1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. MAHALLİ İDARELER, ERBABINA EMANET EDİLMELİ…
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

MAHALLİ İDARELER, ERBABINA EMANET EDİLMELİ…

A+A-

İnsanların kendini kontrole alması lazım. Egosu şişik insanlar için bir şeyler karalamak lazım oldu. Ne hikmetse bunu algılamakta zorlanıyorlar.
Zenginlik yetenek işi değildir.
Ona bakarsanız zenginlik kimilerine Allah’ın lütfu, kimilerine de Allah’ın gazabıdır.
Bir takım insanlar güçlerinin fevkinde gayret gösterdikleri halde bir türlü beklenen maddi güce ulaşamıyor olabilirler. Kimilerinin de basit bir kaç çabayla bir anda servetin içine düşmeleri aslında Allah’ın onlara hazırladığı çetin bir imtihanın ayak sesleridir.
İnsanoğlunun girdiği imtihanla birkaç başlıkta sınamaya tabi tutulur. Bunlardan biri, çoluğuyla çocuğuyla denenmesi, diğeri malıyla mülküyle imtihana tabi olması ve kadınla imtihan olması gibi farklı kanallarla dünya hayatında sorguya tabi tutulur. Örneğin maddeye ulaşan insan bir anda durumun sıcaklığıyla kendini kaybederek malını katlamaya, paranın bolluğuyla haram yollara düşerek farklı dünyevi zevkler peşinde koşmaya başlar. Çoğunlukla da bunu anlaması, elden ayaktan düştüğünde ortaya çıkar. Gençliğini haramla ziyan etmenin ceremesini çekecektir. Yaptığı göstermelik birkaç hayrın günahlarına kefaret olacağı gibi bir saçmalıkla nefsini avutur. Kılmadığı namazların ve diğer ibadetlerin sorumluluğundan bu şekilde kurtulabileceğini zanneder.
Hele birde bir toplumun sorumluluğunu sırtlanıp ta görevini layıkıyla yerine getiremeyen bir yapıdaysa vay onun haline!
Özellikle de mahalli idarelerde üst mevkilerde yer alıp ta kendini hakka tabi olmaktan alıkoyan bir rüzgâra kaptırdıysa vay onun haline! 
Burada şu isim ya da bu isimle uğraşma derdinde değilim. İsimlerle işim yok. Ama ümmetin hakkını bir yerlere peşkeş çekme konusunda bir cüret gördüğümü de ifade etmeliyim.
İstanbul gibi, Bursa gibi, Konya gibi, İzmir gibi dev metropollerde mahalli idarenin başında olmak ve kendini yanlışlardan uzak tutacak bir yönetim anlayışı sergilemek her babayiğidin harcı değilmiş. Bunu da yaşanan yanlışlarla görmekteyiz. Vatandaşın iliğini sömürürcesine yapılan zamlar ve toplanan vergilerden mustarip olan her ferdin teker teker hesabını vereceklerine inanıyorlar mı acaba?
Örneğin Konya’mızda ki mahalli idareyi temsil eden kişilerin bu noktada hiçte iyi durumda olmadıklarını not edelim.
Valla fetva alıyorlar mı bilmiyorum. Ama ısmarlama fetvalara aldanarak halkın sırtına binmelerine şaşıyorum. Onları dini hassasiyetlerinden çekip koparan içinde yüzdükleri büyük rakamlar mı? Etraflarından hiç eksik olmayan şakşakçılar mı? Bunu bana izah edecek biri var mı?
Bugün Kaf dağının zirvesinde kanat çırpanların geçmişte ki mütevazı yapılarına ne oldu? Cennetle müjdelendiler desem buna imkân yok. Ama ben buradan onları cehennemle korkutuyorum. Bugün zirvesinde duman attırdıkları o Kaf dağının eteklerine saplandıklarında yapayalnız kalacaklar. 
Etrafınızı hiç kolaçan etmezler mi? Konya’da bir yoklama çekseniz halkın azımsanmayacak bir oranı artık kendilerini desteklemiyor. Değil arkalarında Recep Tayyip Erdoğan, dünyayı toplasanız halkın yaka silktiği bir hava oluşmuştur. Bugün Konya’da o makamda görevini halkı sıkmadan, etrafında ki şakşakçılara tenezzül etmeden görevini yerine getirecek nice babayiğitler çıkacaktır.
Konya gibi bir metropolü yerel idareciliğe yatkın o işin ilmini almış hiç mi vatan evladı yoktur memlekette? O makamı yıllardır bir avukata teslim etmenin ceremesini çekmek zorunda mıyız?
Yapılan hizmetlerde yaşanan aksaklıkların hepsi işine hâkim bir idarecinin olmamasındandır. Konya’nın on sene sonra mevcut yatırımlara bakıldığında yaşanmaz bir konuma düşmesinin baş müsebbibi sizce kimdir?
Alt geçitlerin yapıldığı noktalarda halen niçin trafik lambasına ihtiyaç duyuluyor? Yol niçin geçenin ya da gözü karanın oluyor. 
Örnek mi istersiniz? Otogar bölgesinde ki alt geçit alttan geçenlere hoş ama üstünde olanların Allah yardımcısı olsun. Hele sabah ve akşam mesai saati çıkışlarında oraya düşenin Allah yardımcısı olsun.
Ben belediyeci değilim. Ama Bosna yönünden gelerek otogar kavşağından sağa girecek vasıtalar için alt geçitten açılacak bir ceple bölgede bir rahatlama olacağını ve bir engelin ortadan kalkacağını buradan paylaştığımda ben bir dahi mi oluyorum. Hayır… Bunu aklı başında olan her vatandaş pekâlâ bilir. 
Bu sadece bir örnekti. Daha da artırabilirim.
Şatafatlı binaların artması, yeşil alanlarının şehrin bazı noktalarına konumlandırılması huzuru temin etti mi?
Allah aşkına! Bu soruyu kendinize bir sorar mısınız?
Konya sizce yaşanabilir olma özelliğini sürdürüyor mu?
Bu sorunun cevabını Konya sokaklarında ki halkımızın nabzını tutarak öğrenmeniz pekâlâ mümkündür.
Gelecek seçimlerde belediye başkan adayı tayin edilirken şakşakla pohpohlanan değil, alanında uzman, şehircilik uzmanı kaliteli insanların bulunması ve yapboz belediyecilik anlayışının artık bir son bulması gerek.
               

Bu yazı toplam 807 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.