1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. KUŞAKTAN KUŞAĞA FARK OLUR MU?
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

KUŞAKTAN KUŞAĞA FARK OLUR MU?

A+A-

Yalçın: Dünya ile yarışacak bir altyapı oluşturduk
Seçim sathına girdik.
Dolayısıyla yazılı ve görsel basın bütün dikkatini haklı olarak yerel seçime vermekteler.
Dün ile bugün arasındaki kuşaklar arasında anlayış, görüş, duruş farkı muhakkak vardır. Ki, olacaktır bunu tabiatıyla kabullenmek durumundayız.
Ancak, dün ile bugünü kucaklaştırıp yarınların elinden tutamaz isek vay halimize öyle değil mi?
Dünün güneşi ile bugün çamaşır kurumaz. Derken Demirel bugünü değerlendirmek gerektiğini işaret ediyordu.
Dün şunu dedi, bugün bunu dedi gibi sözleri bırakarak bugünün şartlarını göz önüne tutalım. 
Görünen köy kılavuz falan istemez. Her şey apaçık göz önünde olduğuna göre CUMHUR İTTİFAKININ yanında yer alalım.
Ki, yarınların elinden tutalım!
*
Daha öncelerde de  biz kuşak farkıyla ilgili yazı yazdık mı?
Yazdık. Ancak, kuşaklar arasındaki farkı hala anlatamamışız ki, yeniden yazma gereği duyduk.
1968+1980+1990+2000 toplamı ne eder dört kuşağın toplamı 7938 eder diye itiraz edeceksiniz. Değil mi? O zaman durun hemen itiraz etmeyin!
Elbette matematik olarak sizin itirazınız doğrudur. 
Ancak, benim kastettiğim kuşak hesabıdır.
Bu kuşak hesabı Uzakdoğu sporlarındaki kuşak hesabı da değildir.
O spor dallarında beyaz kuşak, sarı kuşak, turuncu kuşak, yeşil kuşak, mavi kuşak, kahverengi kuşak, siyah kuşak var. 
Bunun yanında dan hesabı da vardır.
Beyaz kuşak; Saflığın ve ilk parlayan ışığın simgesidir. Yola yeni başlamış ve her türlü bilgiye açık olduğunu anlatır.
Sarı kuşak: ilk aldığın bilgilerle, bir ağacın ilk yaprağı gibi sararmaya başladığını gösterir. Bilgi konusunda ilk tecrübeyi edindiğini ve bu yola devam edebileceğini gösterir.
Turuncu kuşak: Ağacın yaprağı artık giderek olgunlaşmakta. ardından gelenlere ilk adımları gösterecek olgunluğa eriştin.
Yeşil kuşak: Artık belirli bir olgunluğa erişip gerçek bir yaprak gibi yeşil renge ulaştın. Bundan sonra yapacağın her hareket senden sonra gelenlere örnek olmalıdır.
Mavi kuşak: Artık bildiklerinin ölçüsü bir ağacın yaprağıyla sınırlı değil. bir gök yüzü gibi olabildiğince uzaklara uzanan bir görüşün ve sakinliğin olmalı.
Kahverengi kuşak: Olgun bir meyve gibi, daha da olgunlaşıp kararmaya başlıyorsun ve bunun ilk adımı kahverengi kemerdir. Diğer renkli kemerlerin aksine burada bekleme süren daha uzun. 1 sene bekleyip sabrını ve olgunluğunu ispatlayacaksın
siyah kuşak (1-3 dan) Siyah kuşak aynı zamanda 1. dan demektir. Bir üst danı almak için alacağınız danın seviyesi kadar yıl beklemeniz gerekmektedir ve istisnai durumlar olabilir.
 Siyah kuşak(4-5 dan) : bir sonraki mertebe olan gerçek ustalık için son adımları atmaktasın. Yolun bundan sonrası daha da zor olacak.
………………….
Bu spor dalında kuşak işi uzayıp gidiyor.
Gelelim bizim kuşak işine.
Eskiden 68 kuşağı vardı ki, buna 80 kuşağı eklendi bu iki kuşak arasındaki farklılığı konuşurken şimdi bir de 90 kuşağımız oldu. O da yetmedi 2000 kuşağımız oldu.
Ancak, bu kuşak çok bizlerden çok farklı çıktı değil mi?
Şimdi söyleyin 68+80+90= 15 Temmuz kuşağı eder mi etmez mi?
Ya şimdi 15 Temmuzda tankın, tüfeğin önüne çıkıp göğsünü siper eden hangi kuşak? 
İlkokulda öğretmen harflerden heceye geçerken kuşun gagasının resmi ve altında da yazısını göstermiş ve sormuş;
--- Çocuklar bu resimde ne görüyorsunuz; Çocuk;
--- Kuşun dimiğini görüyoruz öğretmenim! Diğer çocuk;
--- Kuşun dıdağını görüyom öğretmenim!
--- Kuşun dudağını gördüm öğretmenim. Kimse kuşun gagası demez. Öğretmenin beklediği resmin altındaki yazıyı yani GAGA falan okumamaktadır. Yöresel olarak kuşun gagasına ne denirse onu söylemektedir. Öğretmen;
--- Bu resim kuşun gagasını gösteren resimdir. Resmin altında GAGA yazmaktadır. Niye onu okumuyorsunuz? Verdikleri cevap enteresandır.
--- Biz yazıyı görmedik öğretmenim!
Ya biz cevabını bilemediğim ders için ne diyorduk? Biz daha o dersi görmedik öğretmenim!
Üniversite de okuyan genç kulağına küpe takmış ve küpeyi dedesine göstererek;
--- Dede nasıl yakışmış mı?
--- Sen doğduğunda bana müjdelemişlerdi;
--- Amca nur topu gibi oğlunuz oldu! 
--- Ben sevinmiş ve müjdeleyenlere hediyeler vermiştim. Ancak, şimdi görüyorum ki, nur topu çocuğumuzun nuru gitmiş yalnız topu kalmış!
Bu cevap karşısında genç öylesine utanmış ki, kulaklarındaki küpeleri kulağından nasıl çıkardığını avucunda kanlardan anlamışlar..
Ey onbeşli onbeşli tokat yolları taşlı!
68 kuşağı, 80 kuşağı, 90 kuşağı ve şimdi kahraman bütün dünyayı şaşırtan 2000 yılların kuşağı da 15 Temmuz kuşağı oldu mu olmadı mı?
 Ne buyurdunuz?
Olsun farklılıklar zenginliklerimizdir mi diyeceğiz?


 

Bu yazı toplam 308 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.