1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Kutlu Doğum Ve Turizm
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Kutlu Doğum Ve Turizm

A+A-
Bu günlerde iki önemli konuyu konuşuyoruz. Biraz siyasetten uzak bir yazı yazmak istiyorum. İki önemli konudan birincisi Yüce Peygamberimizin doğum günü, yani kutlu doğum haftası, diğeri ise Türkiye için çok önemli olan ve bacasız fabrika diye adlandırılan Turizm haftası…
Ben önce Kutlu doğu haftasından başlamak istiyorum.
Mîlâdın 571, Rebîülevel ayının 12.gecesi, yani Nisan ayının 20.günü Mekke ufukları ağarırken, dünya O’nun doğumulu ile kurtuluşa adım atıyordu. Peygamber Efendimiz, Hz.Muhammed (S.A.V) dünyayı şereflendirdi. O'nun doğduğu sabah, âlem başka bir âlem oldu, cihan nurla doldu. Zirâ O'nun teşrifleri sıradan bir hâdise değildi. Bütün peygamberlerin geleceğini müjdelediği , insanlığın kurtuluş yolunda beklediği bir peygamberdi O.. Bu yüzden, geceler içinde benzeri yoktur. Kâinâtın en azametli hâdisesi bu gece meydana gelmiştir.
Peygamber Efendimiz'in babası Abdullah, az zaman önce vefat etmiş olduğundan, annesi Hz.Âmine hiç zahmet çekmeden dünyaya getirdiği bu nur topu çocuğu, dedesi Abdulmuttalib'e müjdeleyince, bahtiyar dede torununun doğumuna pek sevindi. Hemen bir ziyafet vererek O'na isim koydu.
Kureyş kabilesi büyükleri; "Bu ziyafete sebep olan çocuğa ne isim koydun?" diye sorduklarında,

Abdulmuttalib; "Muhammed ismini verdim." dedi.

Onlar; "Ecdadında olmayan bu ismi vermekten muradın nedir?" diye sorunca,

Abdulmuttalib; "Umarım ki O'nu yerde halk, ulvîlikler âleminde Hakk pek çok övecek" diye cevap verdi.

Peygamber Efendimizin doğduğu gece dünyada fevkalâde hâdiseler oldu. Şöyle ki:

O devrin en büyük devleti Kisrâ'nın sarayında, mimarların mühendislerin yıkılmaz diye rapor verdiği ondört sütun çöktü.Sâvâ gölü kurudu.Mecusilerin uzun müddetten beri sönmeden yakıp tapındıkları ateşgedeleri söndü.Müşriklerin Kâbe üzerine koymuş oldukları putlar devrilip kırıldı. Onların, hâşâ, ALLAH diye tapındıkları putları küp kırığına dönmüştü.

Bütün bunlar çok mühim bir şeye işaretti.. Çünkü Hak gelmiş, bâtıl zâil olmuştu. Hakkı telkin ve tebliğ edecek olan Kainatın Efendisi, Peygamberler Peygamberi, Fahri âlem, Muhammed'ül Mustafa (S.A.V.) doğmuştu.
İşte bu günlerde bizler, O’nun ümmeti olma bahtiyarlığı ile yine O’nun doğum gününü kutluyoruz. Ne mutlu İslam olanlara, ne mutlu O’na ümmet olanlara…
+++ +++
Bir başka kutladığımız konu ise Turizm Haftası…
Bugün Dünya’da birçok ülke, kendi ülkelerinin bütçe açıklarının büyük bölümünü Turizm gelirleri ile karşılamaktadır. Türkiye’miz doğa, güneş, tarih, deniz ile adeta bir turizm cennetidir. Bunu çok iyi kullanmamamız lazım. Akdeniz ülkeleri arasında İspanya, Yunanistan, İtalya bu sektörden büyük paralar kazanıp, milli kalkınma adına bu paraları harcamaktadır. Türkiye’mizde son dönemlerde turizm gelirlerini artırarak ilerlemektedir.
Turizm ve turist iki şeye önem vermektedir.
Öncelikle temizlik ve güven çok önemlidir. Turiste” yolunacak kaz” gözü ile bakmamalıyız. Konaklama yerleri yeterli olmalıdır. Turizm rehberi yeterli olmalıdır. Bunu yaptığımız zaman yukarıda da belirttiğim gibi, Türkiye dünyanın en büyük turizm ülkesi olabilir.
Konya’mız bu ülke içinde tarihi ile, mistik yapısı ile, Hz. Mevlana’sı ile ve çevresindeki tarihi dokularıyla tam bir turizm kentidir. Ancak bu günlerde kentimiz içinde belediyenin yaptığı, belki gelecekte rahat olabileceğimiz çalışmalar sanki turizmi geçici olarak baltalar gibi görünmektedir. Trafik kent merkezini çekmemektedir. Alâeddin çevresi ve Mevlana civarı yıllardır bir türlü istenilen düzeye getirilememiştir. Alâeddin’deki tarihi doku aslına uygun restore edilememiştir. Burada belirtmek isterim ki, Konya geçmişten günümüze temiz kent olarak bilinir. Ne yazık ki, birçok yerde belediyeler yeterli temizlik hizmeti veremiyor. Belediyeler asli görevleri dışında, konser, konut, konferans gibi halkı uyutacak işlerle meşgul. Daha henüz havalar yeni ısınmaya başladı ve okulların kapanmasıyla birlikte iç ve dış turizm daha da canlanacak. Şehir içindeki bu çalışmaların ve kargaşanın kısa sürede bitirilmesi gerekir. Belediyeler bu tedbiri dünden almalıdır. Böylelikle dışarıdan ve içeriden gelen turist daha rahat hareket etmeli ve turisti bir gün bile olsa şehirde kalıcı yapmalıyız. Burada görev başta belediyelere düşmektedir.
 
Bu yazı toplam 44 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.