1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Kredi Notu ile Faizin ilişkisi var mı?
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Kredi Notu ile Faizin ilişkisi var mı?

A+A-
Başbakanlık döneminde olduğu gibi Sayın C.Başkanımız ekonomik büyüme ve cari açıktaki azalma oranlarına göre faizin düşürülmesini beklerken Merkez Bankası Kasım ayı Para Politikası Kurulu toplantısında alınan kararlara göre bir haftalık repo faizi değiştirilmeyerek yüzde 8,25'te bırakıldı.
Bu faiz oranına göre esnafımız ve diğer çalışanlar kredi çektikleri zaman ağır faturalar ödemek durumundalar….
Aslında merkez bankası diğer açıdan bakıldığında iyi de kararlar almaktadır. Esnaf veya çalışanlarımız niye kredi çekiyor ki kredi çekmesin …bir yerde de faize bulaşmasın.
Merkez Bankası vatandaşımızı faize bulaştırmak istemiyor.O zamankimler bulaşıyor bu faiz girdabına..borcunu ödeyemeyenler..
Olayın özüne inildiğinde Merkez Bankasının faiz oranları gerçekten yüksek.Esnafımızın yeni dükkan açabilmesi için sıfır faizle,teşvik kredisi ile kredi kaynağının sağlanması gerekir.Sayın C.Başkanımızın esnaf ile buluşacağı konferansta bu oranları daha da düşürecektir.
Ama Merkez Bankası faiz koridorunun altını ifade eden borçlanma faizini yüzde 7,50, üst koridorunu ifade eden marjinal fonlama oranını da yüzde11,25'te sabit bıraktı. Merkez Bankası geç likidite penceresi borç verme faizini de değiştirmeyerek yüzde 12,75'te bıraktı.
Doların Ateşi söndü
Merkez Bankası'nın faizleri değiştirmemesinin ardından dolarda aşağı yönlü hareket yaşandı. Karar öncesi 2,24 TL seviyesine yakın seyreden dolar 2,2220 TL'ye kadar geriledi. Saat 14:10 itibariyle dolar 2,2280 TL seviyesinde bulunuyor.
Merkez Bankası acaba Moody’i ile beraber mi çalışıyor. Ortak Yönleri var mıdır.Bana göre vardır.Birincisi ikisi de oranlarda/ notlarda bir değişime gitmiyor.
MOODY’S Türkiye Masası Başkan Yardımcısı Alpona Banerji, Türkiye’nin notunu etkileyen 4 faktör olduğunu belirterek, “Ekonomik güç, malive kurumsal faktörler iyi. Ancak 4’üncü faktör olaylara hassasiyette sorun var” demişti. Burada devletin bilançosunun güçlü olmasının çok önemli bir faktör olduğunu çünkü, borç oranlarının düşük olduğunu ve son 10yıl içerisinde de düştüğünü kaydetti. Bunlar olumlu gelişmeler ama not değişmiyor.
Dolayısıyla ULUSLARARASI kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s İstanbul’da gerçekleştirdiği yıllık kredi riski konferansında güçlü ekonomik ve mali pozisyonuna rağmen, dış kaynaklı risklere karşı kırılganlığının yüksek olması nedeniyle Türkiye’ye ilişkin kısa ve orta vadede not artışı öngörmediklerini açıkladı. Türkiye’yi halen ‘Baa3’ kredi notu ile derecelendiren Moody’s, iç politik gerilimin ve jeopolitik risklerin azalması durumunda ise, not görünümünün ‘negatif’ten, ‘durağan’a çıkabileceğini belirtmişti. Moody’s Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Baş analisti Alpona Banerji, Türkiye’nin notunu etkileyen olumlu faktörleri güçlü ve çeşitlendirilmiş ekonomisi, mali ve kurumsal yapısı olarak sıraladı. Banerji, notu düşüren asıl faktörü ise, ‘olay riski’ şeklinde özetlediği çeşitli olaylara karşı hassasiyet olarak açıklamıştı.

"Bir tanesi iç siyasi risk. Türkiye'de seçim takvimi nedeniyle siyasi tansiyon var. Bu takvimin üçte ikisi bitti. Ancak özellikle odaklanılması gereken şey şu; ekonomi politikaları ile ilgili belirsizlik, özellikle düşük büyümenin yaşandığı dönemde önemli bir faktör oluyor. İkinci olarak gördüğümüz risk, jeopolitik risk. Bu alanda artan riskler, bu da yatırımcının güvenini olumsuz etkiliyor. İç siyasetin ve dış sorunların birbirini etkilemesi, kredi süreçlerine ve ticarete etki etmesi...Irak, Türkiye için ikinci büyük ticari ortak. Irak ile yapılan ticaret önemli ölçüde azalmış durumda. Üçüncü ve önemli faktör ise parasal genişlemenin sona ermesi ile birlikte, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını artırmaya başlayacak olması sermaye akımında değişiklikler yaratacak ve gelişmekte olan piyasalara likidite miktarında azalma olacak. Önümüzdeki yıllarda bu gelişmekte olan piyasalar için önemli bir faktör olacak. Bu üç faktörü ele aldığımızda bu faktörler kredi bulabilme açısında riskleri artırıyor. Türkiye'nin görünümünü negatife çevrilmesinde bu faktörlerin etkisi kaçınılamaz diyenlerle Merkez Bankası aynı perspektiften bakıyor anlamına gelmektedir.

Peki Not nasıl artar?Ya da düşer
Türkiye’nin büyük dış dengesizliklerle karşı karşıya kalmaya devam etmesi ve dış finansman ile ödemeler dengesi baskılarına maruz kalmayı sürdürmesi durumunda, kredi notunun yukarı çıkma ihtimalinin az olması gerekir.Notun görünümünü negatiften durağana çevirmeleri için neler gerektiği konusunda;
Türkiye’deki iç ve jeopolitik gerilimler azalmalı
Yatırımcının ekonomiye güveni artmalı
Ülkenin dış finansmanı üzerindeki baskılar azalmalı.
Yatırımlar teşvik edilmeli
Bu dört unsur ülkemizde olumlu görünümde kredi notumuzun yükselmesi gerekir.Ama yükselmiyor…Niye..Kredi Notumuz Namibya ile aynı ve aynı kategoride yer almaktadır.
Sırası gelmişken Namibya nerededir. Namibya Güney Afrika'nın batısında, Atlas Okyanusu'nun kıyısında, çok partili demokratik sistemle yönetilen 2,3 milyon nüfuslu bir ülkedir. Tarım ve hayvancılık, balıkçılık, gıda işleme, madencilik, cevher ve elmas işleme Namibya’daki en temel ekonomik faaliyetlerdir. Namibya 2009'dan beri dış ticaret açığı vermektedir. Bizde dış ticaret açığı vermekteyiz.
İşte onların mihenk taşı bu.3.Dünya ülkesi olmak ya da olmamak..işte bütün mesele bu…Eğer IMF den borç alsaydık kredi notumuz artardı.
 
Bu yazı toplam 128 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.