1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Korkuyorum !..
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Korkuyorum !..

A+A-
Türkiye seçim sathına iyiden iyiye girdi.
Beyanatlar, ilanlar, reklamlar, mitingler…
Bunların hepsini doğal karşılıyorum ve olması gereken şeyler yapılıyor.
Yalnız korkuyorum.
Neden mi ?
Anlatayım…
Bizim yaşa gelmiş kişiler hiçbir zaman böylesi bir seçim dönemi geçirmemiştir.
İyi tarafı da var demek istiyorum ama, kötü tarafı daha fazla.
Rahmetli Babam söylerdi:
“İşte geldik, işte gidiyoruz. Halep şehri şen olsun !”
Gerçi Halep şehri bu günlerde bırakınız şen olmayı, ateş altında, birçok yerleri talan edilmiş, bombalanmış bir kent. Nasıl şen olacak ki…
Akşamları TV’yi açmaya korkuyorum.
Gerçi şunu belirteyim. Allah’tan başka kimseden hayatım boyunca korkmadım. Onun verdiği ömrü ne bir saniye uzatabiliriz, ne de kısaltabiliriz ama, ben Türkiye’nin çocuklarımızın geleceğinden korkmaktayım.
Haberleri izleyelim, Türkiye’de ve dünya’da neler var diye TV’yi açıyoruz.
Ne görüyorsunuz?
Hep saldırı, hep belde aşağı vuruşlar, hep sokak, mahalle kavgasını andıran konuşmalar.
Hani ne derler :
İmam bilmem ne yaparsa, cemaat ne yapmaz ki…
Başbakan R. Tayyip Erdoğan hangi şehirde, hangi miting alanında konuşuyorsa, varsa hoca, cemaate, yoksa muhalefete, Kılıçdaroğlu’na, Bahçeli’yi sallıyor.
Ülke sorunları konuşulmuyor.
Yatırımlar, yapılacaklar anlatılmıyor.
Yaktıkları insanlara söylenmiyor.
Muhalefet aşağı mı?
Onlarda aynı.
Kaset ti, telefon konuşması idi.
Tavan böyle oyunca, taban nasıl olacak ki…
İşte büyükşehirlerin, Üniversitelerin hali ortada.
Saldırılar, polisle çatışma.
Yasaklara uymama…
İç savaş çığlıkları, meydan okumalar…
Ondan sonra kara mizah, kara tablo devam ediyor.
Trafik kazaları, ölümler, saldırılar…
Kadın cinayetleri…
Hiç ama, hiç ins anın içini ısıtacak şeyler yok.
Dizeler bile bunlardan çok farklı değil. Ölüm, kalım, kavga, cinayet serileri…
İnanın benim bir medya mensubu olarak gösterilenlerden, yazılıp çizilenlerden canım sıkılıyor. En sıradan vatandaş ne yapsın.
İçimiz kararıyor.
Suriye’deki cinayetler, baskılar,
Kuzeyimizde Ukrayna, Kırım ve Rusya çatışması…
Nasıl bir dünya da yaşıyoruz? Sinirlerimiz bozuluyor, içimiz kararıyor.
Sizi bilmiyorum ama, ben geleceğimizden korkuyorum.
Hani ne derler?
Tepişenler neyse de arada, çimenler eziliyor.
Yırtılan “Deli Bekir’in Yakası”
Bu ülkeyi biz, vatandaşlar düzeltmemiz lazım. Biz yukarıdakileri ne ders vermemiz gerekir. Bakınız 17 Aralıktan sonra Türkiye milyarlarca dolar zarara uğradı. Bunun sorumlusu millet olamaz. Tansiyonu yukarıdakiler düşürmelidir ama, hiç öyle görünmüyor.
Korkarım ki, 30 Mart’tan sonra Türkiye çok daha sıkıntılı günlere gidecek.
 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.