Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu
Yazarın Tüm Yazıları >

Kutu'l Amare

A+A-
Arslanlarım, Cenab-ı Hakk’ın biz Türklere ihsan ettiği en büyük mükâfat günü (Kut Bayramı), bugün Türklere şan, İngilizlere kara meydan olan şu neticedir. Kızgın toprakların güneşli havasında, şehitlerimizin ruhları şâd ve handan uçuşuyorlar. Hepinizin pâk alınlarınızdan öperek, hepinizi tebrik ederim.
Bize 200 yıldan beri tarihimizde okunmayan bir vakayı kaydettiren Allah’a, hamd ve şükürler olsun. Allah’ın azametine bakınız ki 1500 senelik İngiliz tarihine böyle bir vakayı, ilk defa sizin süngülerinizle yazdırdı.
Ordum, gerek Kut karşısında, gerekse Kut’u kurtarmak isteyenler karşısında, 300’den fazla zabiti ile 10,000 erini şehit veya yaralı verdi.
Buna karşılık İngiliz ordusundan 5 general, 481 subay, 13.300 er esir aldı. Teslim aldığımız İngiliz ordusunu kurtarmaya gelenlere 30.000 zayiat verdirerek cihanı hayrete düşürdü. İleride tarih de bu vakayı yazmakta zorlanacaktır.
Türk sebatının, İngiliz inadını kırdığı bu harpte, birinci vaka Çanakkale’de, ikinci vaka da burada geçti.
Bu güne ‘’Kut Bayramı’’ adını veriyorum. Ordumun her ferdi, her yıl bu günü kutlarken, şehitlerimize ‘’Yâsin’’ler, ‘’Tebâreke’’ler, ‘’Fatiha’’lar okunsun…

Altıncı Ordu Kumandan Vekili

Miralay Halil (1882-1957)
Tarihimizle ilgili okuduğum en güzel cümlelerden.
Fatih, Yavuz, kanuni döneminde galip gelebilirsiniz, zafer kazanabilirsiniz. Bu normal karşılanır. Ama 1916 yılında yukarıdaki gibi bir zaferi kıt imkanlarla KUT'ta kazanırsanız bu çok daha anlamlı ve muhteşemdir.
Burada başta komutan HALİL PAŞA olmak üzere o savaşa katılan şehit ve gazi olan tüm askerlerimize Rabbimizden rahmet diliyorum.Tabi ki Ali İhsan Sabis, Süleyman Askeri ve
Sakallı Nureddin Paşalarımızı da unutmadık.

Bir zaferimizden haberdar olmak için 100. yılını beklemek garip olsa gerek.
Bir zafer düşünün 1916 yılında tarihinizin en şanlı zaferlerinden birini kazanıyorsunuz hem de İngilizler karşı. Yenilmeyen mağrur İngiliz ordusunu 13 300 askeriyle, 481 subayıyla ve de 5 generaliyle esir alıyorsunuz. 30 000 zayiat verdiriyorsunuz. Ordunun komutanı o günü bayram ilan ediyor. Bazı aksamalar olmakla beraber 1952 yılına kadar bayram olarak kutluyorsunuz. O yıldan sonra bir daha bayram olarak kutlamıyorsunuz. Daha garibi tarih kitaplarında yer almıyor. Unutulmuşluğa terk ediyorsunuz.
Tarihi seven biri olarak bu muhteşem zaferimizden 100. yılında haberdar olmam hayretamiz bir durum olsa gerek.
Resmi tarihte olmadığı gibi gayri resmi tarih yazılarında da yerini alamayan bir zafer.
Nasıl bir el müdahele etti de bu zaferimiz gündemimizden çıkarıldı?
Nato'ya girmeyle bir bağlantısı var mı?
Neye şükrediyorum biliyor musunuz?
Allah'tan bu cephedeki komutanlarımız Alman değildi. Kendi paşalarımızdı. Yoksa bu cephede hem savaş kazanamaz hem de çok daha büyük miktarda şehid verirdik böyle bir zaferimiz de olmazdı.
Bu cümleyi yazdıktan sonra internetten "Kut'ül amare ile ilgili bir yazıyı okudum ve şu bilgiyle karşılaştım. "19 Nisan 1916 tarihinde Bağdat'taki karargahında tifüsten ölen Mareşal Colmar Freiherr von der Goltz Paşa'nın yerine 6. Ordu komutanlığına atanan Halil Paşa, 29 Nisan'da General Charles Townshend komutasındaki İngiliz ordularını teslim aldı.

Yine verilmiş sadakamız varmış. Alman general savaşta başımızda değilmiş. Çünkü Çanakkale savaşında Alman komutanın 15 000 askerimizi süngü hücumuyla uyarılmasına rağmen nasıl yok ettirdiğini biliyordum.
İngiliz tarihçisi James Morris, Kut’un kaybını kitabında “Britanya askeri tarihindeki en aşağılık şartlı teslimi” olarak zikrediyor.
Bazı İngiliz tarihçileri bu olayı “1842’deki Kabil bozgunundan beri İngiliz ordusunun yaşadığı en aşağılayıcı hezimet” olarak değerlendirdiler.

KUTU'L  AMARE NEREDE?
Kut (Arapça: تكو), Irak'ın doğu kesiminde, Dicle Nehri kıyısında Vasit ilinin merkezi kent. 1960'a kadar tüm il bu isimle anılırken bu tarihten sonra Vasıt adını almıştır.
Kut'ül Amare zaferinin 100. yılı bizim bu zaferi öğrenmemize ve gündemimize girmesine vesile oldu. Bu zaferi daha iyi öğrenecek ve çocuklarımıza öğreteceğiz.
Müteşekkiriz aziz komutanlarımıza, şehidlerimize ve gazilerimize.
Muhabbetlerimle

KEMAL SAYAR'DAN GÜZEL SÖZLER
- Mahremiyet, kişi olmanın özüdür.
- İnsan olmak, ötekinin ıstırabıyla hemhal olmakla başlar.
- Kelimeler bizi umuda tutunmaya çağırır, yeni tahayyül biçimlerine, bir konuşma ahlakına çağırır.
- İyiler dünyanın gizli soylularıdır.
- Kelimeler ruha dokunur, kelimeler ruhu kanatlandırır.
- Maç sırasında herkesin ıslıkladığı hakemi, alkışlamaya cesaret edemeyiz.
- Affetmek geçmişi değiştirmez ama geleceği genişletir. Geçmişin parmaklıklarının ardına takılıp kalmak yerine geleceğe hamle etmeni sağlar.
- Niceliği çoğaltacağına niteliği yoğunlaştır. 
- Unutmak insanın hayatından bilgece bir ders çıkarmasının önüne geçer, onun hayatını rastgele bir araya gelmiş yaşantılar yumağından ibaret kılar.
 
 
 
Bu yazı toplam 155 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.