1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Kulun Hakkı Ve Kibir
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Kulun Hakkı Ve Kibir

A+A-
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ ilim, kudret gibi bütün sıfatlarından kullarına çok az da olsa ihsan buyurmuştur; fakat yalnız üç sıfatı kendine mahsustur. Bu üç sıfattan hiçbir mahlûkuna vermemiştir.
Bu, üçsıfatı, kibriya,ganiolmak ve yaratmak sıfatlarıdır. Kibriya, büyüklük, üstünlük demektir.
Gani olmak, başkalarına muhtaç olmamak, her şeyin Ona muhtaç olması demektir. Allah yaratıcıdır, insansa ihtiyaç sahibidir, fânidir. Bunun için kibirlenmek, Allahü teâlânın sıfatına, hakkına saldırmak olur.
Kula, kibirlenmek yakışmaz. Kibir kötü huydur, haramdır. Allahü Teâlâyı unutmanın alametidir. Çok kimse, bu kötü hastalığa yakalanmıştır. Kibirli olan, salih insan olamaz. Kendini beğenmekten sakınmalı. Kibir kalbin afetidir. Kişinin kalbinde ne kadar kibir varsa, aklında o kadar noksanlık vardır. Kibir insanı küfre kadar sürükleyebilir, her iyiliğe engeldir.
Kâfirlerin iman etmemesinin iki sebebi vardır, kibir ve inat. Htır, şöyle ki:
Hiç bir kimse üzerine kibirlenmemek de kul haklarındandır (büyüklerden, küçüklerden, fasıklardan, facirlerden kim olursa olsun böyledir). Musannıfın şer’ân istisna gördüğü şey gibi ” Muhakkak mütekebbir üzerine tekebbür sadakadır” Yani kibirlenen üzerine kibirlenmek sadakadır.
Bundan sonrasına lütfen biraz daha dikkat edelim. Zira Hadimi, bizim rahat anlayabileceğimiz dilden konuşarak diyor ki;
Bir âlim cahili gördüğü zaman keyfiyeti, hiç birine kibirlenmemesidir. Ve demelidir ki, şu kişi cahilliğinden Allah Tealaya ası oldu. Benim isyanım ise ilimledir. Çünkü akıllı kimse nefsini aşağı görendir. Ve muhakkak insan emr olunanı yapar. Bu cahil kimse denen mazurdur. Allah yanında üzüre daha yakındır.
Çünkü ilimle isyan çok çirkindir. Cehaletten çok çok kötüdür, şen’idir, her ne kadar cehl üzere olmasa bile. Bir kimse âlime nazar ettiğinde! (baktığında) şu kimse dinin bütün mühim şeylerini, benim bilmediklerimi biliyor. Ben nasıl onun gibi olabilirim. Ve şu âlim ilminin hakkını amel ve ihlâsla veriyor. Ben ise kulluğun hakkını veremiyorum demeli.
Kendisinden yaş itibari ile büyük olana nazar ettiğinde derki: Bu adam, benden evvel Allah Tealaya taât da bulundu. Yaş itibariyle küçüklere nazar ederse, ben ondan evvel Allah Tealaya isyan ettim der.
Bazı nushalar da: Yaş itibariyle kendi ayarlarına nazar ettiğinde, ben kendi halimi biliyorum. Onun halini ise bilmiyorum. Malum tahkirle mechuldan evladır (malum olan şey malum olmayan şeyden evladır) der.
Salih bir kul, bid’at sahibi ehli heva veya kâfire nazar ettiği zaman onun üzere kibirlenmez. Ve derki; Ben hangi şeyin hayırlı olduğunu bilmiyordum. İslam ile öğrendim. Umulur ki, onunda son nefesi İslam ile benim de son nefesim İslam ile olur.
Salih bir kimse köpek, hınzır, yılan, akrep, vs. ye nazar ettiğinde, yani sırf hususiyle şerrini görmesinden ezasını ve zararını görmesinden onlara eğer nazar ederse derki: Şunlar Allah Tealaya karşı gelmedi. Onun üzerine Allahın azabı, ıkabı yok. Ama benim isyanım var. Benim isyanıma hem azap ve hem ıkap vardır. Kendi nefsine sarf eder. Bi-aynihi kalbi akıbetinin korkusuyla meşgul olurda başkasının ayıbından yüz çevirir, kaçınır.
Bu yukarda yazılanlar kibirlenmemek içindir. Allahın sevdiklerini sevmek, buğz ettiklerine buğz etmek bu kabilden değildir. Sevdiklerini sever, buğz ettiklerine buğz ederiz.
İHLÂS: Kulun dinde samimiyyeti ihlâs ile meydana gelir. Buna binaen, hadis kudsi delaleti ile bu inceliğe dikkatimizi çekmektedir.Ve Hadisi Kudsi de Yüce Rabbimiz: “İhlâs benim sırlarımdan bir sırdır. Ben onu kullarımdan sevdiğimin kalbine yerleştiririm”buyurur.(berika c.1.s.649)(Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 52 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.