Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

LİG MAÇLARI BAŞLADI

A+A-

Yaz mevsimi başlayınca ara verilen lig maçları yeni sezonuna giriş yaptı. Tabii bu sebeple de pek çok konu gündemde tartışılır oldu. Artık bundan böyle başta oyuncuların kulüplerini değiştirmeleri ve kulüplerin yeni antrenörleri olmak üzere her bir takımın yeni sezonda ne yapabileceği konusu gündemi işgal edecek.  

         Spor yapmak insan için güzel bir şey. Bunu peşinen söylemeliyiz. Ancak bizde spor deyince akla başta futbol oyunları ve dolayısıyla takım tutma merakları gelmektedir. Spor futboldan ibaret olmadığı gibi, takım tutmak da futbol takımına bakarak onu seyretmek ve savunmaktan ibaret olmamalıdır.

         Özellikle de tutulan takımın başarısı veya başarısızlığı seyirci ve takım tutanlar açısından bakıldığında spordan beklenen netice olamaz. En azından tartışılan konu taraftarları ilgilendiren seviyede olmalıdır.   

         Takım tutmak ve sporla ilgilenmek hiçbir zaman kişiye spordan beklenen faydayı temin etmez. Bırakın faydayı, günümüzde takımlar arası rekabetlerin özellikle de seyirciler ve taraftarların birçok şeylerini kaybetmelerine sebep olduğunu görmekteyiz.

         Bu durum kendisini özellikle de futbol maçlarında göstermektedir.

         Gerçi spor, futbol oynamak ve yalnızca futbol takımları arasında yapılan maçlardan ibaret değildir. Fakat ne yazık ki, günümüzde spor deyince akla futbol takımları ve takımların taraftarları gelmektedir.

         Ben de lig maçlarının başlamasından söz ederken, zaten futbol maçlarının başlamasını dikkate alarak söze başladım. Çünkü sporun diğer dalları ne o dalda bulunanlardan ve ne de takımlar arasında yapılan müsabakalardan söz ettirecek kadar insanımızı ilgilendirmiyor.

         Maalesef bu durum da spordan beklenen neticeyi vermiyor. Aksine beklenmeyen neticelerin ortaya çıktığını görmekteyiz.

         Spor, yapan kimseler için vücutlarını tembellik ve ataletten uzak tutmalarına yaradığı gibi,  taraftarlara da terbiye ve nezaket kazandırması gerektiği halde, durumun tam aksine sürmekte olduğunu görmekteyiz.

         Nitekim geçen hafta yapılan süper kupa maçında kupayı alan Atiker Konya Spor kulübümüzün oynadığı final maçı hepimizi sevince boğdu. Fakat sergilenen sevinç hareketleri sevincin tadını kursağımızda bıraktı.

Sahaya atılan bıçak ve sonrasında gelen seyircisiz oynama cezaları böyle bir maçtan sonra olmamalıydı.

Spor da elde edilen başarılar sonrasında sergilenen sevinç gösterileri de mutlaka kendi kuralları içinde cereyan etmelidir. Sevinmenin bile bir sınırı olmalıdır. Aslına bakacak olursak gerçekte vardır da. Ancak ne yazık ki, alınan ceza sevincimizi kursağımızda bırakmıştır. Sevinç hüzne dönüşmüştür.

Bu arada şu hususu da es geçmemek gerekir. Çünkü Futbol sezonunun açılışı bir başka olumsuzluğu da beraberinde getirmiştir. Yabancı oyunculardan oluşan Türk futbol takımları.

Takımlarımızın neredeyse tamamı yabancılardan oluşmaktadır. Başlayan lig maşında sahaya çıkan Galatasaray formasını giymiş takımda, tam dokuz futbolcu yabancı.

Bu şu demektir: Biz sporu futbol oyununa indirgediğimiz gibi, futbolu da yabancıları seyretmek için benimsemiş durumdayız.

Spor bizim neyimize, futbol bizim neyimize? Veririz parayı oynatırız yabancıyı. Tutarız takımımızı, bakarız keyfimize havası ne sporla ve ne de bizimle asla bağdaşmıyor.

Hele hele milli takımızın başına milyar dolarlar veya avrolar vererek getirdiğimiz bir yabancı antrenör hiç yakışmıyor.

Her şeye rağmen (takım içinde belki de hiç olmamasına veya çok az Konyalı oyuncu bulunsa da) başarısından dolayı ‘Atiker Konya Spor’u yürekten tebrik ediyor; futbolu, daha doğrusu sporu Konyalı gençler arasında yaygınlaştırma çalışmaları yapılmasını ilgililerden rica ediyorum.

Bu yazı toplam 274 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.