1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Liderler Tv’de Bir Araya Gelse!
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Liderler Tv’de Bir Araya Gelse!

A+A-

Benim ve benim gibi hayatı yaşayanlar bilirler.

Seçim ve benzeri günlerde ve bir iki TV kanalının olduğu yıllarda parti liderleri TV programlarına çıkar, halka anlatmak istediklerini anlatır, bir birlerinin sorularına da halkın gözü önünde ve kulağı duyarak cevaplarlardı.

Referanduma her gün biraz daha yaklaşıyoruz.

Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan önceki gün yurt dışından gelirken bu konuda sorulan sorulara şöyle cevap verdi:
“ Referanduma gidiyoruz. Halkımızın büyük çoğunluğu niçin “EVET”, niçin “HAYIR” diyeceğini pek bilmiyor. Ben ve evet isteyen siyasilerle, “HAYIR” isteyen siyasiler bunu neden istediklerini halkımıza çok iyi anlatmalılar. Görüyorum ki, büyük oranda kararsızlar var”

O zaman ben buradan teklif ediyorum. Referandum’da “EVET “ siyasi liderler ile, “HAYIR “ isteyen liderler TV’ye çıkıp bunu anlatmaları gerekir. Kaldı ki, yukarıda anlattığım dönemlerdekinden bugün bu programları yapmak daha kolay olacaktır.

Ne yazı k ki, “EVET” isteyen MHP ise bırakınız böyle bir istekte bulunmayı, bildiğim kadarıyla miting bile yapmayacak görünüyor.

Türkiye;

" 12 Eylül 1980 Darbesi”nin üzerinden geçen 3 yılın sonrasında, askeri vesayetten arınmış 'demokratik bir Türkiye' için genel seçime gidiyordu.

Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in liderliğinde Türkiye, darbe sonrasındaki böylesine önemli bir seçime topu topu 3 partiyle giriyordu.

Askerlerin desteklediği Turgut Sunalp liderliğindeki Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP)

Eski bir bürokrat olan Necdet Calp'in liderliğindeki Halkçı Parti (HP)

Bir de; eski Başbakanlık Müsteşarı, Devlet Planlama teşkilatı Başkanlığı Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP)

Dediğim gibi yaşı müsait olanlar ve siyasete uzaktan, yakından ilgi duyanlar hatırlayacaklardır.

3 lider Özal, Sunalp ve Calp , o zaman tek televizyon kanalı olan TRT'de -askerlerin izniyle- "naklen yayına" çıkmışlardı.Şimdi böyle izin meselesi de yok.

O yayında;Vaatler kısmına gelindiğinde, Özal ortaya öyle bir fikir atmıştı ki, Boğaziçi Köprüsü'nün gelirlerini özelleştirmek isteyen Özal'a, Calp'in "Sattırmam efendim" sözleri ve tartışması hala akıllardadır.

Öyle ki; neredeyse bu tartışmanın sonucu sandığa yansımış, Türk halkı ilk kez Özal'ın "özelleştirme"si ile tanışmış ve seçmenin dikkatini çekmişti. Çünkü;seçmen bilmediği bir konuda aydınlanmıştı.

Tabi yine geçmişte, merhum Demirel ve merhum Erbakan, merhum Türkeş yada bu siyasi partilerin önde gelen isimleri de TV programlarında bir araya gelir, programlar sabaha kadar büyük ilgiyle izlenirdi.Seçim öncesi "açık oturum"lar bir gelenek oldu Türkiye'de.

Liderler;seçim öncesinde TRT'ye çıktıklarında adeta hayat kilitleniyordu.

Mesela;

1989 seçimi öncesinde merhum Süleyman Demirel'in, merhum Turgut Özal'ın ve merhum Erdal İnönü'nün katıldığı program da çok konuşulmuştu seçmen nezdinde.

1991'de; merhum Ecevit'in, merhum Erbakan'ın, merhum Demirel'in, Mesut Yılmaz'ın, Erdal İnönü'nün ve Doğu Perinçek'in katıldığı bu çok konuklu "açık oturum" da, Türk siyasetinin 80 sonrasında ilklerinden biriydi.

Sonraları hep sürdü bu gelenek.Hatırladığım kadarıyla;Türkiye'de bu tip bir "açık oturum" 1995 seçimleriyle birlikte tarih oldu.

Ali Kırca'nın sunduğu "Siyaset Meydanı"na DYP lideri Tansu Çiller, ANAP lideri Mesut Yılmaz ve MHP lideri Alpaslan Türkeş katıldılar.

Seçimden; merhum Erbakan’ın partisi olan Refah Partisi yüzde 21.4'le birinci çıktı.

Merhum Türkeş’in partisi MHP parlamento dışı kalırken, ANAP, DYP, DSP, CHP TBMM'ye girdi.

Sonrasında; koalisyon hükümeti , "Refahyol " kuruldu, Bu hükümet bir süre sonra ise Milli Güvenlik Kurulu'nca istifaya zorlandı.Böylece;

Türkiye'de bir gelenek olan ve liderlerin katılımıyla gerçekleştirilen "açık oturum"ları, Türk halkı yıllardır göremez oldu.O günden bu yana liderler bir araya gelemedi.Türkiye ekonomik krizli, buhranlı dönemlerden de geçti. Bu durumun da etkisi oldu liderlerin bir araya gelememesinde.

Bunu şunun için yazdım.Bir siyasi birikimi olduğunu bildiğim dostum söyledi.

"Keşke" dedi "Başbakan Binali Yıldırım ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli, SP lideri , bir-iki karşıt görüşlü ileri gelenler, içlerine bir iki akademisyen ve basın mensubunu kişilerin bir açık oturuma çıkabilseler de referandumda ne oyu vermemiz gerektiğini açıklasalar bizlere"

Hem böylece Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın söylediği gibi, kararsızlar biraz olsun bu konuşmalardan karar verecek duruma gelirler. Hem de millet neden “EVET”, neden “HAYIR” vereceğini bir nebzede olsa öğrenmiş olur. Ayrıca şehir mitinglerinde toplanan halktan TV’deki programların daha çok ilgi çekeceğini düşünmekteyim. Hem de öyle gecenin ilerleyen saatlerinde değil de, akşam saatlerinde bu” Açık oturum” yapılmalıdır.Bence Türkiye bu yayına kilitlenir, sokaklarda insan kalmazdı.

Siyasiler bu olgunluğu gösterebilseler.

Hem, nezaketleri ile toplumdaki gerginliği de almış olurlardı. Böylece belki “EVET” diyecekler, “HAYIR”A,” HAYIR” diyecekler de “EVET”e karar verebilirler.

 

 

Bu yazı toplam 393 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum