Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu
Yazarın Tüm Yazıları >

Kpss

A+A-
Kpss soru dağılımı: 60 genel kültür sorusu, 30 türkçe sorusu, 30 matematik sorusu.
60 genel kültür sorusu dağılımı: 27 tarih sorusu, 18 coğrafya sorusu, 9 vatandaşlık sorusu ve 6 güncel olmak üzere 120 soru sorulmaktadır.
Bunların yanında bir de her branşta ÖABT’ye (özel alan bilgisi tespit sınavı) girmeleri gerekiyor. Diyanet’te görev almak isteyenler DHBT’ye ( Din Hizmetleri Alan Bilgisi tespit Sınavı) girmeleri ve bu soruları cevaplamaları gerekir. Burada da 40 soru cevaplamaları gerekiyor.
Şimdi kamunun ihtiyacı olan kişiler bu soruları doğru cevaplayanlara göre sıralanıyor. Bazı alanlarda kadro miktarının 3 katı belirleniyor ve sözlü sınavla alınacak olanlar belirleniyor.

ÖZEL SEKTÖRÜN TARZI
Bu tarz, çalışan alan bir özel sektör var mıdır?
Şirketler çalışanlarını böyle bir yöntemle mi seçmektedir? Yoksa daha özel bir seçme yöntemi mi uygulamaktadırlar?
Şirketler ve özel sektör işe aldıklarının rutin çalışmalarıyla yetiniyorlar mı? Çalışanlara rutin bir çalışmayla emekli oluncaya kadar çalışma garantisi veriyorlar mı? Yoksa performans odaklı bir çalışma yöntemi mi belirlediler?
Bugün bir kişiyi kadroya aldığınızda 40 yıl bir kadroyu dolduruyorsunuz demektir. Eğer o kişi oraya layıksa ve güzellikler yapıyorsa sorun yok. Ama bir de seçim isabetli değilse, o kişi değer katmak için değil de sadece rızık için o alanda bulunuyorsa yani mecburiyetten orada ise 40 yıl belki de çok önemli o kadroyu bloke ediyoruz demektir.

BİR GENÇLİK
Eğer iddiası olan ve gelecekte dünyayı şekillendirecek bir devlete sahip olacaksak hayatın her alanında gerekli atılımı yapmalıyız. Adanmış ve derdi olan kadroları iş başına getirmek için yeni bir yöntem geliştirmeliyiz. Yeteneğin, adanmışlığın ve gayretin kendilerinin biricik özelliği olan bir ekip yetiştirmeliyiz.
Tek arzusu, dini, imanı, vatanı, bayrağı ve milletinin yükselmesi olan bir gençlik yetiştirmeliyiz.
Dindar ama çağını aşan ve çağ kuran öncü bir gençlik meydana getirmeliyiz. Çağın imkanlarını kullanan ve çağı aşıp adalet ülkesini kuran bir gençlik oluşturmalıyız.
Yeni bir seçim sistemi ortaya koymalıyız. En layık olanını seçen bir sistem. En liyakat sahibini ortaya çıkaran bir yöntem. Herkes hangi alanda mahirse o alanda ilerleyebileceği bir ortam kurmalıyız. Herkese yaratılıştan mahir olduğu alanda çalışmasını ve ilerlemesini sağlayacak bir vasatı oluşturmalıyız.
Eğitim sistemi öğütüm sistemine dönüşmemeli bir gelişim sistemi olmalıdır. 18 milyon öğrencimiz var. Bunları yeteneklerine göre yetiştireceğimiz bir yapı oluşturabildik mi?
Gözlemimiz şudur: Şu anda yapılan öğrencilerin derslerini boş geçmeyecek şekilde doldurmaktır. Öğrenmeleri, gelişmeleri, okumaları, vb. hususlar 2. Aşamada değerlendirilmektedir.
Kpss yöntemiyle seçilen öğretmenlerin ve din görevlilerin arzu edilen başarı ve kaliteyi yakalayamayacağını düşünüyorum. Tercihin sebebinin aşkla yapılacak bir görev değil maddi olduğu kanaatindeyim. Tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz. Gerçekten aşk düzeyinde mesleğini seven ve çalışanlara değil bu sözlerimiz.
Hayattan uzak bir gençlik yetişiyor. Sanal bir hayatın peşinde gidiyorlar. Çocuğumuz okuyor diye çocuğumuza gerçek hayattan uzak gerçek hayatta karşılığı olmayan bir şekilde öğrencilik hayatı yaşatıyoruz. Bu ilerde hayatın gerçekleriyle karşılaştıklarında çocuklarımızda büyük bir travma meydana getirecektir.

HAYDİ…
Gelin başımızı bir yere çarpmadan çocuklarımızı doğal hayat içinde yetiştirelim. Onları sahip oldukları zeka çeşidine göre yetiştirmek için bir çabanın içinde olalım. Onlara sahici hedefler koyalım. Vizyon ve misyon sahibi bir gençlik yetiştirmek için her türlü çabayı ortaya koyalım. Musa (as)’ın yaptığı gibi en az 40 yıl emek harcayarak özlenen kuşağı yetiştirmek için gece gündüz çalışalım. O özgür ve dünyayı güzelleştirecek nesilleri ancak böyle yetiştirebileceğiz.
“İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır.” Buyurur Rabbimiz.
Çalışmadan olmaz. Çalışınca olur ve olacak. O zaman ne duruyoruz? Haydi Bismillah.
Muhabbetlerimle

SEMA MARAŞLI’DAN GÜZEL SÖZLER
-       Kadın ve erkek “birbirlerinde huzur bulsunlar” diye çiftler halinde yaratılmış,
Birbirlerinde coşsunlar, birbirlerinde durulsunlar diye…
-       - Olumlu ya da olumsuz -  bir taraf değiştiğinde diğer taraf da değişir. Tek taraflı okuyan kendi değişimini başarırsa eşine de etki eder.
-       Dini hassasiyeti olmayan feministin aile gibi bir kavramı yoktur; onlarda serbest cinsel ilişki daha çok tercih sebebidir.
-       Dindar görünen feminist kadınlar ise daha tehlikelidir, içten içe zarar verirler, dinin kadın haklarını yeterli görmezler, kompleksli ve öfkelidirler.
-       Kadınlar erkeği korkuturken, erkekliği öldürdüklerinin farkında olmuyorlar. Anneler oğullarının, kadınlar kocalarının erkekliklerini öğütüyorlar.
-       Bir kadın çenesi makineli tüfekten daha hızlı ve tehlikeli olabilir! Öldürmese de ağır yaralar.
-       Erkekler korktuğunda kadınlar acımasızlaşır. Çünkü kadınlar erkeği güçlü görmek ister.
-       Sevginin bir numaralı düşmanı “yermek”tir. Kişi yerildiği zaman sevilmediğini düşünür.
-       Kişi değiştiremeyeceği bir konuda tenkit aldığında kendini çaresiz hisseder ve eleştiren kişiye karşı olumsuz duygular beslemeye başlar. 
-       Kişi ailesini de onların huyunu da değiştiremez. Aile ile ilgili eleştirileri kişiler kendi üzerlerine alırlar. Bir kadın kocasına onun annesi ile ilgili olumsuz şeyler söylüyorsa -ki bu olumsuzluklar kayınvalidede gerçekten var da olsa erkek çok incinir- ve karısı “annen kötü” anlamında sözler söylediğinde erkek bu sözleri “sen kötü bir kadının kötü oğlusun” diye anlar.
 
Bu yazı toplam 186 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.