1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Korkunç işkence!
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Korkunç işkence!

A+A-

Dini, inancı, etnik kökeni, yaşam tarzı ne olursa olsun, ister insan, ister hayvan canlılara işkence yapımasına, şiddet uygulanmasına kesinlikle karşıyım.

Yeter ki, karşındaki seni dinlesin ve anlasın.

Ama öyle caniler vardır, öyle Allah’tan korkmaz, kuldan utanmazlar vardır ki, yukarıdaki  yazdıklarıma her konuda şiddet uygulamakta, insanlık dışı canilikler yapmaktadırlar.

Bunlara insan demek bile  bence yanlıştır. Bunlar sadist ve ne olduğu belli olmayan yaratıklardır.

Dünya’nın çeşitli yerlerinde ve özellikle Ortadoğu’da, Uzakdoğu’da, Altay ve Urallar’da,

Zaman zaman Balkanlarda insanlara inançlarından ve etnik kökenlerinden dolayı canilik, şiddet uygulanıyor. Kan akıyor.

Sözde medeni ülkeler ise bunları ya görmezden gelmekte, yada göstermelik birkaç söz ile işi geçiştirmektedirler.

Bunu tarih ve tarihçiler yazıyor. Tarih yalan söylemez, ama belki yazanlar yalan söylerler. Bazı güvenilen ve yazdıklarına inanılan, tarafsız tarihçilerde yok değildir.

Bunlardan birisi de bence Prof. Dr. İlber Ortaylı,dır.

Geçen kendisini dinledim ve tüylerim diken diken oldu. Çin'in Uygur Türklerine uyguladığı korkunç zulmü anlattı.

Ortaylı'nın  anlatımları  şu şekilde:

Çin gibi büyük ve istediğini yapan, hele şimdi yeni bulunan gaz ve maden kaynaklarının dolu olduğu,   Sincan (Doğu Türkistan) gibi eyaletlerde Uygurlara büyük baskı var. Bilgiler ve belgeseller korkunç. Geniş kitleler kamplara taşınıp toplanıyor, işkence ve beyin yıkama metotları uygulanıyor.Kubul etmeyenlere ise korkunç işkence yapılmaktadır.

Birleşmiş Milletler  dünya nüfus hareketliliği haritasını elinde tutuyor. Bu sayede mevcut ülkelerin içindeki köyden şehre göçler gibi hareketlere müdahale etmenin dışında etnik göçleri veya göç zorlamalarını önlemeyi amaçlıyor. Tabii çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da BM mikrofonunun sesleri hakiki gücün çok üstünde. Teşkilat Afrika gibi karşılıklı katliamların görüldüğü, kiralık askerler vasıtasıyla Batı devletlerinin cirit attığı, kültürel ve etnik haritası değişiklikler gösteren Mali, Gine,ye  müdahaleyi doğrusu çok yapamadı, işler olacağına vardı.

Anlatımlara göre söz galiba daha çok birkaç ülkeye geçiyor ve ora hedefleniyor. Çin gibi büyük ve istediğini yapan, hele şimdi yeni bulunan gaz ve maden kaynaklarının dolu olduğu, Sincan  gibi eyaletlerde bu baskıyı görmek mümkün.Maalesef ise bizim TV’lerin büyük bölümü iç siyasetle uğraştığı, ona- buna çanak tuttukları için bunları ya görmezden gelmekte, ya da kulaklarını tıkamaktadırlar. Bölgeye herkes giremiyor. Ancak BBC gibi çok kuvvetli yayın organlarının getirdiği bilgiler ve belgeseller korkunç. Geniş kitleler kamplara toplanıyor, işkence ve beyin yıkama metotları uygulanıyor.

Dünya’nın süper güçlerinden birisi olan  ÇİN’in binlerce Uygur Türkü’nü tuttuğu kamplardan birinde kalan Kazak Müslüman Omir Bekali, 7 Nisan 2018’de AP ajansına verdiği röportajda yaşadığı psikolojik şiddetin çok ağır olduğunu ağlayarak anlatmıştı. Bekali, kamptaki 20. günün sonunda kendini öldürmek istediğini söylemişti. AP, dünyaya söz konusu kamp ve orada kalanlarla ilgili bu fotoğrafları servis etmişti.

Çin’in açıklamaları çok sathi ve soranla alay edercesine üstü örtülü geçiliyor. Bu bölgelerdeki nüfus bilgileri doğru değil. Çok yakın gelecekte imha hareketleri vukua gelirse haritanın nasıl değişeceği belirsiz. Belirli olsa da BM gibi örgütlerin sözünü geçireceği şüpheli.Bazı nüfus gruplarının akıbeti meçhul. Bunların izlenmesinin ne faşist politikalara ne de emperyalist eğilimlere delil olmayacağı açık. Bu takip 21. yüzyılda insanlığın ve uluslararası demokratik normların işleyebilmesi için gereklidir.

Çin’le barış ve kültür yılına giriyoruz. Bu gibi politikaların uygulandığı ve etnik bir grubun açıkça tahrip edilmesinin hedeflendiği bir ülkeyle hangi kültürel ilişki ve barış yılını birlikte kutlayacağız doğrusu çok merak edilir.

+++  

Yazımı  Hz. Mevlana’nın bir sözü ile bitireyim

Maksadın yüceliği, yolun sıkıntısından belli olur.

Bu yazı toplam 380 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.