Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kutlu Doğum Haftası

A+A-
“Kutlu Doğum” deyince her hâlde akla, Hz. Peygamber a.s.’ın doğumundan başka bir şey gelmiyordur. Gerçekte bahse konu olan da O’dur. Çünkü O’nun doğumu âlemler için bir rahmet olmuştur. Bu rahmet oluş insanlığın o günlere kadar yaşadığı ve içinde bulunduğu ortamın, hiç de insana yakışmayacak bir davranış olduğu göz önünde bulundurulursa böyle bir ifadenin ne kadar yerinde olduğu ortaya çıkar.
Hz. Peygamber a.s., Peygamber olarak gönderildiği toplumdan öyle bir toplum oluşturdu ki, bizzat o devirde yaşayan insanların ağızlarından duyulan anlatımlar, bugün bile insanı hayretler içerisinde bırakıyor.
İşte Hz. Peygamber a.s.’ın doğum gününü kutlamak, günümüzde, Müslümanlar için vazgeçilmez bir vazife olarak kabul edilmiş bulunmaktadır.
Aslında bugünü kutlamak, günümüzdeki insanların kendi doğum günlerini kutlamak gibi anlaşılmamalıdır. Çünkü bugün kişilerin kendilerinin veya birilerinin doğum günlerini kutlamaları bir yaş daha aldım veya aldın diye yapılan bir kutlamadır.
Hâlbuki Hz. Peygamber a.s.’ın doğum gününde yapılan kutlama O’nu anmak için değil, anlamak için yapılmaktadır. Bundan dolayı da her yıl bir konunun Müslümanların daha iyi ve doğru olarak anlamaları ve anladıklarına göre yaşamalarını temin etmek maksadıyla o konu ön plâna çıkarılmakta ve o anlatılmaktadır.
Şu husus dikkatimizi çekmektedir: Hazreti Peygamber a.s. hayatta iken O’na ve getirdiği dine inanan ve kendilerine bu sebeple de sahabe denilen ilk Müslümanlar, O’nun hayatının her safhasını son derecede bir dikkatle takip etmiş ve kendilerinden sonra gelen Müslümanlara anlatmışlardır. Fakat O’nun doğum günü hakkında kesin bir tarih belirleyip de nakledememişlerdir. Bu durum onların dikkatsizliklerinden değil, aksine konuya dinimizce önem verilmediğini, bundan dolayı da böyle bir güne özel bir önem vermek gerekmediğini bildiklerindendir.
Bilindiği gibi Hz. Peygamber a.s.’ın doğup yaşadığı yıllarda ve sonraki yıllarda da Müslümanların devam ettirdikleri takvim, kameri yani ayın dünya etrafında dönüşünden oluşan günler ve aylardan oluşan takvimdir. Hz. Peygamber a.s.’ın doğumu da bu takvime göre belirlenmiştir.
Ancak O’nun doğum günü ile ilgili olarak farklı nakiller bulunmaktadır. Bunlardan biri de O’nun Rabiu’l-evvel ayının 12. gecesinde doğduğu rivayetidir.
O gün de bugün kullanmakta olduğumuz Milâdî Takvime göre 20 Nisan’a tesadüf etmektedir. Bu sebeple bugün kutlamakta olduğumuz Hz. Peygamber a.s.’ın doğum günü, bu günü de içine alan bir hafta veya on gün boyunca devam etmektedir. Maksat sadece o günü kutlamak olmayıp O’nu anlamaya çalışmak olduğu için de bu günlerde O’ndan bahsedilmekte ve özellikle de günümüzde eksikliğini gördüğümüz ve aslında benimseyip uygulamamız gereken noktaları ve anekdotları gündeme getirmekteyiz. Daha doğrusu bu konuda bizi Diyanet İşleri Başkanlığımız uyarmakta ve o yılın konusunu belirlemektedir.
Belirlenen konu her ne ise o kutlama günleri boyunca gerçekleştirilen etkinliklerle gündeme getirilmekte ve konunun herkes tarafından bilinip öğrenilerek uygulanmasının sağlanması hedeflenmektedir.
Bize düşen görev ise unuttuğumuz, içinde yaşadığımız günlerin bizi içine çektiği olayların esiri olmuşçasına yaşadığımız bu günlerde kendimize gelerek kontrol etmemiz ve yanlışımızı düzeltmek ve unuttuklarımızı hatırlayarak uygulamaya koyabilmemizdir.
 
Bu yazı toplam 105 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.