1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. KUĞULU PARK, KALP, HEMOROİD…
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

KUĞULU PARK, KALP, HEMOROİD…

A+A-

Bu haftanın hummalı tartışma konusu Kuğulu Park’a girişlerin ücretli hale getirilmesiydi… Bütün platformlarda eni boyu tartışılıyor ki, öyle de olmalı…
Etik dışı eleştiriler, değerlendirmeler haricinde meselelerin kamuoyu önünde şeffaf, yapıcı ve özgürlükçü bir anlayışla ele alınması fikirler beyan edilmesinden hiç kimse gocunmamalı… 
Eleştirenin ise; öncelikli konularda sorumluluk almaktan imtina edip  kolay konulardan vurma, kırma gibi bir yönü olmamalı… 
Kalp krizi geçiren şahsın kalbi öncelikli müdahale edilen organı olmalı… Hemoroit öncelikli tedavi isteyen bir hastalık değildir… Hayati önemi yoktur…
Evet… Eleştiriler ciddiyetle takip edilip ciddiyetsiz yaklaşımların dışındaki fikir beyanları dikkatle incelenmeli…
Bilindiği üzere parka giriş bundan böyle ücretli olacak… Belediye meclisinin oy birliği ile aldığı karar üzerine artık küçük araçlardan 5 TL, büyük araçlardan ise; 10 TL giriş bedeli alınacak…
Öncelikle belirtmeliyim, bu karar özü itibari ile doğru bir karardır… Ortak aklın tezahürü oybirliğine dönüşmüştür… Bu anlamda yeni meclisi uyumlu, irade koyabilen bir meclis olacağı kanaati hasıl olmuştur… Zira kavga kültürü, popülist muhalefet, haklı çıkma tutkusu ile elde var sıfır sonuçlu politik muhalefetin kimseye kazandıracağı bir yönü yoktur…Belediye meclis üyeleri de bu minvalde karar almıştır...
Yapacağımız küçük bir araştırma sonucu Ülkemizde bütün milli parklara girişin paralı olduğunu tespit edebiliriz… 
Bu meseleyi çok uzatmak istemiyorum ancak partilerin ilçe teşkilatlarının konu ile ilgili beyanlarını ile temsilci olarak seçilen belediye meclis üyelerinin kararı arasındaki çelişkiden dolayı etik bulmuyorum… 
Çünkü, karar oy birliği ile verildiyse ve benim temsilcim şerh koymamışsa kökten ret muhalefeti hem meclisi hem temsilcisini rencide eder…
Bu yaklaşımım oy birliği ile alınan meclis kararı eleştirilemez değildir… Mahkeme kararlarının bile eleştirildiği yerde elbette bir yanlış karar varsa eleştirilmeli… Yoksa demokrasi dediğimiz çokta inanmadığım kavramın anlamı kalmaz…
Konuya mesela şu şekilde yaklaşılabilir; Kuğulu Seydişehirliler için bir yavru, bir çocuk, bir ev, bir sığınma adresi, öf diyebileceğimiz, misafirlerimizi ilk götüreceğimiz Rab’bimizin bahşi…
Kuğulu; Seydişehirlilerin günde birkaç kez uğrak vermesi muhtemel bir mekan… Sıkılan her bireyin anlık ferahlama adresi… Gurbetten bir dostun, nesebin “bir video çek, bir fotoğraf atta memleket özlemimizi bir nebze giderelim…” dedikleri bir özlem adresi…
Hal böyle olunca vaveylacı bir üslupla değil şöyle bir öneri ile gidilse daha iyi olurdu diye düşünüyorum…
Belirttiğim sebeplerden dolayı hafta içi Kuğulu Parka giden hiçbir Seydişehirliden hiçbir suretle bedel alınmaması, hafta sonları ise; bütün araçlardan belirlenen miktarlarda giriş bedeli alınması, Seydişehirliyi memnun eder, eleştirilerin dozajı da minimuma iner…
Umarım meclis bu kararını gözden geçirir ve bir kısım haklı eleştiriyi dikkate alıp bu yönde bir karar değişikliğine gider…
Kıyametin kopmayacağı bir mesele ama eleştirinin olması gerektiği ve eleştirenin de yapıcı üslubu elden bırakmadan yapması gerektiği kanaatimi belirtmek istedim…
Seçim sathı mailinde son birkaç ayda muhalefet yapan parti ilçe teşkilatlarının arada kalan 5 yıl sessiz kalması sorumluluk almamasını hep eleştirmişimdir… Bu anlamda Kuğulu ile ilgili eleştirileri önemli ve değerli buluyorum ancak önceliği bulunan bir eleştiri konusu varken Kuğulu Parkın ücretli hale getirilmesine yönelik eleştiriyede ifrat kültürünün bir parçası olarak görüyorum…
Seydişehir var olduğu sürece tartışılacak bir yanlış gözümüzün önünde cereyan ediyor kayıtsız kalıyoruz… 
Ama;
 Kuğulu Parkta net bir taraf yok… Sonuna kadar popülist bir politik tavır sergileyebiliriz… Var gücümüzle feveran edebiliyoruz…
Bu ketum tavrımızı acaba diyorum…
Şehrimizi asırlar boyu temsil edecek bir kültür evinin mengene ağzını andıran bir prese, bir yapılaşmaya mahkûm edilmesine susuyoruz…
Aaaa! haberimiz yok, görmedik yoksa bizde sorumluluk alırdık, çekinmeden basın önünde beyan verirdik…” demeyiniz lütfen zira herkesin haberi var…
Son günlerde; balkonlarımıza inen simsiyah ne idüğü belirsiz siyah toz ortadan kalktı, şimdi bembeyaz bir toz tabakası hasıl oldu bilginiz var mı?
Hülasası;
Kendi lehimize değeri olmayan, nef’i eleştirilerden ziyade, sorumluk almamız gereken ama kaçtığımız, korktuğumuz, taşın altına elimizi sokmaktan imtina ettiğimiz sorumluluklarımız yok mu bizim…
Eleştirin esası da işte bu kaçtığımız konulardır…
GÜNÜN SÖZÜ YAZININ ÖZÜ
“Sizi eleştirenlerden, size karşı cephe alanlardan, sizinle yarışanlardan alınacak büyük dersler vardır.” W.Whitman

Bu yazı toplam 699 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.