1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Kur’ân Diliyle Hz. Peygamber (as.)
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kur’ân Diliyle Hz. Peygamber (as.)

A+A-
Biliyorsunuz ki, 12 Rabiu’l-evvel Hz. Peygamber as.’ın doğum günüdür. Bu sebeple de bu yıl 11-12 Aralık gecesi aynı zamanda Rabiu’l-evvel ayının aynı günlerine rastlamaktadır. Dolayısıyla doğum gününün gecesi Pazar gününü Pazartesiye bağlayan gece Efendimizin doğumunun kutlandığı gecedir.
Daha önceki yıllarda yazdığım gibi bu gecenin Hz. Peygamber as.’ın doğum gecesi olarak kabul edilmesi, yapılan farklı rivayetlerden kuvvetli olarak kabul edilmiş olmasından ve Osmanlılardan beri bu gecede kutlanmasından dolayıdır.
Tabii bizim dinimizde ve örfümüzde ne doğum gününün ne de ölüm veya bir başka günün yıl dönümlerinde kutlanması diye bir şey söz konusu değildir. Bu sebeple ben bu durumu vesile bilerek Hz. Peygamber as.’ı Kur’ân’ın bize nasıl tarif ve tavsif ettiğini anlatmak istiyorum.
“Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir” (Âl-i İmrân Sûresi, 144. âyet).
“(Resûlüm) Biz seni ancak, âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiya Sûresi 107. âyet).
“Biz seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler” ( Sebe’ Sûresi 28. âyet).
“İman edip yararlı işler yapanların, Rableri tarafından hak olarak Muhammed’e indirilen gerçeğe inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir” (Muhammed Sûresi, 2. âyet).

“Muhammed Allah’ın elçisi (Resülü) dir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rüku’a varırken, secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar, filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki, bu ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükâfat va’detmiştir” (Fetih Sûresi, 29. âyet).
“De ki, Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece beşer, bir elçiyim” (İsrâ Sûresi, 93. âyet).
“De ki, ben yalnızca bir beşerim. (şu var ki) bana ilâhınızın, sadece bir, tek olduğu vahyolunuyor. Artık, her kim, Rabbine kavuşmayı umuyorsa Salih amel (başkalarının da faydalanabileceği) iyi iş yapsın ve Rabbine ibadette hjiçbir şeyi O’na ortak koşmasın” (Kehf Sûresi, 110. âyet).
“De k, Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilâhınızın bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Artık O’na yönelin. O’ndan mağfiret (bağışlanma) dileyin. Ortak koşanların vay hâline!

Görüldüğü gibi bu ve benzeri âyetlerde Allah Hz. Peygamber as.’ı bize tanıtıyor ve bizim O’nun söylediklerine uymamızı ve O’nun gösterdiği yoldan gitmemizi istiyor. Bu konuda bize düşen ise İnandığımız dine ve O’nun peygamberi olan Hz. Muhammed as.’a inanıp uymamızdır. Eğer böyle yaparsak faydası bizedir; yok eğer uymazsak da zararı bize olacaktır.
Bu vesile ile Allah’ımızın bizleri kendisine bildirdiği ve bir kitapla teyit ettiği Hz. Peygamber as.’ın da bizlere tebliğ ettiği doğru yoldan ayırmasın. Âmin.

 
Bu yazı toplam 173 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.