1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. KORNA VE NAYLON AŞKIMIZI NASIL FRENLERİZ? 
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

KORNA VE NAYLON AŞKIMIZI NASIL FRENLERİZ? 

A+A-

Lafa geldi mi çok ilerliyoruz. Dünyada birçok devletin önünden gidiyoruz. Ama insani ilşkiler ve birbirine saygı duymada bir sıralama yapsalar tüm samimiyetimle söylüyorum milletçe en arka sıralarda yer alırız. Ülkemizde insana saygının ayaklar altına alındığı ve insana insan olarak değer verme mantığımızın tamamıyla çürüdüğünü söylersem sakın yadırgamayın. Maalesef gerçek budur. 
Gelelim bu yazdıklarımı ispat etmeye... 
On beş gün kadar önce yurtdışında, Kuzey Afrika’nın kuzeybatı ucunda ki Fas’a iş seyahatinde idim.
Birçoğuna Fas dediğinizde geri kalmış, tamamen yobazlaşmış insanların yaşadığı dünyanın yeniliklerinden bihaber yaşayan bir devlet olduğu gibi bir düşünceye kapılır. Buna şimdi yazacaklarımı okumadan karar vermeyin. 
Ülkede her şeyden önce trafik ahlakının kat be kat önümüzde olduğunu belirtmeliyim. Türkiye’de de bu noktada Konya olarak oldukça geri bir noktadayız. Herkes trafikte bencilleşmenin ötesinde bambaşka bir hüviyete bürünmüş kişiliğe bürünebiliyor. 
Trafikte seyir halindeyken sadece sollanacağınızı düşünerek sol aynaya odaklanmayın. Her an sağlanabilirsiniz. Trafik kurallarımızda hatalı sağlama diye bir tanım yok. Hatta sağlama diye bir durum da olmadığı halde seyir halindeyken arkanızdan sizi geçmek için kendini yırtan diğer bir şoförün size nispet yaparcasına sağınızdan fişek gibi geçtiğine şahit olabilrsiniz. Bu en masumudur. Bunun kötüsü de sağlama yapan şoför kılığına bürünmüş garabetin size el kol hareketleriye tepki vererek yavaş daha doğrusu trafiğin tanıdığı hız limitinde gitiğinizden ötürü tepki göstermesidir. Sizde karşılık verirseniz bela hazırdır. En küçük sonucu arabadan arabaya bol sinkaflı sert tartışmadır. Orta düzeyde olanı, sizi durdurup küfürlü saldırma ihtimalidir. Ama en üst düzey ve tehlikeli olanı diğer şoförün tabancasını çıkarıp size saydırması ihtimalidir. 
Bunu laf olsun diye yazmıyorum. Bu yaşanıyor. Hemde çok sık yaşanıyor. 
Fas’ta durum nasıl biliyor musunuz? Eğer bir şoför diğer şoförü solluyorsa ona gayet güleryüzle eliyle selam veriyor, diğer şoför de buyur anlamında oldukça olgun bir tavırla mukabele ederek yol veriyor. 
Buna farklı ülkelerden de örnek verebilirim. Polonya gibi, Rusya gibi...
Daha üzücü olanı Türkiye’den dahi farklı şehirlerde örnek verilebilir. Ama bu Konya hiç değil. Hatta Konya bu hususta en kaba olan vilayettir.    
Lafa geldiği zaman çok gelişmiş milletiz. Bunu külahıma anlatın. 
İnsan olarak birbirimize saygı göstermeyi bilmiyoruz.
Saygısız, kaba sabayız. 
Gelelim diğer bir örneğe...
Bakkallarımızda, manavlarımızda, marketlerimizde naylon poşet paralı oldu ya!
Kimi tepki anlamında eşeğine binmiş gelmiş, üzerinde ki heybenin gözlerini doldurarak işini görme telaşına düşmüş. 
Kimi el arabasıyla gelmiş, Ona yüklendiği eşyalarıyla evine gidiyor. 
Kimi çuvalla gelmiş, doldurup sırtlanmış evine gidiyor. 
Burada durumu iki noktadan değerlendirmek istiyorum. Birincisi yine Fas’ta naylon poşet kullanımı uzun yıllardır yasaktı biliyor musunuz?
Marketlerin manav reyonlarında ise yanyana 4 gözlü standlar yapmışlar gözün birinde yarım kiloluk, diğerlerinde sırasıyla; 1, 2 ve 5 kiloluk kese kağıtları istiflenmiş. Bu hizmet karşılığı bedel alınmıyor. Kasiyer masasına geldiğinizde yine cüz’i bi rakam karşılığı gayet inceltilmiş ama kopmayan bez çantalardan alarak ürünleri doldurabiliyorsunuz. 
Ama asla naylon poşetle muhatap olmuyorsunuz. 
Oldukça mantıklı, sağlıklı, olgun ve bir devlete, bir halka yakışır bir durum olan bu uygulama ülkemizde nasıl uygulanıyor biliyorsunuz. 
Manav reyonlarında beleş naylon poşetlere alacaklarınızı dolduruyorsunuz. Kasaya gittiğinizde ise oradan 25 Kuruş karşılığı aldığınız market poşetlerine aldıklarınızı doldurarak evinizin yolunu tutuyorsunuz. 
Devletimizin ürettiği çözüm bu...
Halbuki siz de Fas gibi market manav reyonlarında kesekağıt kullanma zorunluluğu getirseniz ve kasalarda da inceltilmiş maliyeti düşük bez torbaları uygun rakam karşılığı satsanız daha mantıklı olmaz mı?
Çözüm naylon poşeti ücretli yaparak azaltma yoluna gitmek değil, alternatif çözümü ortaya koyduktan sonra uygulamadan tamamen kaldırmaktır. Kalıcı çözüm budur. Sağlığa hizmet böyle olur. İnsana hizmet böyle olur. Lafla, devlet baskısıyla, ben yaptım olduyla olmaz ağalar! Anlatabildim mi?  
Biz ilerlemekte olan ülkeyiz öyle mi?
Külahıma anlatın!

Bu yazı toplam 773 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.