1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Kurbiyet Makamına Ulaşmak
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Kurbiyet Makamına Ulaşmak

A+A-
Kırkağaci Mehmet Efendi mektubuna şöyle devam ediyor:
Allah için Allaha gidenlere muhabbet ve meveddet etmek, uhrevi bir üzüntü içerisinde bulunarak Allahın emrine tazım ve hürmet etmek, hüsnü zan ile rahatlığı bulmak, zikri Sultani ile manevi sarhoşluğa dalmak, hakiki manada sabırlı olup şevk ve şefkatli olmak, ahiret endişesinden ağlamak, istikamet (doğruluk) sahibi olmak, insanların kalbine sevinç ve sürur katarak güler yüzlü olmak, ibadet, diyanet ve adetler de azimet ve ruhsatlı işlere sebat etmek; “İşte onlar, Allahtan korkanların ta kendileridir” ayetine layık olmak, töhmet altında bulunduracak işler ve yerlerden uzak durmak, zulümden kaçmak, ahde vefa ve emanete riayet etmek, uhrevi işler, uhrevi makamat ve kemalatı teakkul etmek.
Özetlemek gerekirse, Mükemmel Hoca Efendimiz Hadimli Müftü Ebu Said; “Ancak sana ibadet eder, ancak senden yardım isteriz” “Namazlarını huşu içerisinde eda eden müminler kurtuluşa ermişlerdir” “Müminler ancak Allah anıldığı zaman kalpleri korkanlardır”. “Muttakiler için güzel bir gelecek vardır”
“Muttakiler için kurtuluş, bahçeler...vardır” “Rabbinin makamından korkup da nefsini heva (Nefsi emmarenin ahlakı mezmumesinin mecmuûdur) dan men edenler, muhakkak ki, cennet onların varacakları yerdir”
“O günde mal ve oğullar fayda vermez ancak Allaha selim bir kalb getirenler hariç..”gibi vaad ayetlerinin tamamı onun mısdakıdır. Onu tasdik etmektedir.
Bütün dünyadaki âlemlerde, salihlerde, havas ve ehassü’l-havas zatlarda, hatta Rasülullah Efendimizde bulunan bütün güzel ahlak, hocamız (k.s.) da mevcuttur. Avam, havas, ehass’ül-havassın hepsi ona muhtaçtırlar. Çünkü onun hakkındaki zannım; “Ben kulumun beni zan ettiği gibiyim” hadis-i kudsi ve “Müminlerin güzel gördüğü her şey, Allah katında da güzeldir” hadisi şerifinin mucibidir.
Yine öyle zan ediyorum ki, o bizim için ahirette şefaatçı olacak ve yaptığı şefaat da makbul olacaktır. Allahım, bu sözler senden, Peygamberinden, senin cemalini görmeye olan aşktan mülhemdir. “İhsan edenler için husna (Cennet) ve ziyade (Cemali İlahiyi ru’yet( vardır.” Ayetinin şehadeti mucibince Elhamdülillah davası ile beraber cennetine koy.
Allahım, şu hakir ve fakir talebeyi o zata (K.S.) ve salihlere ilhak eyle: Peygamberin Muhammed s.a.v. hürmetine bize bunu kolay eyle. Hüsnü hatimeyi müyesser kıl. Çünkü amellerin itibarı hatimeye (sona) dır. (Rabbimiz Allahtır, deyipte, sonra istikamet üzere olanlar (vefat edince) üzerlerine rahmet Melekleri iner. Korkmayın, üzülmeyin derler ve vaad olan cennetle müjdelerler” ayetinin esrarına müstağrak kıl.
Allahım, ismi azamın ve Nebiyyi muhteremin hürmetine günahlarımızı bağışla, ayıplarımızı ört. Nebiyyin hürmetine, Efdal-ı ibadın hürmetine, dareynde (dünya da ve ahirette) usulen, füruan ve cismani olarak üstazımıza (K.S.) a kavuştur.
Nasıl ki Rasülullah Efendimiz bir güneş, diğer Peygamberler yıldızlardır. Güneş doğduğunda yıldızlar kayp oluyorlarsa;
Üstazımız Ebu Said Muhammed Hadimi de duha güneşi, diğer âlimler ve salihler de yıldızlar menzilesindendir. Yine malumdur ki, Üstaz Ebu Said Hadiminin çok tetebbuat ve telif eserleri vardır.
