1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Kurban Et mi İbadet mi Gelenek mi?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kurban Et mi İbadet mi Gelenek mi?

A+A-

Özünde ibadet, lakin uygulamada hem gelenek hem et. Böyle olması bir nakısa mı?  Bir mü ‘minin,  Kurbana bakışı,  hayat rehberimiz olan  Kur’an ve son elçi (Hz. Muhammed sav) in sünneti çerçevesinde olmalı. Günümüzde “Kurban” denince aklımıza ilk olarak bu bayramda kesilen milyonlarca hayvan geliyor. ( 2017’de 3,5 milyona yakın). Gereksiz yere bir yaş dalı bile kırmayı, gerekmedikçe bir kuşu bile avlamayı uygun görmeyen İslam, nasıl oluyor da Kurbanda milyonlarca hayvanın kesilmesini emrediyor? Dini, güdük akılları ve taparcasına sevdikleri katil Avrupa’nın değerleri ile kavramaya çalışan batılılar ve onların azad kabul etmez yerli fikir köleleri,  (güya) bu “çelişkiyi” her bayram öncesi dillerine dolarlar ve dinimize hayâsızca bel altı vuruşlar yaparlar. Bu işteki en büyük garabet ise Kurbana karşı çıkan, güya hayvanlara acıyan bu insanlar,  dünyada en fazla et tüketenleridirler. I. Ve II. Dünya savaşlarında 70 milyona yakın insanın ölümüne sebep olan, günümüzde de başta Müslümanlar olmak üzere milyonlarca Asyalı ve Afrikalı mazlumun kanına girmeye devam eden bu katil sürülerinin,  ibadet için kesilen hayvanlara acımaları! Sahtekârlığın, riyakârlığın, ikiyüzlülüğün resmi belgesidir.
BİR MÜSLÜMAN KURBANA NASIL BAKAR   
İslam’a teslim olmuş bir mümin,  her mevzuda olduğu gibi Allah’ın Kurban emrine de; ”Amenna ve saddekna” diye mukabele eder. Çünkü bir Müslüman inanır ki her şeyin sahibi, bu günün ve yarının (yani sonsuz hayatın) tek hâkimi rabbimiz (Allah),  ne derse doğrudur ne emrettiyse o emir mutlak güzeldir, amasız fakatsız derhal yerine getirilmelidir. Bu cümleden olmak üzere Kurban kelimesi bize,  Allah’ı, Peygamberi, Kur’anı, Hz İbrahim’i, Hz İsmail’i, Hz. Hacer’i, Cebrail’i, Koç’u, bıçağı, teslimiyeti, mutlak itaati, kesmeyi… Ve bunların sonunda da zaferi/  bayramı akla getirir.  
Bu gün bizlerin, çocuklarımızın, çevremizin aklına maalesef Kurban deyince bunlar gelmiyor. Ya ne geliyor? Et, sığır, keçi, koyun, pahalı, ucuz, hisse, tatil, kredi, diyetisyen, kaçak boğa, acemi kasap… Geliyor. Televizyon da en çok konuşulan konular bunlar, elbette bunlar da kurbanla ilgili şeyler. Lakin Kurban denince bunlardan çok önce ve çok fazla akla şunlar gelmeli değil mi:  Allah, din, ibadet, itaat…Kurban kelimesi, Allah’ın emrini, bu emir karşısında 90 yaşında kavuştuğu erkek evladı İsmail’i kurban etmeyi kabul eden İbrahim’i, babasının kendisine bildirdiği, “ oğlum, Allah bana seni kurban etmemi emrediyor” emri ilahisini hiç tereddütsüz kabul eden ve ;”Baba Allah’ın emrini uygula! İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” diyen İsmail’i, bu hadiseden yıllar önce, kendisini ve küçücük oğlu İsmail’i çölün ortasına, ekinsiz, susuz,  kervan geçmez, kuş konmaz bir bölgeye bırakıp giderken , “Bunu sana Allah mı emrediyor”? Diye kocası İbrahim’e soran ve O’ndan da “evet” cevabını alınca “öyleyse baş üstüne” diyen köle/anne Haceri…      
İlk bakışta insana çok garip gelen, “kan, öldürme, kesme, insanın bu dünyada en fazla sevdiği varlık olan evladını kurban etme…” Gibi kelimeleri ve olguları içeren bu eylem nasıl oluyor da bir ibadetin adı oluyor?   Sorusuna her mümin, mutlaka aklını ikna edecek, gönlünü mütmain kılacak cevaplar bulmak zorunda.  Aksi halde bebek katili,  iki yüzlü, zalim, emperyalist kafirlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin sathi,  fakat ilk bakışta haklı gibi duran eleştirileri karşında ezilip kalır. Ardından da dininden ve kültüründen şüphe etmeye başlar.
Kurban, Allah’a itaatin somutlaşmış göstergesidir. Allah, cümlemizi Kurbanı böyle anlayan müminlerden eylesin. Bayramınız mübarek olsun.

Bu yazı toplam 713 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.