1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Kut’ül Amera
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Kut’ül Amera

A+A-
Doğrusunu söylerseniz bu başlık ve ifade bana da yabancı geldi. Duyduğum, bildiğim bir  durum değildir.
Hani bir söz vardır:
“ Tarih yalan söylemez, tarihi yazanlar yalan yazar”
Gazetemiz imtiyaz sahibi Yusuf Gürbüz bu konuda bana yukarıdaki başlıkla ilgili bir araştırma yapması istedi ve bazı veriler, resimler verdi.
Kut’ül Amera ,bilmediğimiz,duymadığımız ve tarihin tozlu rafları arasında sıkışıp kalan, ancak Türk tarihinin şanlı zaferlerinden bir savaşın adı.
Şimdi sıkı durun bu savaş nerede yapılmış,
Kimlerle yapılmış bunu alıntılarla ve araştırmalarımla sizlere aktarmaya çalışacağım. Bilenler elbette vardır ama, bilmeyenlerin çoğunlukta olduğunu düşünüyorum. Türk tarihinin birçok gizli kalmış olayları ve zaferleri yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor.
Büyük zafer Kut'ül Amâre 100. yılında
Kut'ül amâre tarih kitaplarının üstünde durmadığı ama İngilizleri perişan ettiğimiz büyük bir zaferdir. Nasıl mı ?

Tarihi kaynaklara göre Kut'ül amâre Zaferi
, Birinci Dünya Savaşı'nda kazandığımız en önemli zaferlerden birisidir. Çanakkale Savaşı'nın gölgesinde kalsa da İngilizlerin prestijini hiç beklemedikleri şekilde sarsmış, General Charles Townshend dahil çok sayıda yüksek rütbeli İngiliz subayı esir düşmüş, Irak cephesinin her iki taraf açısından öneminin daha da artmasına neden olmuş. Ne yazık ki, Osmanlı Ordusu bu zaferle ele geçirdiği inisiyatifi , ilerleyen aylardaki hatalı kararlarla devam ettirememiş, bir yıl sonra İngilizler karşısında ağır yenilgilere uğrayarak Bağdat'ı ve sonraki dönemde de tüm Irak'ı terk etmek zorunda kalmıştır. Uygarlıklar beşiği Mezopotamya'daki dörtyüz yıllık Osmanlı egemenliği böylelikle sona eriyordu. Bölgenin günümüzde bile istikrarlı bir yönetime kavuşamadığının altını da böylece çizmek gerekiyor.
29 Nisan 1916...Türkiye'nin NATO'ya üye olduğu 1952 yılına kadar, bu tarih Silahlı kuvvetlerde 'KUT bayramı' olarak kutlanmaktaymış . Çünkü bu tarihte Irak /Kutül Amare'de Halil paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri İngilizleri perişan etmiş ve Çanakkale zaferinin hemen ardından kazanılan bu zaferle düşmana büyük bir darbe daha vurulmuş. İngiliz ordusunun generali Towshend dahil 13 bin İngiliz askerinin esir alındığı ve onbinlercesinin öldürüldüğü bu bayramın bugün yıl dönümü.
Tarih 29 Nisan 1916'dır. Unutulan bugün tıpkı Çanakkale gibi diline, ırkına, memleketine bakılmaksızın Müslüman Osmanlı Ordusunun Irak'ın Kut bölgesinde İngilizlere karşı kazandığı büyük bir zaferidir.
 
10 Mart 1916 günü zor durumda bulunan İngiliz birliklerine, Halil Paşa, tarafından teslim olma önerisi verildi. İngilizler buna olumlu cevap vermedi. İngilizler 6 Nisan günü büyük bir saldırıya geçerek yarma harekâtına giriştiler, ancak başarılı olamadılar ve çok büyük kayıplar verdiler.
22 Nisan günü İngiliz birlikleri General Tawshend komutasında 5 bin kişilik bir birlikle hücuma geçtiler. Bundan da sonuç alamadılar. 3 bin ölü vererek geri çekildiler. Arada Hali Paşa'ya rüşvet teklif ederek kuşatmanın kaldırılmasını istediler.
Hali Paşa da bu tarihî teklife şu anlamlı cevabı verdi: "Baltacı devirleri geride kaldı!"
Bu zafer Avrupa'yı tam manasıyla şok etti. Bütün gazeteler Osmanlının zaferini yazmak zorunda kalırken, İngilizler için de "Çanakkale'den sonra en büyük hezimete uğradı" değerlendirmesini yaptılar.
Bir süre sonra buradaki Osmanlı birlikleri, Almanya'nın etkisiyle, İran cephesine gönderildi ve zayıf kalan bu cepheye İngilizler 1917 yılı başında büyük kuvvetler yığarak bekledikleri güce ulaştı ve 11 Mart 1917'de Bağdat'ı geri aldılar. Daha sonra da Musul'a doğru ilerlediler. Petrol yatakları Musul'u, Müslüman Osmanlının direnişi karşısında alamadılar.
Ancak bu zaferlerin bu direnişlerin seyri Mondros Mütarekesi'yle değişti. Mondros Mütarekesi'nden üç gün sonra Irak ve İran Cephelerinde savunulan Müslüman toprakları işgal edildiler.
Bugün Türkler'e şerefü şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın müşemmes semasında sühedamızın ruhları şadü handan pervaz ederken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum.
- Bize ikiyüz seneden beri tarihimizde okunmayan bir vakayı kaydettiren Cenab-ı Allah'a hamdü şükür eylerim. Allah'ın azametine bakınız ki, binbeşyüz senelik İngiliz Devleti'nin tarihine bu vakayı ilk defa yazdıran Türk süngüsü oldu. İki senedir devam eden Cihan harbi böyle parlak bir vaka daha göstermemiştir.- İşte Türk sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci vakayı Çanakkale'de, ikinci vakayı burada görüyoruz.Sonuç olarak; Kutü'l-Ammare Muharebesi; Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Ordusu'nun zor şartlar ve imkansızlıklar içerisinde, Çanakkale'den sonra İngilizlere karşı kazandığı ve bir tümeni bütün personeli ile birlikte esir aldığı eşsiz bir zaferdir.
İngiliz birlikleri ile müttefiklerinin kuşatılmasıyla başladı. Kasabanın Osmanlı Ordusu tarafından ele geçirilmesi ve 13 bin İngiliz askerinin tamamının esir alınmasıyla da bitti.Kut-ül Amare Zaferi, Türkiye'de 1952 yılına kadar Kut Bayramı olarak kutlanmaya devam etti. Ancak Türkiye'nin NATO'ya üye olmasının ardından İngilizler, bayramın kaldırılması için baskı yaptılar. Baskılar üzerine de Türkiye, bayram kutlamasına son verdi. İngilizlerin baskısı o kadar yoğundu ki Kut-ül Amare zaferi ve Kut Bayramı'na yönelik tarihi bilgiler, okullardaki tarih kitaplarından bile silindi. Unutturulmak istendi. Neticede maalesef unutuldu. Biz gazeteme olarak bu büyük Türk ve Müslüman zaferini hatırlattık.29 Nisan 1916 Townshend birlikleri diğer 13 general, 481 subay ve 13.300 er ile birlikte Osmanlı Kuvvetleri'ne teslim oldu. Kuşatmada, İngiliz kuvvetleri ve müttefikleri 23.000 ölü ve yaralı, Osmanlı kuvvetleri 10.000 şehit ve yaralı vermiş, 13.100 (bazı kaynaklara göre 18.000) İngiliz askeri esir alınmıştır.
Bu yazı toplam 358 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.