Berika-i Ahmediye adı ile maruf Tarikat-ı Muhammediye şerhi, 28 üniteyi içeren Besmele-i şerife şerhi, Eyyühel Veled şerhi, akaid ilmine dair risalenin şerhi, “Ba” kısmından (ikinci ciltten ) itibaren Kadı Beyzavi haşiyesi, Ed-dürer alel- ğurer haşiyesi, El- Arais ven-Nefais, bunlardan evvela Arais’i, saniyen Nefais’i tasnif etmiştir.
İkinci fasıldan başlayarak dört cüz kadar Şifa-i şerif şerhi, tevhid ilmine dair dört risale, Naziat süresi ile ilgili risale, ilmi usule dair Cevamiü’l-hakayık risalesi, Dühan-ı habis (Pis sigara) hakkında risale, Taylasan (sarık) hakkında risale, Kuranı kerimin muhtelif birçok ayetlerini beyan eden risaleler, büyük avamil-i cedid şerhi, Tertil-ül Kuran, Vezaif-ül mevta, Tefsir-ül ihlâs risalesi, Namaz da huşu ve huzu hakkında risale. Nasihatler risalesi, yedi adet talikat, mantık ilmine dair güzel bir risale, misvak risalesi, Edille-i Erbea ile kabir ahvalini isbat risalesi, bunlardan bir kısmıdır. Hz. Allah c.c. cümlemizi bu güzel meziyetlerle tezyin etsin. Bu güzel mektubuna bundan sonraki yazımızda devam edeceğiz.
Kırkağaci Mehmet Efendi tatlı mektubuna güzel dualarla devam ediyor ve diyor ki: Ayrıca Âlimlerle ve salihlerle beraber ince araştırmalar (bahisler) ki, hayvan hakkı, “Said olanlar cennettedir” ayetinin beyanı, Allah onlar hakkında hayırlı olacağını takdir etse idi elbette onlara işittirirdi” ayeti ve diğer bazı ayetlerin manaları ile alakalı müzakerelerde bunlardandır. Fatiha-i şerifenin tefsiri de Ebu Said (k.s.)dan sadır olacaktır.
Üstazımız, ikinci yüzyılın müceddidi olduğundan, onda ilim, amel, hilm, takva, diğer fiiller, kaviller, harekât, sekenat, vaziyet, tavır ve davranışlar yağmur gibi yağıyor... Üstazımın, Said El-Hadimi isimli yüce bir evladı vardır. Onun telif etmiş olduğu eserleride çoktur.
Başlıcaları: Beyzavi’nin Fatiha tefsiri üzerine bir haşiyesi, buhari-i şerifin yarısına kadar şerhi, Kaside-i Bürde şerhi, Hayali üzerine haşiyesi ve Şemail-i şerif şerhidir.
Evlatlarından biri de Sultan-ül-Azam, Bürhan-ül efham Seyyid Abdullah Efendi’dir. Onun da birçok tasnifatı vardır. Bunlar; Mecami-ul hakayık şerhi, El- Kasidetü’l- hemziye, Besmele şerhine haşiye gibidir. Evladından bir diğeri Seyyid Mehmet Emin Efendi’dir. Onun da Menar şerhi, Gazi Mir haşiyesi gibi tasnifi vardır.
Diğer evladı Numan Efendi’nin telif ve tasnif ettiği bir eseri yoktur. Zira o, Hadim’e Müftü tayin edildiğinden otuz sene fetva ile işgal etmiş fakat bir gün olsun ders okutmakla meşguliyeti terk etmemiştir. Birçok talebe yetiştirmiş ve kendisinden birçok icazet almışlardır.
Abdu’l-Halim isimli bir oğlu daha dünyaya gelmiş fakat o genç yaşta irtihal-i darı beka eylemiştir. Bir de Mustafa Efendi isimli oğlu vardır. Allah hepsine uzun ömürler ihsan etsin. Ona uzanan bütün nesebini muhafaza buyursun. Mustafa Efendinin (Müminler kurtuluşa erdiler) mealindeki ayetin tefsiri ile ilgili bir eseri vardır.
Ben ki, Allahın muhtaç ve fakir bir kulu, Kırkağaçlı Seyyid Muhammed bin Süleyman, Hadimi (K.S.)nun talebesiyim. Sizlere yalvarıp ruhani zikr-i kalbi ile istizan rica ederim. (Amma, Saili (isteyeni)sakın kovma, Rabbinin nimetini konuş.). Yüce Rabbin izni ile size bildiririm. 8 Rebiül’ahir 1173) diyerek mektubunu itmam ediyor. Büyüklerin hayat hikâyelerinde ilim de var muhabbet de var hürmet de var var var… Mektup burada bitiyor. Ve bizde isteyelim rabbimizden ve diyelim ki; “ Allahım saili kovma kapından)(Devam edecek) 
Bu yazı toplam 170 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.