1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. KORKUYU YAŞAMAK
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

KORKUYU YAŞAMAK

A+A-

Hayatı  boyunca korkuyu yaşamayan var mı bilemiyorum ama, her canlı bir şekilde korkuyu tatmıştır.

Peki korku nedir? diye sorsak,

Herkes korkuyu çok değişik biçimde izah etmeye çalışır.

Ne diyelim Allah herkesi korktuğundan emin eylesin.

Korku ortamından uzak durmak gerekir ama, maalesef hayatın bir parçası da uzun, ya da kısa olsa da korku vardır.

Canlıların neden korktuğundan farklıdır. Kimi canlı birinin korktuğundan hiç korkmaz,

Kemal Tahir’in korku romanı vardır. Belki okumuşsunuzdur.

Yazar Kemâl Tâhir,Türkiye  Cumhuriyetinin kuruluş yıllarını anlattığı romanlarında savaştan yorgun, bitkin çıkmış yeni kurulan bir ülkenin nasıl korku ve endişe iklimini  yaşadığından söz eder .Sizi bilmem ama ben bu romanı anlatırken, çoğu zaman tüylerim diken diken olmuştur.

Savaş yılları,

Cumhuriyetin kuruluşu,  

Yola devam edenlerin ilk yaptığı işlerden birisi de cephe savaşından sonda  ekonomi savaşıydı ve  bu savaşın başlangıcı da  'İzmir İktisat Kongresi'ydi...

Savaştan sonra Türkiye’nin çiftciden, çobakına kadar bütün katmanları bu kongreye katıldığı yazılır.'İzmir İktisat Kongresi'nden ülkenin liberal sistemle kalkınma kararı çıktı. Fakat bir küçük eksiği(!) vardı liberal kalkınma modelinin, liberal kalkınma modeli adaletli bir rekabet ve her şeyden önemlisi demokrasi içermeliydi. Yeni Türkiye, demokrasisiz ve adaletli rekabet şartları olmaksızın liberal kalkınma modelini tercih etti...

İşte o günlerden bu günlere geldik.

Çeşitli ekonomik krizler yaşandı.

 

24 Haziran’da seçime gidiyoruz.

Ekonomi sizce iyi mi?

+++       +++  

Birde fıkra ilave edelim.

Orta yaşlarda bir kadın papağan dükkânına girmiş. Birini göstererek 'Ben bunu almak istiyorum' demiş. Dükkanın sahibi Mehmet Usta kadına başka bir papağan almasını önermiş. 'O çok küfür eder' demiş...

Ancak kadın o papağan da ısrar etmiş.

Mehmet Usta da papağanı vermiş. Papağanın ağzı gerçekten çok bozukmuş. Kadın ne zaman eve gelse 'Oruspi hoş geldin' dermiş. Arkadaşları gelse 'Oruspiler hoş geldiniz' diye dalga geçermiş...

Kadın dayanamamış papağanı geri götürmüş. Papağanı iyi paraya veren Mehmet Usta geri almak istememiş. 'Siz onu bırakın, iki hafta sonra alın. Ben terbiye ederim' demiş. Kadın kabul etmiş...

Mehmet Usta hergün papağana 'Kadına ne diyeceksin?' diye soruyor, 'Oruspi' derse papağanın başını kayar suya sokuyormuş. Papağan sonunda pes etmiş 'hanımefendi' demiş...

Kadın geldiğinde papağana sormuş; 'Ben eve geldiğimde ne diyeceksin? Papağan 'Hoş geldiniz hanımefendi' demiş. Kadın 'Peki ben eve bir erkek arkadaşımla gelirsem ne diyeceksin? Papağan 'Hoş geldiniz hanımefendi, hoş geldiğiniz beyefendi' diye cevap vermiş. Kadın 'Peki ben eve iki erkekle gelirsem ne diyeceksin? diye sorunca papağan Mehmet Usta'ya dönerek 'Sen sıcak suyu getir, bu karı harbi opuspi' demiş...

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 309 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.