24 Kasım 2014 Pazartesi

Peygamberimiz nasıl bir insandı?

Peygamberimiz nasıl bir insandı?

Efendimiz dönemindeki eğitim-öğreti merkezi olan Suffa’nın en seçkin öğrencilerindendi.

16 Ağustos 2012 Perşembe 10:20
Peygamberimiz nasıl bir insandı?
 İlme çok büyük bir merakı vardı. Onun ilk öğretmeni Allah Resulü’ydü (s.a.s.). O’ndan bir şeyler öğrenmek için elinden gelen her türlü fedakârlığı yapmadan geri durmuyordu. İlim yolunun çile ve ıstırapsız olmadığını çok iyi biliyordu.

Öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyordu

Sahabe Efendilerimiz arasında ilmiyle öne çıkan Hz. Ebu Hüreyre’nin (r.a.) hayatı iki devreye ayrılır. Birisi fakirlik devresi, diğeri biraz imkâna kavuşup, hayatını az da olsa rahat geçirdiği dönemdir. Fakirlik devresinde halinden şikâyet etmez, devamlı Allah’a şükrederdi. Hali vakti iyileşmeye başladığında hayatındaki sadeliği katiyen değiştirmeden devam ettirmişti. Giyimine dikkat eder, sadeliğe önem verirdi. Temiz giyinmek en büyük özelliklerindendi.

Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) fakirdi ama kimseden bir şey beklemezdi. Bunun yanında çok sabırlı bir insandı. Merhameti ve insanlara yardımseverliği zirvedeydi. Ayrıca tok gözlüydü.

Ebu Hüreyre (r.a.) ibadet etmekten zevk alırdı. Birçok gece namaz kılarak sabahlardı. Bazen de sabahlara kadar Kur’an okuduğu olurdu.

O, cemaatle namaza çok önem verir, ailesine cemaatle namaz kıldırırdı. Her ayın başında mutlaka üç gün oruç tutardı. Abdestli gezmek onun en önemli özelliklerindendi. Bunun sebebi sorulunca, Peygamberimizin (s.a.s.) şu hadisini hatırlatırdı. Resulü Ekrem (s.a.s.): “Abdestli olan vücut azasına kıyamet günü ateş tesir etmez.” buyurdu.

HAYATINI HADİS İLMİNE ADADI

Hz. Ebu Hüreyre (r.a.), Hz. Ebu Bekir (r.a.) döneminde herhangi bir idari görev almadı. Ancak Hz. Ömer (r.a.) zamanında Bahreyn’e vali olarak gönderildi. Bundan sonra herhangi bir idari görevi istemeyerek ilimle meşgul oldu. Fitne hareketleri çoğalmış, özellikle ilim erbabı ashab, bu durumdan kaçınarak, kenarda kalmayı tercih ettiler. Onun yaptığı en önemli iş, Efendimiz’den (s.a.s.) aldığı ilmi, hakikatlere susamış gönüllere aktarmayı bir borç bildi.

Efendimiz dönemindeki eğitim-öğreti merkezi olan Suffa’nın en seçkin öğrencilerindendi. Ebu Hüreyre’nin (r.a.) ilme çok büyük bir merakı vardı. Onun ilk öğretmeni Allah Resulü’ydü (s.a.s.). Ondan (s.a.s.) bir şeyler öğrenmek için elinden gelen her türlü fedakârlığı yapmadan geri durmuyordu. İlim yolunun çile ve ıstırapsız olmadığını çok iyi biliyordu. Bu uğurda aç kalmak, susuz kalmak vardı.

Öğrenmeyi sevdiği gibi, öğretmeyi de severdi. Konuşurken Efendimiz’in (s.a.s.) sözleriyle konuşmaya çalışırdı. Bazı insanlar, “Ebu Hüreyre (r.a.) çok hadis rivayet ediyor.” diyorlardı. Onlara şu cevabı verirdi: “Sizler bağınızda, bahçenizde uğraşırken ben Resulullah (s.a.s.) ile beraberdim. Aç susuz kalarak hadis öğreniyordum.”

VEFATI ÖNCESİ NİÇİN AĞLAMIŞTI?

Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) keskin bir hafızaya sahipti. Bu Allah’ın bir ihsanıydı. İnsanlara Peygamberimizin (s.a.s.) sözlerini öğretmek için büyük bir çaba harcıyordu. Mescid-i Nebevi’de toplanan kadın ve erkeklere hadis öğretirdi.

Ebu Hüreyre’nin (r.a.) rivayet ettiği hadislerin toplamı 5377 taneydi. Ezberlediği hadisleri gelişi güzel ezberlemiş olup, herhangi bir düzenlemeye tabi tutmamıştı. Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) birçok alandaki ilim dallarına sahip olan sahabeler arasındaydı.

Fıkıh alanında da söz sahibiydi. Bu kutlu sahabi, Peygamberimiz (s.a.s.) ile beraber dört sene beraber kalabildi. Bu zaman içerisinde O’nun (s.a.s.) hizmetinden hiçbir zaman ayrılmadı. Bundan dolayı kimseye nasip olmayan bilgilere sahip oldu. Ahlaken zirveyi yakalamıştı. Birçok gece sabaha kadar ibadet eder,
bundan çok büyük zevk alırdı.

Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) vefatına yakın hastalandığında, birçok sahabe ziyaret etti. Ziyaretçiler, Ebu Hüreyre’nin (r.a.) ağladığını görünce, sebebini sordular. Büyük insan şöyle cevap verdi:

“Dünyadan ayrıldığım için ağlamıyorum. Çıkacağım yolculuğun uzunluğuna, buna rağmen azığımın azlığına ağlıyorum. Bu yolculuk sonucunda Cennete mi gideceğim, yoksa Cehenneme mi? Bunu da bilmiyorum, ona ağlıyorum.”

BİR NÜKTE

Asıl olan insan olmaktır

Âlim olmak başka, insan olmak başkadır. Âlim, ilmiyle insanlığın emrine girip, ahlâk ve faziletiyle ilmini temsil ettiği ölçüde, hafıza hamallığından kurtulur ve yüksek bir insan olma payesine ulaşır. Aksine o, ömrünü beyhude heder etmiş bir zavallıdan farksızdır. Zaten demir mahiyetindeki cehaleti, altın gibi faydalı ve kıymetli kılan da ancak, ahlâk ve fazilettir.

BİR HATIRLATMA

Ey ölüm, senden korkmuyorum çünkü!

Bakma sana “soğuk yüz” dediklerine; sen benim için, müjde çiçekleriyle kar gibi beyaz ve berraksın. Birileri sana “çukur” derler, fakat ben, sana “ebedî saadet saraylarına açılan koridor” nazarıyla bakıyorum.
“Ayıran” da derler sana; fakat sen, aslında ebedî âlemlere göç etmiş binlerce ahbaba, dost ve yârana kavuşturansın. Başta, simalarına meleklerin hayran olduğu nebilere, sonra sahabeye, salihlere, hısım ve akrabaya bizi ulaştıransın.

SENİ ÇOK SEVİYORUM!

Sen, ayıransın da, fakat elemli, sıkıntılı ve ayrılık hasreti yüklü şu dünya talimgâhından, hayatların en hası hakiki hayata geçiren bir terhis tezkeresisin! Sen, bizi Gönderen’e dönme anında, cismimizi nura boğacak bir ebed şerbetisin! Ve sen, bir son değil, sonun sonusun; sonsuzluğa eş ve baş olabilecek son bir sonsun.
O yüzden sana, beni ebedi hayata ulaştıracak olan bir burak nazarıyla bakıyorum ve seni çok seviyorum.

RAMAZAN KİTAPLIĞI

Peygamber Efendimiz nasıl bir insandı?

Allah Resulü’ne canlı Kur’an diyebiliriz. Çünkü o, Kur’an’da yaşanması ve kaçınılması emredilen şeylerin tamamını kendi şahsında uygulayarak gösteriyordu. Bundan ötürüdür ki Hz. Âişe’ye Peygamber Efendimiz’in ahlâkı sorulduğunda, Hz. Âişe “Siz Kur’an’ı okumuyor musunuz?” mukabelesinde bulunmuştu. Peygamberimiz’in bizzat kendisi de, “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” buyurmuştur.
Allah Teâlâ’nın en son risaleti yüklemek için seçtiği kulunun, bütün ahlâkî değerleri kendisinde toplamış kâmil bir insan olması tabiîdir. Bunda garipsenecek bir şey yoktur. Resulullah, göğün yere ikramı, âlemlere Allah’ın rahmetidir. Onu Allah terbiye etti ve terbiyesini en güzel şekilde yaptı. Bu terbiye öyle bir eğitimdi ki, neticede kazandırmış olduğu ahlâkî yapı, onun peygamberliğinin bir delili olarak kabul ediliyordu.
Peygamber Efendimiz’in ahlâkî yönüne Mekkeliler de saygı duyuyorlardı. Çocukluğundan itibaren onu, sözünde doğru, güvenilir, cömert, rahmet ve merhameti geniş ve herkese yardım eden gibi iyi vasıflarla tanıyorlar; düşmanları bile onun bu yönünü görmezlikten gelemiyorlardı.

Resulullah’ın hayatı, beşer hayatının her safhası için güzel bir örnek ve yüce bir düstur olduğundan, pek çok ve çeşitli işlere örnek teşkil etmiştir. Çünkü onun hayatı, üstün ahlâkın, güzel âdetlerin ve insanlığı günah bataklığına düşmekten kurtaran üstün meziyetlerin hâkim olduğu bir hayattı.

Kitapta hangi konular işleniyor?

Kur’ân-ı Kerim’de, “İşte bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim.” (Maide Sûresi 5/3) beyanıyla insanoğlu için din olarak İslâm seçilmiş, onu tebliğ etmesi için de Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderilmiştir.

Bu Yüce Rehber sayesinde insanlar Cenâb-ı Allah’ın istediği tarzda bir kul olup rızasını kazanmaya çalışacaktır. Bunun için de Allah Resulü’nün hayatı ve sünnet-i seniyyelerinin çok iyi bilinmesi gerekir.
Mustafa Gündoğdu Allah Resulü’nün yaşayış ve giyiniş tarzı, özel hayatı gibi şahsiyetini oluşturan hususları anlatıyor “O’nun Gibi Yaşamak” kitabında. Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) beşeri yönlerini inceleyip, araştırma ve hayatın her safhasına uygulama gayesi ile hazırlanan eserde, Efendimiz’in muhtelif durumlardaki hâl, tavır ve tavsiyeleri aktarılıyor.

Allah Resulü’nün güzide hayatından kesitler sunan “O’nun Gibi Yaşamak” Işık Yayınları’ndan çıktı.


 

YASAL UYARI :Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Hakimiyet İletişim Yayıncılık Turizm İnş. Organizasyon San.Tic.Ltd.Şti'ne aittir.Köşe yazısı/haber kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV