1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Kuru Fasulye 7,5 Lira !..
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Kuru Fasulye 7,5 Lira !..

A+A-
Eskiler bilirler.
Bir zamanlar çok meşhur’du bu türkü.
“Kuru fasulye 7,5 lira,
Hem oynasın, hem kaynasın !”
Belki kuru fasulye bugün pek aynı fiyatta değil ama, geçen yıllarda üretici zorluklarla satarken, bu yıl kuru fasulye yeniden nimet oldu.
Hani derler ya:
“Kendini kuru fasulyeden nimet sanıyor!”
Konya’nın en iyi kuru fasulyesi nerede yetişir?
Bilenler bilir ama, ben yine de söyleyeyim.
Başarakavak kuru fasulyesinin adı da, tadı da, büyüklüğü de damaklarınıza layık.
Bu sütunda yazılar yazıyoruz. Bazen takdir, bazen eleştiri alıyoruz. Bazen de okuyucularımızdan mektup alıyoruz. Bu mektupları da çoğu zaman sizlerle paylaşıyorum.
İşte bir okuyucumda Başarakavak ile ilgili bir mektup göndermiş. Ben bu mektubu şahsımla ilgili özel bölümler hariç, noktasına virgülüne dokunmadan sizle paylaşıyorum.
“Başarakavak
Yaklaşık 800 yıllık geçmişi olan Başarakavak köyü, 1967 yılında, zamanın yasaları gereği kasaba olma hakkını kazanmış.
1967 yılında kasaba olan Başarakavak 1970 li yıllarda elektrik ile tanıştı. Toplu taşıma ile şehre ulaşım kolaylaştı. Devam eden süreçte Konya yolumuz asfaltlanmış, kasabamıza ve çevre köylere hizmet verebilecek kapasitede bir un fabrikası yapılmış, 4 lojmanlı, muayenehanesi, yatakhanesi bir sağlık ocağına kavuşmuş, kasaba halkımızı bilgilendirmek amaçlı zirai danışmanlık binası, PTT şubesi, Tarım kredi kooperatifi şubesi MEDAŞ elektrik dağıtım binası gibi halkımıza yerinden hizmet verebilmek için devletimiz tarafından hizmet veriliyordu.
Başarakavak devletten bu hizmetleri alırken, kendi imkânları ile de bir adet hizmet binası, 2 adet lojman binası, 12 adet dairelik 8 adet kira geliri olan iş yeri, 4 adet toplu taşıma aracı, 1 adet Ambulans, 1 adet itfaiye, 2 adet çok amaçlı iş makinesi muhtelif araç filosu, 15 yıldır tamamlanmamış garaj binamız ile halkımıza hizmet vermekte iken, yeni büyükşehir yasası ile başlayan süreçte bir doktoru, 1 hemşiresi ve ebesi ile sağlık hizmeti veren sağlık ocağımız bugün içler acısı durumda.
Kasabamıza ve çevre köylere hizmet veren un fabrikamızın geleceği ne olacak? Ziraat binamız, viran , PTT binası ve tarım kredi kooperatifi tamamen yok oldu. MEDAŞ’ın kalifiye elemanı ile hizmet veren elektrik dağıtım merkezi artık yok. Eğitim ise yıllardır Başarakavak’ın en büyük sorunu idi. Halen devam eden bir yaramızdır.
Şimdi sevgili dostlar,
47 yıldır devlet babanın bize sunduğu bu hizmetler bir bir erimiş, tükenmiş tabiri caizse oyuncağı elinden alınmış çocuklara döndüğümüzü düşünüyorum. Neyi, kimden soracağımı da bilmiyorum ama, T. Fikret’in şu mısralarını da not düşmeden noktalayamadım.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin.
Verir zavallı memleket, ne varsa malını, vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini,
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız, söner bugün çıtırdayan ocak,
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak.
Atıştırın, tıkıştırın, kapış, kapış, çanak çanak…”
İşte böyle diyor okuyucum. Takdir sizlerin. Takdir bu yazıyı okuyup kendisini ilgilendirenlerin. Başka ne diyebiliriz ki…

 
Bu yazı toplam 130 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.