1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Küresel güçleri rahatsız ediyoruz
Küresel güçleri rahatsız ediyoruz

Küresel güçleri rahatsız ediyoruz

Konya ve ülke gündemini değerlendiren AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu, Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olduğunu ve bu ilerlemenin küresel güçleri rahatsız ettiğini söyledi.

A+A-
AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu, ülke gündemini Hakimiyet’e özel röportajında değerlendirdi.  PKK terör örgütünün arkasında kim olduğunu anlamak için teröristlerin kullandığı silahların üzerindeki amblemlere bakılması gerektiğini belirten Baloğlu, “Suriye’nin de bir karış toprağında değiliz. Bunu Amerika, Rusya söyleyebilir mi? Onların orda ne işi var.” dedi.

Öncelikle kendinizi tanıtıp özgeçmişinizden bahseder misiniz?
1967 Akşehir doğumluyum. İlk-Orta-Lise öğrenimimi Akşehir’de gerçekleştirdim. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum. Malatya, Ankara, İstanbul ve en sonunda Akşehir’de Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yaptım. 2004-2009 yerel seçimlerde Akşehir Belediye Başkanı seçildim. 2011 yılında istifa ederek milletvekili adayı oldum. 2011 ve 2015 7 Haziran-1 Kasım seçimlerinde milletvekili seçildim.

Türkiye’yi bugün siyasi  açıdan tablosunu değerlendirir misiniz?
Bugün geldiğimiz noktada siyasi tablo olarak zaten halk demokratik olarak seçimlerde kendi iradesini Ak Parti lehine kullandı. Halkın bu kararı geçmişte koalisyon hükümetleriyle yönetilen ülkenin yaşamış olduğu zorlukları bilmesi, yaşanan kaosları ve sıkıntıları görmesinin sonucunda tek partili bir ülkenin özlemi olarak görüyorum.

Son 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerini değerlendirirsek bir kırılma görüldü. 7 Haziran seçimlerinde Ak Parti oylarında bir düşme 1 Kasım seçimlerinde ise tekrar yükseliş görüldü. Ardından geçici hükümet ve tekrar Ak Parti Hükümeti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
15 yıllık bir iktidarın yıpranmaması, eskimemesi mümkün değil. Mutlaka bir takım siyasi kırılmalar, yıpranmalar olacak. Bence 7 Haziran’da çok ciddi bir algı operasyonu yürütüldü. Özellikle bunu HDP yaptı. Kürt vatandaşlarımız üzerinde sanki HDP onları ve özgürlükleri gerçekten temsil ediyormuş gibi algı yarattı. Özellikle Güney Doğu Anadolu’da ve Doğu Anadolu’da terör örgütü bu çözüm sürecindeki ortamı suiistimal ederek bunu kendi lehlerine siyasi bir rant olarak çevirdiler. Halkı orda baskı altına aldılar ve böyle bir sonuç ortaya çıktı. 7 Haziran’ın sonundaki tabloyu halk gördü. Tekrar o eski koalisyon dönemlerine dönülebileceği halkta tedirginlik yarattı. Ak Parti’de tekrar iktidara geldi.

Bu noktada 15 Temmuz’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu coğrafya üzerinde hain emeller besleyenler hiçbir zaman bitmedi. Bu Osmanlının son dönemlerinde de, Cumhuriyet Dönemi’nde de vardı. Demokrasi hayata geçtikten sonra da oldu. 70-80’li yıllarda da oldu. Bu ülkenin kendi kendini yönetmesi ve onlar için kullanışlı ülke konumundan çıkması, ülkenin kendi potansiyellerini kullanıyor olması, onların isteği dışında sanayi yatırımları yapması, ülkenin ekonomisinin büyümesi ve gelişmesi, dünyada tanınır ve itibar edilir ülke haline gelmesi bir takım güçleri rahatsız etti.  Hiçbir zaman bu bölgeyi boş bırakmadılar. Bir zaman askeri yöntemlerle darbe yaptılar, bir dönem basını ve üniversite öğrencilerini kullanarak, halkı birbirine düşürerek, sağ-sol ayrımı yaparak darbe yaratmaya çalıştılar.

Ergenekon, balyoz, açılım süreçleri için ve Cumhurbaşkanımızın yanıldık, kandırıldık demesi üzerine neler düşünüyorsunuz?
15 Temmuz aslında bunların hepsinin cevabını veriyor. Öyle bir örgütle karşı karşıyasınız ki. Rastladığım örneklerden bahsedeyim. Yetiştirilmiş ve devletin içerisine yerleştirilmiş öyle insanlar var ki. Örgütle hiçbir şekilde objektif ve somut bir bağı yok. Okullarında değil, gazetesinin abonesi değil, şifreli program kullanmıyor vs. Askeriyenin içerisinde bir takım itiraflardan dolayı ki itirafı edenlerde onun gerçek ismini bilmiyorlar. Şöyle bir insan diyorlar, nerde otuyordu, nerde buluşuyordunuz derken görüntülerden kamera kayıtlarından kimliği tespit edilip bulunuyor. Ve devletin üst düzey bürokratlarından birisi çıkıyor. Sosyologların, akademisyenlerin şu anki ortak görüşü; dünyada böyle gizemli bir örgüt daha görülmediği yönünde.

Konya’daki Hastanelerin durumu nedir?
Fiziki olarak bütün ilçeler dahil ciddi bir alt yapı değişikliği yapılıyor. Hem yeni hastanelerin yapımı hem de mevcut hastanelerin modern nitelikli hale getirilmesine geçiş sağlanıyor. Normalde uluslararası standartlarda Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) bize öngördüğü 10 bin kişiye düşen yatak sayısı 31. Sağlık Bakanlığımız da bu hedefi öngörüyor. Biz Konya olarak bu oranın çok üzerindeyiz. Tek sıkıntımız ülke genelinde var olan uzman hekim sıkıntısı. Bize 3 uzman hekim lazımsa elimizdeki uzman hekim sayısı 1 tane. Tıp Fakültelerinden mezun olan 5 bin kişi 10 bin kişiye çıkarıldı. Bunlar uzmanlık eğitimi aldıktan sonra yaklaşık 4 yıl gibi bir süre içerisinde göreceli olarak bu problemde çözülmüş olacak.

15 Temmuz öncesi ve sonrası ekonomiyi nasıl görüyorsunuz? Ana muhalefet ekonomini iyi gitmediği şeklinde açıklamalarda bulundu.
Gelişmekte olan bir ülkeyiz ve gelişmekte olan ülkelerde ekonomi zaman zaman kırılganlık gösterebilir. İç ve dış etkenlerden çok rahat etkilenebilir. Ama Türk ekonomisine baktığımız zaman gerek borçlanma faizlerinde gerek milli gelirin borçları karşılama alanında ciddi bir ilerleme kaydettik. Ekonomimizin büyümekte olan bir ülkeye göre kırılgan bir ekonomi olduğunu söylüyorum fakat bütün badirelere rağmen de altyapısının güçlü olduğunu, alınan tedbirlerin çok ciddi olduğunu ve bu tedbirlerin karşılaştığımız olayları karşılayabileceğini ve bunun etkisinin bertaraf edileceğini düşünüyorum. Küresel güçler darbeyle yapamadığını ekonomiyi köpürterek yapmaya çalışıyorlar. Sermaye istikrarı sever karışık bir ortamı sevmez.

HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının düşmesi yeni seçimi doğurur mu?
Bu Anayasa’da belli. Milletvekili vasfını kaybederlerse ve illerde boşluk doğarsa o illerde bir seçim yapılır. Anayasada tanımlanmıştır zaten bu. Ama şahsi görüşüm benim yerel ve genel seçimlerin aynı anda yapılması çünkü ülke her yapılan seçimde biraz daha enerji kaybediyor. Bir seçimle ikisinin de halledilmesi benim kişisel görüşüm. 5 yılda bir Cumhurbaşkanlığı seçimi ile 5 yılda bir yerel seçimler gibi.

Terörle mücadele ülkemizde devam ediyor. Suriye’deki operasyonlar da aynı şekilde bunlar hakkında neler söyleyeceksiniz?
Ülke içindeki terörle mücadeleyi anlamak istersek kullanılan silahların üzerinde hangi ülkenin amblemi olduğunu gördüğümüzde bunları anlamış oluruz. Biz Suriye’nin bir karış toprağının peşinde değiliz. Suriye’nin refah, demokratik, huzur içinde yaşanabilir bir ülke olmasını istiyoruz. Bunu Rusya ya da Amerika söyleyebilir mi? Onların orda ne işi var. Neden Irak’ı ona böldüler, neden Suriye’ye girdiler. Çünkü 2 hedefleri var. Bir İsrail’in güvenliği, iki petrolün güvenliği. Halk ölsün çocuklar ölsün umurlarında değil.

FETÖ’cü sadece öğretmenler polisler vs. miydi? Bunun siyasi ayağı yok mu bu kadar temiz mi siyasiler?
Cumhurbaşkanımızın özellikle 17-25 Aralık’tan sonraki tutumu ondan oldu. Birçok milletvekili istifa etti. Bazıları ihraç edildi. Bizim içimizde zaten eleme oldu. Hiyerarşik bir yapı içerisinde tek tek tüm il ve ilçeler taranıyor. Bizim içimizde bunlardan bir tane kalmayıncaya kadar da bu mücadele devam edecek.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.