1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Korku İmparatorluğu Mu ?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Korku İmparatorluğu Mu ?

A+A-
Bazı devletlerde, imparatorluklarda baskı rejimi vardır.
İnsanlar bir biriyle konuşmaktan çekinir, korkarlar. Düşüncelerini ve özellikle de devlet, hükümet hakkındaki düşüncelerini dışa vurmakta ketum davranırlar.
Özellikle emperyalist, komünist rejimlerde bunu daha iyi hissedersiniz. Mesela Komünist Rusya’da üç kişi bir arada oturup konuşmaktan korkarlar. Hatırladığıma göre bir yazıda okumuştum. Bu ülkede komünist dönemde, yani Sovyetler Birliği döneminde her iki kişiden birisi devlet ajanı imiş. Yani en yakının bile bu ajan ordusu korkusunu hatırlamak durumundasınız. Geçmişte Çin’de böyle idi. Daha nice ülkeler var buna benzer.
Baskı ve istibdadın yoğun olduğu dönemlerde Osmanlı İmparatorluğunda da benzer yaşam dönemleri olmuştur.
Ancak bunların bir gün gelip yıkılacağını kimse aklından çıkartılmamalıdır.
Ülkemizde de bir kısım insanlar günümüzde kimileri “ Korku imparatorluğu, korku devleti var” diyor, kimileri de “Sadaka milleti olduk” diye dert yanıyor. Bazı konuları konuşmaktan çekiniyorlar.
İşte “Yılan Hikayesi”ne dönen Ergenekon davası sonuçlandı. Yankıları belki uzun süre devam edecektir. En ateşli yankıları ise Ramazan Bayramı etkinlikleri içinde biraz duruldu gitti.
Şimdi kime sorarsanız bu konuda pek yorum yapmak istemiyor. Dış İşleri Bakanı hemşerimiz Profesör Dr. Ahmet Davutoğlu’da “ Yargıya saygı duymalıyız” diye yorum yaptı. Eski Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, Eski Milletvekili Ali Öztürk “ Elbette yargı tarafsız, baskı altında kalmadan karar verirse, verdiği kararlarda siyasilik ağırlığı hissedilmez ise yargıya hepimiz ama, hepimiz saygı duymalıyız. Ancak şaibeli, düşündürücü kararlar her zaman ülkede ve insanlar arasında endişe uyandırmıştır. Kaldı ki, gerçek anlamda yargıya herkesin ihtiyacı vardır. Yargı etkilenmemelidir, etkilemek isteyenlere de fırsat verilmemelidir.Bunun dışında mahkemenin verdiği her karar doğrudur” diyor.
Ergenekon davası sonuçlanıp kararların açıklandığı gün bir dostum, bir savcıya görüşünü telefon ile sordum. “ Aman Dursun Bey, bunları telefonda konuşmayalım. Ne olur, ne olmaz” diye çekindi. Bunun nedeni ne olabilir?
İnsanlar korkusuzca düşüncelerini söylemekten çekiniyorlar.
Yine bir hakim dostuma aynı konuyu sorduğumda “ Ben masumum, Dursun, benden telefonla da, yüz yüze de yorum sorma” dedi.
Neden?
Elbette her suçum bir cezası vardır.
Hiçbir suç cezasız kalmaz, kalmamalıdır.
Ancak beni en çok düşündüren konu ise, Türkiye Cumhuriyetinde Genel Kurmay Başkanlığı yapmış bir kişinin terör suçundan dolayı ceza almasını nasıl anlayabiliriz, nasıl düşünebiliriz?
Demek ki, bunun altında bir gerçek yatmaktadır.
Korku imparatorluğu deniyor.
Var mı?
Bunun cevabını siz verin.
İnsanların telefonları dinleniyor. İddia bu…
Doğru mu ?
Siz cevap verin.
Ancak ben şunu söylemek isterim. İnsanlar kendileri korku imparatorluğu yaratıyor. Yine ben diyorum ki, “Soğan yemedim ki, için acısın” Neden korkayım. Eğer içinde bir endişe varsa, o endişeyi yaratacak davranışı demek göstermiş veya yapmışındır. O zaman onu yapmayacaksın ve korku imparatorluğu baskısı altında kalmayacaksın.
Benden söylemesi.
Yazımı Jim Rohn bir sözü ile bitireyim.
“Yeteri kadar nedeniniz varsa, her şeyi yaparsınız.”

 
Bu yazı toplam 45 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.