslüman askerlerini yalnız başına ortada bırakmışlar, cephe gerisinde de sırıtmaya devam etmişlerdir. Yine Amerikalı ortaklarımız bu kadarla da yetinmemişler, Türkleri yiyeceksiz, içeceksiz, cephanesiz bırakmışlardır.
İşte bu ihanet çemberi haçlı zihniyeti taşıyan batılılarla ortak savunma hattı oluşturmak amacın da olan köleler için çok sıradan görülen bir örnektir. Halbuki Amerika nazarında Türkler önemsiz bir sebepten dolayı -tenlerinin beyaz olmasından- dolayı doğuluların en necip milleti olarak kabul edilmektedir. Durum böyle olduğu halde Amerika’nın Türklere yapmış olduğu ihanet tarih sayfalarında yerini almıştır. Bugün, Irak ve Suriye konusunda da aynı ihaneti sergilemektedir. Kölesine böyle bir kalleşliği ancak korkak ve alçak bir efendi yapabilir.
İşte kapitalist ve sosyalist batı dünyasının Müslümanlarla olan ilişkileri ve Müslümanlara olan bakış açısı bundan ibarettir. Pekala doğu blokunun Müslümanlara bakış açısı nasıldır acaba? Bir de ona bakalım isterseniz.
Komünist doğu blokunun bize bakış açısı da İsrail’i silahlandırmaya söz verdiği zaman açıkça ortaya çıkmıştır. Yeryüzünde din esaslarına(şeriata) dayalı tek devlet İsrail olmasına rağmen, komünizm’in en son kabul edeceği şeyin dinin devlet yönetiminde etkili olması olduğu halde ve gurur duyarak devam ettiği propagandaya rağmen menfaatleri uğruna İsrail’e yakınlık gösterip yardım etmiştir ve etmektedir de.
Diyelim ki komünizm bize ekmek verecek ve bizi insan fıtratının yüzlerinde ki iğrençliğe bakmaktan bile iğrendiği kodamanlardan kurtaracaktır. Fakat buna mukabil yalnızca inançlarımızı elimizden almakla kalmayacak, tüm mukaddes değerlerimizi de elimizden alıp götürecek ve haysiyet ve şerefimizi ayaklar altına alıp bizi bir lokma ekmekle bir hırkaya mahkum edecektir.
Şunu üzülerek ifade etmek gerekir ki bugün artık İslam aleminde mukaddes değerlerden bahsetmenin lüzumsuz olduğu ve sosyal hayatın gerçekleriyle ilgilerinin bulunmadığı bunların birer vehim ve hayalden ibaret oldukları kabul edilmektedir.
Maalesef bu doğrudur! Bu gibi mukaddes değerlerin İslam coğrafyasında yaşaması bugün ne yazık ki çok zordur. Çünkü İslam coğrafyasında yaşayan ve sayıları milyonlarla ölçülebilen fakir-fukara kesiminin bu mukaddes değerler üzerinde kafa yormaları imkansızdır. Çünkü onlar açlık, sefalet ve yoksullukla mücadele edip durmaktadırlar.
O halde şuna demek lazım gelir? Bize komünizmin vaad ettiği ekmeği verecek, sermayenin belirli ellerde toplanmasını ve sosyal hayatın farklılıklarını ortadan kaldıracak, mahrumiyet ve iftiranın bulunmadığı muvazeneli bir cemiyet düzeni kuracak, bunların yanı sıra ruhun gıdasını, fikir hürriyetini ve üstün insan olma şuurunu verecek bir sisteme acaba ne denir?
Yine bizi kapitalist ve komünist bloklara kuyruk olmaktan kurtaracak, içer de gerçek bir adalet, dışarıda üstünlük ve asilik, devletler arasında saygınlık kazandıracak, hem bizi hem de insanlığı savaşların felaketlerinden koruyacak, içteki problemlerimizi çözdükten sonra, bizi insan medeniyetine ortak edecek, medeniyet sofrasına dilenciler gibi değil, medeniyet sofrasına dilenciler gibi değil, medeniyete katkı da bulunanlar, hem de katkıları azımsanmayacak olan kimseler gibi katılmamızı sağlayacak bir sisteme acaba ne denir?
Havsalam almadığı şey şudur: Nasıl oluyor da insan seçme şansı varken -eğer vicdanın da harekete geçirici kıvılcım varsa- saygınlıktan zillete, veren el olma durumundan dilenciliğe, hâkimlikten mahkumluğa rıza gösterebiliyor?
Kaybettiğimiz şeyleri tekrar kazanmamız hala mümkündür. Bir çok kimsenin düşündüğü gibi her şeyimizi kaybedip iflas etmiş değiliz. Böyle düşünmelerinin sebebi, bizi zillet ve umutsuzluğa sürüklemek olsa gerek. Böylece bizi bir takım tuzaklara düşürmeye hazır, gafil ve çaresiz bir av haline getirmek istiyorlar. Batı ve doğu blokunun bizim için ne düşündüğü önemli değildir. Önemli olan bizim meseleyi gerçekçi bir şekilde düşünüp umudumuzu yitirmemizdir. Tıpkı, Hz. Yakub’un oğlu Yusuf için umudunu yitirmediği gibi.
Biz öncelikle ruhen çökmüşlüğümüzü bırakıp kendimize güvenmeliyiz, umutsuzluğu bırakıp yeniden canlanmalıyız. Ancak böyle inandığımız taktirde hayat ve kurtuluşumuz mümkün olacaktır.
Fi Emanillah!..
 

Bu yazı toplam 899 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.