Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Korkutan Davranışlar

A+A-
Bu günlerde gazete sayfalarını ve televizyon ekranlarını hiç de hoş olmayan haberler işgal etmeye başladı: Evlerin giderek kısalan zamanlar için kiralaya verilmesi ve kiraya tutulması.
Ev veya iş yerlerinin kiralanması tabii olan ve öteden beri uygulanmakta olan bir faaliyettir. Yerinde ve usulüne uygun olarak icra edildiğinde her iki taraf için de faydalı olan bir akit ve uygulamadır.
Her işin yapılmasından bazı maksatlar güdüldüğü gibi kira işlemlerinde de durum farklı değildir.
Şimdiye kadar hiç kimse evini veya iş yerini rastgele bir kimseye kiralamaz; herkes de her kişinin kiralık yerine talip olmazdı.
Bir evi kiraya tutan kişi daha kiralarken orada uzun müddet oturabilmek isterdi. Her şey bir tarafa, kiracı oraya gelirken ev için gerekli olan bütün ev eşyasını taşıdığı ve çıktığında da belki biraz daha fazlasını taşımak mecburiyetinde kalacağı için, mümkün olduğu kadar orada uzun süre ikamet etmek isterdi. Bu sebeple de mümkün mertebe kira süresinin uzun müddet devam etmesini arzularlardı.
Mülk sahipleri de sık kiracı değiştirmenin antipatik olacağını düşünür ve devamlı oturabilecek iyi bir kimseye kiraya vermeye çalışırdı.
Tabii mülkün sahibi olan kimseler de kiraya tutan kişinin özellikle kira ödemelerinden ve kiracının da kendileriyle ve diğer komşularıyla iyi diyalog kurması durumunda bundan memnun olurlar ve onların uzun süre oturmalarını isterlerdi. Bu sebeple başka mecburi bir sebep olmadan oradan ayrılmalarını istemezlerdi. Çünkü önemli olan kiracının ev sahibinden, ev sahibinin de kiracısından memnun olması esastı. Kiracısından memnun olan ev sahibi, kiracısının ev sahibi olarak, kendi evlerine taşınmak için dahi teşebbüs etseler bundan hem sevinir ve hem de üzüntü duyarlardı.
Sevinirler, çünkü kiracıları kiracılıktan uzaklaşıp artık bundan sonra sağa sola eşya taşımaktan kurtulmuş olacaklar; üzülürler çünkü iyi bir kimsenin kiracıları olmaktan kopmuş olacaklar.
Kiracı ve ev sahibi deyince geçmişte aklımıza gelenler bunlardı. Fakat bugünlerde duyduklarımız, bize böyle şeyleri hatırlatmıyor. Çünkü bırakın kiracılığın iyi komşu ilişkilerini canlandırdığını düşünmeyi, insanı ancak geleceğini düşünmeye yönlendiriyor.
Hayatın ve çocuk yetiştirmenin ne kadar zorlaştığını hatırlatmanın ötesinde insanlarımızın madde ve menfaat karşısında ne kadar rezil işlere bulaşmaktan çekinmediklerini gözler önüne seriyor.
Her türlü kötülüğün peşinde koşmak için önünü açık bulan yeni yetişme neslimizin perişan hâline mi yanalım? Yoksa sırf menfaatini düşünen ve bu konuda katlanamayacağı hiçbir rezillik görmeyen ve gördüğüne göz yuman maddeperest yetişmiş insanlarımıza mı?
Müslüman bir milletin fertleri olarak hangisini tercih edelim?
Bence bu konu ancak eğitim ve öğretimle çözülebilir. Bu eğitimin başında da inandığı dinin eğitimi gelir.
Şüphesiz bu konuda düşünüp kafa yoranlarımız var, fakat kimin neye karar vereceği konusu karışık ve kapalı.
Bu yazı toplam 200 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.