1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Kul Hakkı’ndan Saygı’ya
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Kul Hakkı’ndan Saygı’ya

A+A-
Resmi dairelerde ya da toplu ulaşım araçlarında ve benzeri sıra beklenmesi gereken yerlerde insanların bir diğerinin sırasına ve hukukuna ne kadar saygı duyduğu ya da duymadığı, gelişmişlik için önemli bir göstergedir.

Milletlerin toplumsal yaşam ve kültürlerinin zenginliği ve refah seviyesi, büyük binalar, devasa projeler ile değil de, diğerinin hak ve hukukuna gösterilen saygı ve kaygının ifadesi ile gözlenebilmektedir. Çünkü bu toplumlarda insan ön plandadır, ne tabular, ne yerleşmiş kurallar, insan hak ve özgürlüğünün önünde değildir. Bütün din, bilim, kültür ve hukuk kuralları insan içindir. İnsana rağmen, insan haklarının önünde bir engel değil, bir yol açıcıdır. Bilim ve kültür de insanların huzuru ve refahı içindir, yine dinimiz kul hakkı ve komşu hakkı gibi konulara verdiği önemle insan hak ve hukukunu yüceltmiş ve korumuştur.
Gelişmemiş toplumlarda kaba insanlar ve kaba güç otorite, üçkâğıtçılar uyanık, hırsızlar girişimci olarak görülür. Maalesef, herkes de bunu kabullenir ve kanıksar. İtiraz ettiğinizde ve mağdur olduğunuzda da yine mağdur suçlanır. Haksız olduğu için değil, hakkını aradığı ve neden böyle? dediği içindir. Çünkü o da herkes gibi razı olmalıydı, onlar gibi davranmadığı için en çok da onlar tarafından yadırganır ve eleştirilir.
Toplu ulaşım araçlarına binerken sıra beklenmesi, hatta önce inecek olanların inmesi ve sonra binilmesi gibi küçük ama önemli ayrıntılar, önemli bir göstergedir. Birbirine saygı ve hürmet hepimizin en çok ihtiyaç duyduğu değerlerdir. Her olayı Avrupa ile kıyaslayan tanıdıklarımızın bu durumuna içten içe kızardım ama bire bir yaşayınca ister istemez kıyaslama yapmak zorunda kalıyorsunuz. Geçtiğimiz yıllarda bulunduğum Almanya’da, toplu ulaşım araç ve ortamlarında insanlardaki rahatlık, sıra bekleme gibi durumlarda ne kadar saygılı olduklarını görünce, insan biraz gıpta etmiyor da değil.
Nezaket ve görgü kurallarının yerleşmiş olduğu aile, kurum ve toplumlarda sevgi, saygı ve hoşgörü vardır. Herkes değerlidir, kimse ötekileştirilmez, hak ve sorumluluklarda da eşitlik vardır. İnsanlara gösterdiğimiz küçük bir jest karşılıklı güveni pekiştirir ve kalpleri kazandırır, insana insan olduğu için değer verip saygı duymamız gerekir. “Yaratılanı severim, yaratandan ötürü” düsturu, kul hakkı, komşu hakkı, helal ve haram kavramları, dinimizin, kültürümüzün ve geleneklerimizin ne kadar güçlü bir referans olabileceğini de göstermektedir.
Ülkemizdeki gelişmeler, eğitim ve bilime verilen önem çocuklarımız adına ümitlerimizi artırmaktadır. Sevgi, saygı ve hoşgörünün adım adım, sokak sokak bütün memleketin her köşesinde derinden hissedilmesi için daha çok saygı, güven ve empatiye ihtiyacımız olacaktır. En çok da çocuklarımızın, eşimizin, komşularımızın en yakınımızdan en uzağa kadar gösterebileceğimiz en büyük zenginliğimiz hoşgörü olacaktır.
Bu nedenle toplumsal görgü ve nezaket kurallarına uygun davranarak çocuklarımıza iyi örnek olmalıyız. Çünkü eğitim ve terbiye dört duvar arasında değil, evde, sokakta, okulda hayatın her alanında, her an devam eden bir süreçtir. Selam ve dua ile.
 
Bu yazı toplam 96 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.