1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Kurbanda Kesilen Dana Değil Koç Değil
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kurbanda Kesilen Dana Değil Koç Değil

A+A-
Evet kurbanda gerçekte kestiğimiz koç, boğa, düve, dana değildir. Kurbanda asıl kesilen Allah'ın (cc) hükmüne karşı çıkma ihtimali olan yanlış duygulardan ve bilgilerden beslenen irademizdir. Nasıl mı? Şöyle : Rabbımız insanları yaratırken onun fıtratına hem güzel huyları hem kötü huyları monte etmiş. Onun vücuduna hem aklı, hem ruhu, hem canı, hem vicdanı koymuş. Sonra ona demiş ki; "Senin yaratanın benim. Sadece senin değil zerreden kürreye, insandan hayvana, galaksiden arşa, bu günden yarına, zamandan mekana... Her şeyin yaratıcısı benim. Öyleyse, doğru; benim doğru dediğimdir. yanlış; benim yanlış dediğimdir. iyi; benim iyi dediğim kötü; benim kötü dediğimdir..."
Bu bağlamadan olmak üzere aslında öz olarak çok güzel olan "merhamet" duygusu bazen ekşiyip bozulabilir. Bu has duygunun içine giren sahte acı ve yanıltıcı hüzün virüsü bu asil huyumuzu bozabiliyor.Bir kaç misal vererek tezimi açıklamak istiyorum: Basında görürsünüz kedilere, köpeklere (sokak kedileri ve köpekleri dahil) karşı çok özverili davranan, onlara büyük bir merhametle yaklaşan bazı insanlar vardır. Onların bu durumunu görünce bu kişilere karşı büyük bir sempati duyar ve ,"ne merhametli insanlar , acıma duyguları ne kadar da çok..." dersiniz. Lakin aynı kişilerden bazılarının sokak çocuklarına, fakir, yoksul, kimsesiz kişilere, dilencilere... karşı acımasız, alçaltıcı, dışlayıcı tavırlarını bakınca şaşıp kalırsınız. Veya merhameti çok yoğun bazı insanların, bir kaç ağacın kesilmesine karşı çıkıp bu hali protesto etmek için üzerinde 75 milyon insanın hakkı olan araçları, binaları yakıp yıkmaalrını, saksıları ve içlerindeki çiçekleri mahvü perişan etemeelrini, hepimizin malını canını namusunu korumak için çalışan polisleri taşlayıp yaralamalarını, hatta bazende ölümüne sebep olmalarını ne ile izah edeceksiniz.
Müslümanların kestikleri kurbanlara karşı çıkan Batılıların ve onun değerlerine göre yetişen müstağriplerin et tüketiminde Müslümanları 5 'e 10' a katlamalarını neyle izah edeceğiz: Tabi ki Sahte, bozulmuş ve çarpıtılmış duygularla! Suriye'de, Irak'da, Gazze'de parçalanmış bebek, kadın, çocuk cesetlerine karşı vicdanında zerre kadar acı hissetmeyip bir arabanın kaza sonucu öldürdüğü bir kediye, doğada aç kalan veya avcılar tarafından yaralanıp ölen bir kuşa günlerce ağıt yakan bir vicdan, normal bir vicdan mı yoksa sahte ve bozulmuş duygularla dolmuş, özünü kaybeden bir vicdan mı?
Hakiki Müslüman kalbi bu çeşit çelişkilerden ırakdır. Evet Kurban; içimizde var olan, normalde acımayı, şefkati içinde barındıran merhamete zıt bir eylem gibi geliyor. Bir canlıyı boğazlamak, bir canlının hayatına kast etmek merhametle çelişiyor gibi geliyor . Yalnız işte burada hakikat devreye giriyor. Allah'ü teala(cc) insana, Müslümana adeta şöyle diyor: "O kalbi, o merhameti, o acıma duygusunu sana ben verdim. Senin ve tüm insanların, evrenin, zamanın, mekanın, bu günün ,yarının... Rabbi olan Ben(cc) sana kesmeyi, boğazlamayı emrediyorum. Önemli olan vicdanın mı yoksa benim emirlerim mi? Ben istersem kardeşle evlenmeyi helal kılarım. İstersem mirastan kız çocuğuna bu zayıftır diye iki veririm. İstersem ateşe serinlik, suya yakma kabiliyeti sunarım. Hüküm benim, güç benim.Çünkü yaratan, yoktan var eden, ölçüyü koyan dünya ve ahireti halk eden ve sonsuz alemde cenneti cehennemi arafı yaratan da benim" Allah'la ilgili bilgisi pek kıt olan günümüz insanının yüce hakikatlerden asırlardır uzak kalması hasebi ile, her şeyin (merhameti içinde barındıran vicdan dahil) yaratıcısı olan Allah'ın emirlerine karşı mantık yürütmeye kalkması bu gün dünyada yaşanan tüm çelişkilerin ana kaynağıdır.
Bütün bu sözlerden sonra söylenecek son söz şudur; Müslüman, kurbanda aslında bir cana kıymıyor, et yeme arzusunu (haşa) ibadetle perdelemiyor. O, bir dana, bir koç kesmiyor; O her şeyin sahibi olan Rahman, rahim, gaffar, settar, muhsin, latif... Allahın bir emrini yerine getiriyor.
 
Bu yazı toplam 107 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.