1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. Kûtu’l Amare’yi Bilenler Parmak Kaldırsın
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Kûtu’l Amare’yi Bilenler Parmak Kaldırsın

A+A-
Bu sene 100. yılını kutladığımız Kûtu’l Amare Zaferi’ni, Tv Net’te yayınlanan “Derin Tarih” adlı programın Konya’dan yayınlanması nedeni ile canlı canlı takip etme fırsatımız oldu. Geçtiğimiz haftasonu Meram Belediyesi tarafından organize edilen programda Yavuz Bahadıroğlu ve Mustafa Armağan yaklaşık iki saat boyunca izleyicileri ile birlikte oldu ve programın ardından kitaplarını imzaladılar.
Bu arada salonun girişinde izleyicilere dağıtılan ve Prof. Dr. Caner Arabacı tarafından hazırlanan 48 sayfalık tabloid dergi oldukça beğenildi. Yavuz Bahadıroğlu canlı yayında birkaç sefer bu çalışmadan dolayı emeği geçenleri tebrik etti.
Kûtu’l Amare’nin yakın geçmişe kadar kutlandığını, ancak İngilizlerin ricası üzerine İsmet İnönü tarafından kutlamaların kaldırıldığını öğrendik.
Programın ilerleyen dakikalarında söylenenler kan donduran cinstendi. Kut savaşında askerlerimizin yokluk içerisinde nasıl zafere koştuğunu soluksuz izledik.
Osmanlı’nın son zaferi olan Kut’ta 13 general, 481 subay ve 13300 erin koşulsuz teslim olduğu ve bu durumun İngilizlerin tarihindeki kara lekelerden biri olduğunu öğrendik.
Kut Kahramanı Halil Paşa’ya İngilizler tarafından önce 1 milyon sterlin rüşvet teklif edildiğini, kabul görmeyince miktarın 2 milyon sterline çıkarıldığını öğrendik. Yokluk içerisinde mücadele eden atalarımızın bu rüşvete nasıl tokat gibi cevap verdiklerini dinledik.
İtiraf etmek gerekirse Kûtu’l Amare Zaferi’ni arada sırada duysakta hiç araştırma gereği hissetmedik ya da zamanımız olmadı. Bu yüzden suçluluk hissine de kapıldık. “Geçmişimizdeki en önemli zaferlerimizden birisi nasıl olur da tarih kitaplarında yer almaz?” diye düşünürken Yavuz Bahadıroğlu ve Mustafa Armağan bu konuda da birkaç cümle ediyorlar elbet. “Kut'ül Amare zaferi Amerikalıların elinde olsaydı bugüne kadar 40 filme konu ederlerdi. Kültür Bakanlığımızın bu konulara yatırım yapması gerekiyor” sözleri salonda bulunanlar tarafından uzun süre alkışlandı. Zira Amerikalıların hüsran yaşadıkları Vietnam ile ilgili birçok sahte kahramanı beyaz perdelerde tüm dünyaya izlettiğini unutmadık.
Yokluk içerisinde kazanılan bu zaferin en çarpıcı anılarından birisi de esir alınan İngilizlerin depolarından çıkan diş macunlarını hayatında ilk kez gören askerlerimizin yiyecek zannederek tadına bakması. Osmanlı’nın karşısında savaşan İngiliz askerleri her gün dişlerini fırçalayacak macunu bulurken, bizim askerlerimiz o diş macununu yiyecek kadar yokluk içerisinde zafere koşuyorlar. Burada Yavuz Bahadıroğlu’nun bitirici cümlesi ile salon alkışa boğuluyor: “Zafer varlıkla kazanılmaz, yürekle kazanılır ve o yürek bizde var. Tarihi imkânsızlığa teslim olmayan insanlar yazar.”
Bu programda ilginç bir şey daha öğrendik. Çanakkale Zaferi’mize ait olduğu anlatılan ve içerisinde buğday çorbası ile üzüm hoşafının geçtiği, arada bazı öğünlerin hiçbir yiyecek verilmediği listenin aslında Kut Savaşı’na ait olduğu anlatıldı. Çanakkale Zaferi de yokluk içerisinde gerçekleşti ancak, lojistik destek açısından Kut bölgesindeki askerlerimizin durumu daha kritikti.
Yavuz Bahadıroğlu ve Mustafa Armağan son sözlerinde zülfü yare dokunmadan geçmediler. Bizim de altına imzamızı attığımız son cümleler şu şekildeydi: “İçinde Atatürk geçmeyen hiçbir şeyi bu millete hatırlatmıyorlar. Çanakkale ve Kut zaferi Milli Mücadelenin yolunu açan zaferlerdir. Eğer Mustafa Kemal’in gölgesi Kûtu’l Amare’den geçseydi şu anda hepimiz bu zaferi ezberlemiş olurduk.”
Ne dersiniz doğruluk payı yok mu?

Halil Kut Paşa’nın zafer günü olan 29 Nisan 1916 yılında 6. Orduya yayınladığı mesaj

Arslanlar!..
- Bugün Türkler'e şerefü şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın müşemmes semasında sühedamızın ruhları şadü handan pervaz ederken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum.
- Bize ikiyüz seneden beri tarihimizde okunmayan bir vakayı kaydettiren Cenab-ı Allah'a hamdü şükür eylerim. Allah'ın azametine bakınız ki, binbeşyüz senelik İngiliz Devleti'nin tarihine bu vakayı ilk defa yazdıran Türk süngüsü oldu. İki senedir devam eden Cihan harbi böyle parlak bir vaka daha göstermemiştir.
- İşte Türk sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci vakayı Çanakkale'de, ikinci vakayı burada görüyoruz.
- Bugüne KUT BAYRAMI namını veriyorum. Ordumun her ferdi, her sene bu günü tesit ederken şehitlerimize yasinler, tebarekeler, fatihalar okusunlar. Sühedamız, hayatı ulviyatta, semevatta kızıl kanlarla uçuşurken, gazilerimiz de gelecekteki zaferlerimize gözcü olsunlar."
Mirliva Halil
Altıncı Ordu Komutanı
29 Nisan 1916- Bağdat

Sonuç olarak; Kutü'l-Ammare Muharebesi; Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Ordusu'nun zor şartlar ve imkansızlıklar içerisinde, Çanakkale'den sonra İngilizlere karşı kazandığı ve bir tümeni bütün personeli ile birlikte esir aldığı eşsiz bir zaferdir. 
Bu yazı toplam 93 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.