1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Kurban Bayramımızı Şerre Kurban Etmeyelim
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Kurban Bayramımızı Şerre Kurban Etmeyelim

A+A-
Kurban bayramınız şimdiden mübarek olsun. Bayramı layığı ile değerlendirmek, bayram günlerini Müslümanca değerlendirmek suretiyle daha bir anlam kazanır. Bunun için de bayramları şahsî tatil ve şehirden kaçma fırsatı olarak görmemeli, ümmet olarak idrak edilmesi gerektiğini zihinlerimize kazımalıyız. Gücümüz yetmediği için zulme uğrayan Müslümanlara maddi ya da güç kullanımı olarak destek sağlayamasak bile bayram günü dudaklarımızdan dökülecek dualar kurtuluşumuza vesile olacaktır. Yoğun iş temposunu bahane ederek bayram tatillerini deniz sahillerinde ve kaplıcalarda heder eden günümüz Müslümanlarının Allah ve Resulünün (s.a.v) rızasına uygun bir bayram geçirmediklerini ve bayramdan istifade edecekleri ecirden yararlanmalarının mümkün olamayacağını kendilerine bir ileteyim. Kesesini şişirme uğruna gece gündüz çalışarak hak rızası için bir haftalık mola vermekten imtina eden şişkin keseli mağrur zenginlerimizin, Allah’ın kendilerine ikram ettiği bayramları fırsat bilip yığınla para ödeyerek tatile çevirmeleri üzüntü vericidir. İnsan tek başına bayram yapamaz. Yani, tek başına bir bayram namazı, tek başına bir bayramlaşma düşünülemeyeceği gibi, sırf kendi şahsının veya kendi ailesinin mutluluğuna hasredilmiş bir bayram da İslami düşünce anlayışına ters bir hakikattir.

Vehb b. Münebbih buyuruyor ki; “Şeytan her bayram günü öfkesinden inler. Etrafına toplanan yardakçıları : “Seni öfkelendiren nedir, efendimiz? diye sorarlar. Şeytan da onlara şu cevabı verir: “Bu gün Allah Muhammed’in (sav) ümmetinin günahlarını affetti. Onları mutlaka nefsî arzulara ve hazlara daldırarak oyalamalısınız.” der.
Hal böyle iken mümin, bayramlarda diğer günlerden daha hassas olmalı, şeytan ve dostlarının hile ve desiselerine karşı her an tedbirli olmalıdır.
İşte bayramda tatil planı yapacaklara tavsiyem; yerinizde kalın. Evinizde kalın. Bayramı dinimizin emrettiği şekilde değerlendirin. Kendinizi tatil havasına kaptırmayın. Yıllardır gittiğiniz tatil programınıza bu bayramda bir dur diyerek eş ve dostlarınızı, akrabalarınızı ziyaret edin ya da ziyaretlerini kabul edin. Bayramda kapınızı duvar etmeyin. Gelen misafirlerinize nasıl büyük kazançlar elde ettiğinizi, hanlar, hamamlar, katlar, yatlar aldığınızı anlatmak yerine, dedikodu ve gıybet etmek yerine, eski bayramların güzelliklerinden bahsedin. Müslümanların içinde bulunduğu ahvale dair dua ve niyazlarda bulunun. O kardeşlerimiz adına bir empatide bulunun. Yaşadığınız rahatlığa şükredin. Ama bu sadece dilde kalmasın. Amellerinize de yansıtın. Sahil kıyılarında cıbıldak hatunlara bakarak Kurban bayramı geçirilmez. Bayramda animasyon gösterilerine katılarak ecir kazanılmaz. Birçoğumuzun yaşı standart ömür süresinin yarısını geçeli onlarca yıl geçmiş. Gıybet ve dedikodudan uzak bir hayat yaşayalım. Emanetin sahibine iade olacağı günün bilinciyle hareket ederek hayatınızı tanzim edelim.
Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek sünnettir.
Bayram günü müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere riyadan uzak kalbi duygularla sadaka vermek, dinimize dürüstçe hizmet edenlere yardım etmek, küsküleri barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir.
Bayram gecelerini ihya edenin büyük saadete kavuşacağı bildirilmiştir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Ramazan ve Kurban bayramı gecelerini ihya edenin kalbi, kalplerin öldüğü günde ölmez.”

Değerli okurlarım, bayramda ağız tadınızın bozulmaması için tavsiyem var: şeytan, eski kırgınlıkları hatırlatacak, küskünlerin barışmamaları için her türlü oyun ve hilesini devreye sokacak. Geçmişte yapılanları hatırlatarak nefsi tahrik edecek ve kırgınlıkları arttırmaya çalışacaktır. Ona fırsat vermemek için nefsimize bir dur diyelim. Şeytan vesvese verdiğinde kulak asmayalım.
Şahsımıza yönelik hiçbir hakarete, sözlü saldırıya cevap vermeyelim, sabredelim. Tüm yıl boyunca pusuya yatmış olan şeytan, insanlar bir araya gelince fitne sokarak aralarımızı açmak istiyor. Bundan da maalesef çoğunlukla başarılı oluyor.
Allah’ın rızasına uygun bir bayram geçirmek için nefsinizin duygularınızı kullanarak sizi kışkırtmasına fırsat vermeyin. Çünkü bazı duygusal kimseler, aranmamaktan, ziyaret edilmemekten ve sevdikleriyle birlikte bayramı geçirememekten üzüntü duyarlar. Sanki dünya yıkılmış da altında kalmışlar gibi. Sanki dünyanın en yalnız insanı onlarmış gibi bir hale girerler.
Tamam, bayramlar birlik olunan, toplu sevinçlerin yaşandığı günlerdir. Ama sadece bundan ibaret değildirler de. Bayram gecelerini ihya etmek, Allah’ın biz müminlere bir ikramı olan bayram gecelerini ibadetle değerlendirmek çok önemlidir. Bunun kıymetini anlatmak için Ebu Ümame (ra)'den rivayetle Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim Ramazan ve kurban bayramı gecelerini, sadece Allah'tan sevap almayı umarak ibadet ve taatle geçirirse kalplerin öleceği gün onun kalbi ölmez.”
Böyle önemliyken, bayram günlerini yalnızlık duygusuyla ağlayarak değil de ibadetle, zikirle ve Kur’an okuyarak geçirmeliyiz.
Kıyamet günü işlenecek günah, ne kadar acayip hayret verici ve büyük ise Bayram günü işlenen günah da öyledir. Bunun için elimizden geldiği kadar günahlardan kaçınmamız lazımdır.

 
Bu yazı toplam 60 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.