1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Laiklik Elden Mi Gidiyor, Hayır
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Laiklik Elden Mi Gidiyor, Hayır

A+A-
Cumhuriyet öncesinde İslam Türk Milliyetçiliği ile birleştirilince, ibadet dilinin Türkçeleştirilmesi girişimleri de başlatılmıştı. Fakat savaşlar sırasında bu girişimler sonuç vermemişti. Çünkü din görevlileri de cephelere gitmek zorunda kalmış, din hizmetlerinde gerileme olmuştu. Mustafa Kemal (Atatürk) halkı Arapça'nın eski zihniyete bağlayan tesirlerinden kurtarmak istiyordu. Bu amaçla ibadet dilinin Türkçeleştirilmesi ile ilgilendi. Memleketin % 80'i henüz köylü idi ve köy imamlarının belki %75'i okumayı zor biliyordu. Onlar halkı inkılaplara karşı olumsuz etkileyebiliyorlardı. Din Devlet işlerine karıştırılmıyordu, fakat Devlet dinişlerine kısmen de olsa karışabiliyordu. Namazda okunan sure ve duaların Türkçeleşmesi için girişimlerde bulunuldu, ezanın Türkçe okunmasında ise ısrar edildi. Ezanı Arapça okuyanların cezalandırılacağı hakkında kanun çıkarıldı, fakat başarılı olunamadı. Laiklik tek yanlı işletiliyor, devlet ibadetin diline karışıyor, şikayetleri ile tepkiler büyüdü. Çok partili döneme geçişten itibaren (1950) bu gibi yasaklayıcı kanunlar TBMM'de oy birliği ile kaldırıldı.(Bilgin:44)
"Din meseleleri bugün dünya milletlerinde olduğu gibi memleketimizde de dikkat çekici ve oyalayıcı bir nitelik kazanmıştır. Aslında din, tarihin her devresinde insanları meşgul etmiştir... Laiklik ilkesi Türk toplumu için bir hayat problemi olmuştur. Bugün memleketimizde İslam din eğitimi üzerinde ortak bir görüş yoktur. Görüşlerden birine göre din sosyal bir kurumdur, öğretiminin yapılması gerekir. Aydın din adamları yetiştirilmelidir. Fakat aydın din adamı, dinin bir inanç sistemi olduğu kadar bir siyasal sistem, bir hukuk ve yaşayış sistemi olduğunu da bilecektir. Bu adama, sen itikat ve ibadet işleri ile uğraş, öteki taraflarına kulak asma demek, ona siyasal bir müdahalede bulunmak olmayacak mıdır? Aksi halde ona, Cumhuriyetin yıktığı Halifeliği ve Din devletini telkin etmiş olmayacak mıyız? Yok sadece dinin özünü öğreteceksek mesele yoktur! .... Okullardaki din derslerinde Türkçe Kuran okutulmalı, camilerde ezan, namazı arda sure ve dualar Türkçe olmalıdır!" Tavsiyelerdeki çelişki açıkça görülmektedir. Bir yandan, İslam'ın bir siyasal sistem olduğu gizlensin diye, İmam Hatip okullarından Din devleti ile ilgili derslerin kaldırılması isteniyor; diğer yandan, Türkçe Kuran okutulması tavsiye ediliyor. Eğer İslam mutlak surette siyasal bir sistem ise, Kuran'ı Türkçe okuyan kimse bunu kaynağından öğrenmiş olmayacak mıdır? Dinin özünü okutmak nasıl olabilir, dinin özü nedir? Laiklik bütün dinler için, bir öze dönüş hareketi başlatmıştır ve dinler farklı rejimlerde de din olarak yaşamayı başarmışlardır. Acaba din sırf din olarak okutulsa yetmez mi? Bu konular üzerinde durulmamıştır. (ag.m.45)
Bugünkü duruma gelince; Türkiye’de laikliği koruma adına radikal tavır alınmasını isteyenlerle laiklik engelini aşmak isteyenler birbirlerine karşı oldukça serttirler. Taraflardan birinin söylemi şöyledir: 1923'Ierin ruhu artık kayboldu. Kaybolduğu için de şimdi her kafadan bir ses çıkıyor. Laiklik yıkılmak şeriat kurulmak mı isteniyor!" Bunun karşısındaki söylem ise şöyledir: ."Laikliğin bu memlekette dört başı mamur bir tatbikini maalesef görmedik. Fakat dinsizliğin, laiklik icabı olarak, her türlü müsamahayı ve hatta himayeyi gördüğünü inkar etmek insafsızlık olur!"(Bilgin:45) O halde çözüm Mevlana’nın deyimiyle cevap verelim.
Her gün bir yerden göçmek
Ne iyi

Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan
Akmak ne hoş

Dünleberaber
Gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım
Sonuç olarak Laiklik din hürriyetinin garantisidir ve böyle uygulanmalıdır. Devlet ve İslam yeni söylem biçimleri bulmak ve bunları yaygınlaştırmak zorundadır. İslam ile laiklik karşı karşıya getirilmemeli, bunlardan birini tercih etme zorunluluğu varmış havası yaratılmamalıdır. Devletler dinlerle ve mezheplerle diyalog içinde bulunabilirler ve dinler bu alanda ortak çalışmalar yapabilirler. Yeni yorumlar ve söylemler geliştirilebilirler.
Meclis Başkanımızın da ifadesi geçen yüzyıla göre değil modern devlet yapısına göre yeniden anlamlar yüklenmesi içeriğini ifade etmektedir. Eleştirmek ya da tartışmaktan kaçınılmaması daha iyi olur  
Bu yazı toplam 153 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.