1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. KUZEY KORE’NİN FENDİ!..
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

KUZEY KORE’NİN FENDİ!..

A+A-

Geçtiğimiz hafta başlayan dünyanın sıcak gündemlerinden biri olan ABD ile Kuzey Kore arasında ki gerilime dair görüşlerimiz buradan paylaşmak istedim. Bu iki ülke arasında ki gerilim aslında yeni değil. Çok eskilere dayanıyor. Fakat şu an ki görüşlere baktığımız zaman iki ülkenin de başında tabiri caizse iki deli oturuyor. Bu iki deliden birinin yapacağı delilikle bölge bir anda ateş çemberi içerisinde kalabilir mi? Son günlerde uzmanların üzerinde yoğunlaştığı konu bu olduğu için yorumlar da daha ihtiyatlı bir davranış sergileniyor. Peki, bu iki ülkenin tutuşması durumunda dünyayı ne gibi gelişmeler bekliyor? Bu sorunun cevabını bulmak için biraz tarih bilgimizi yoklamak ve üzerine yeni görüşler bina etmek zannımca daha doğru olacaktır. Konuyu daha dikkat çekici kılan geçek te şudur: Bu iki ülkenin de nükleer füzeleri bulunuyor. Gelecekte çıkması muhtemel nükleer bir kalkışmanın dünyanın başına Allah korusun ne gibi bir bela açabileceğini birçok uzman gayet iyi bilir. 1945 yılında Amerika’nın hakkından gelemediği Japonya’nın Hiroşima kentine karşı kalleşçe kullandığı atom bombası, aradan bunca yıl geçmesine rağmen halen etkisini sürdürmektedir. Dünyanın yeni bir atom savaşını kaldırması ihtimali uzak ihtimal gibi görünse de ne olacağı belli olmaz. Olası bir durumda bunun anlamı dünyayı yüzlerce yıl kaos içine çekecek olan yeni bir karanlık yüzyılın başlamasının önü açılacaktır.

Peki, Kim’in niçin ABD’yi direk karşısına alacak böylesi bir tehdide karşı azimli olmasının temelinde yatan etkenler ne olabilir?

Bu konuyu biraz araştırdım. Zaten bu konuyu uzun zamandır oldukça merak ediyordum. Kuzey Kore’nin bulduğu her fırsatta ABD’ye karşı bu denli kin yüklü olmasının altında yatan etkenleri bilmek gerekiyor.

Kuzey Kore ile ABD arasındaki gerilim yukarıda kısaca değindiğim gibi yeni değil. 1950'de komünist Kuzey'in Güney'i işgal etmesiyle başlayan savaş tamı tamına üç yıl sürmüştü. ABD, o savaşta Güney Kore’nin müttefikiydi. Ardından geçen yıllarda Washington-Pyongyang arasındaki gerilim dalgalı bir seyir izledi.

İşte bu gerilim dalgası aradan geçen onca zamana rağmen Kuzey Kore'nin son dönemlerde sıkça şahit olduğumuz kıtalararası balistik füzeler denemesi ise gerginliği artırmaya yönelik yolda süreç başlattı.

Pyongyang yönetimi son olarak nükleer programlarına engel olmak için Birleşmiş Milletler tarafından getirilen yaptırımlara, "binlerce misli" yanıt vereceği tehdidinde bulundu.

Bunun üzerine ABD Başkanı Donald Trump Kuzey Kore'nin tehditlere devam etmesi halinde, "dünyanın daha önce görmediği bir öfke ve ateş" ile yanıt verileceğini ifade ederek gerilimi daha da tırmandırdı.

Bu arada kuyruğunu dik tutmaya çalışan iki ülkenin başkanları da gerilimi tırmandırmayı sürdürecek gibi gözüküyor.

Gerçi sonradan Kuzey Kore aldığı bekleme kararıyla, Amerikanperver’lerin diline doladığı Kuzey Kore tırstığı için geri adım attı masallarına inanmak güçtür. Unutmayalım ki savaş, devasa bombalarla, dünya da ki itibarla kazanılmıyor. Savaş, inançla, azimle veya kararlılıkla kazanılıyor. Amerikan uzun yıllar önce yaşadığı Vietnam hezimeti de bu şekilde ortaya çıkmıştı.

Kuzey Kore, bugüne kadar dünya devletleriyle içli dışlı olmuş bir ülke değildir. Ama orada yaşayan insanların zihinlerine kazınan vatanı uğruna gözünü kırpmadan ölme baskısı işte böylesi bir kalkışmada başrol oynayabilir. Bunun için diyorum ki Amerika’nın süper güç olması gibi sadece maddiyata dayalı ama altı fos, sadece maddi güce dayalı, heyecan ve kararlılığın olmadığı bir yapı durumundadır. İnsanoğlunun uzun yıllardır büyük bir kin ve nefretle takip ettiği Amerikan toplumunu günü geldiğinde güç birliği ile bertaraf edebilecek seviyelere ulaşacaktır.

Bundan 76 yıl önce Japonya 8 Aralık 1941'den beri ABD ve müttefikleri ile savaştaydı. 26 Temmuz 1945 günü, ABD Başkanı Truman, Japonya’nın koşulsuz teslim olmasını isteyen Potsdam Deklarasyonu’nu yayınlamıştı. Hiroşima’ya atom bombası atılmadan iki hafta önce, New Mexico Alamogordo’da ABD, atom bombasının ilk denemesini yapmıştı. Japonya ültimatomu reddedince, Truman nükleer saldırı emrini verdi. 6 Ağustos 1945'te yerel saatle 08.15’de Amerika Birleşik Devletleri "Enola Gay" adlı bir B-29 bombardıman uçağından bıraktığı little boy (küçük çocuk) isimli atom bombasıyla ilk anda 70 bin kişilik büyük katliamı gerçekleştirdi. Sonrasında radyasyon hastalıkları sebebiyle ölenlerle birlikte bu sayı 90 bini geçti. Bundan amaç Japonların direniş gücünü kırmak, böylece savaşı sonlandırmaktır.

Kısacası Amerika kol gücüyle yenemediği Japonya’yı kalleşçe bir taktikle sindirmek suretiyle üstesinden gelemediği bir harpten sıyrılmıştı. Bu her ne kadar Amerika’nın zaferi gibi lanse edilmeye çalışılsa da gerçekte durum bambaşkadır. Yüzbinlerce Amerikan askeriyle başaramadıklarını bir atom bombasıyla çözebildiler.

Kuzey Kore ile restleşmesinin ardında da temel etken, sahip olduğu büyük silah gücü ve kendisini her hâlükârda alkışlayacak başta Arap ülke meliklerinin varlığıdır. Ama unutmayalım. Olası bir savaş çıkarsa Amerika’nın şansı Kuzey Kore’den daha yüksek değildir.        

 

Bu yazı toplam 417 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.