1. YAZARLAR

  2. Abdurrahim Küçük

  3. Lübnan Çıkmazının İç Yüzü-6
Abdurrahim Küçük

Abdurrahim Küçük

Yazarın Tüm Yazıları >

Lübnan Çıkmazının İç Yüzü-6

A+A-

CEMİYET-İ İSLÂHİYE

1912’de ilk defa Lübnan’da tarafsız Cemiyet-i İslâhiye teşkil edildi. Reisliğini Salim Ali Salam’ın üstlendiği bu ıslahat cemiyeti yeni tayin olunan Lübnan valisi Ekrem Beyden isteklerinin zamanın Sadrazam’ı Kamil Paşa’ya ulaştırılmasını istiyordu. Salim Ali Salam’ın istekleri arasında Osmanlı’nın isteklerini yerine getirmesinin Birleşmiş Milletlerden bir heyetin denetiminde olması da yer alıyordu.

Cemiyetin Kamil Paşadan isteklerinin başlıklar şunlardı:

1-Lübnanın meclis görevliliklerinin tayin ve azlinde İstanbul’un değil bölgenin valisinin söz sahibi olması,

2-Müşteşar ve müfettiş tayininde kendilerine yetki verilmesi

3-Bütçe tasarısında umuma ait vakıf arazilerinin ve belediye arazilerinin denetiminde ve askerlik işlemlerinden valinin sorumlu olması...

Bu istekler Kamil Paşaya iletilirken; Lübnan valiliğinin Ekrem beyden Ebu Bekir Bey’e, Sadrazamlığında Kamil Paşa’dan Ömer Şevket Bey’e geçtiği biliniyordu. Ömer Şevket yönetimindeki cemiyetin dış güç güdümlü olduğu söylenirken Lübnan halkı cemiyetin kendi sesi olduğu iddiasını ileri sürüyordu. Bu isteklerin yerine getirilmemesiyle meydana çıkan kargaşa bazı işyerlerinin kapanmasına neden oluşunun ardından grevler baş gösterdi.

ARAP TARİHÇİLER GÖRE OSMANLIDAN KOPUŞ MEDENLERİ

Arap tarihçiler Osmanlı’dan kopma kıvılcımlarının çıkışını iki sebebe bağlamaktadırlar;

1.Turancılık (Türk Kavmiyetçilik): Bu görüşün, başka milletleri küçümsediğini ileri süren tarihçiler, kendilerinin de Arap Milliyetçiliğine dönmek zorunda kaldıklarını ifade ediyorlardı.

2.İttiat ve Terakkinin Yanlış Politikası: Bunun açık ifadesi olsa gerek Lübnan da hala Osmanlı’ya bağlığıyla bilinen bir kısım halk, birinci dünya savaşın da Osmanlı’nın yanında yer aldığı için İtalyan askeri tarafından toplu kıyıma hedef olmuştur. Bunu da Ebu Bekir Hazım Beyin olağanüstü hal ile Fransa filosunun Lübnan ve Arap yarım adasına istila için hareketi talip eder.

Davulun sesinin ağlayanla güleni birbirine karıştırdığı bu keşmekeşte Lübnan sokaklarında dağıtılan broşürler tek mana etrafında toplanıyordu. “ARAP BİRLİĞİNE DAVET” Bu duygusal çağrının üzerine büyük puntolarla atılan manşet ise; “VATAN TEHLİKEDE…

VATAN TEHLİKEDE: “Zulalarımızı ve mallarımızı Osmanlı’ya verdik devletin yücelmesi tersine oldu. İstanbul hünkârı bizi anlamadı. Biz onları İslam kardeşi bilirken onlar bize köle muamelesi yaptılar. Allah’ın bize vermiş olduğu yaşama hakkını elimizden aldılar. Hakkı konuşmuyorlar. Allah konuştursun. Memleketimizin hayrı ile İstanbul’un karnı doymayan açlarını doyurdular.”

Lübnan’da dağıtılan bu gizli broşürlerden sonra Paris te bulunan Araplar Osmanlı’daki Arap devletlerinin geleceği konusunda bir toplantı tertiplettiler.

Gelecek Salı günkü yazımız, bir gurup Arap öğrencinin Paris toplantısı hakkında olacaktır.

Bu yazı toplam 818 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar