1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Mahkemede Boşanıp Evli Gibi Davranmak
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Mahkemede Boşanıp Evli Gibi Davranmak

A+A-
Toplumumuzda aslında yanlış olduğu halde doğru zannedilen veya doğru bilinen pek çok konu bulunmaktadır. Bu konulardan bazıları da dinle ilgilidir. Yani dinen bir konu aslından farklı bilinmekte ve bu doğru olarak kabul edilmektedir.
Bunlardan biri de evlenmek demek olan nikâh bağı ve bu bağın koparılması demek olan boşanma konusudur.
Dinimize göre evlenmek bir akiddir. Alış-veriş, kiralama vb. akidler nasıl günlük hayatımızda devamlı yaptığımız akidler ise nikâh da bunların bir benzeri olan akidlerdendir.
Ancak bu akidden sonra her hangi bir mülkiyet söz konusu değildir. Yani evlenen kadın evlendiği erkeğin malı olmaz. Bu akidle sadece evlenen kişilerin birbirlerinden faydalanmaları caiz ve meşru hâle gelir. Yani nikâh akdi evlenen kişiler arasında aidiyet belirlemiş olur. Evlenen çiftler birbirlerine aittir, demektir.
Bu sebeple günümüzde, nikâh akdi yapılırken bazı kimselerin akdi gerçekleştiren yetkilinin huzurunda ‘ölünceye kadar’ veya ‘ölüm bizi ayırıncaya kadar’ gibi ifadeler kullanmakta ve bir süre belirlemek suretiyle kendilerini bağlamaktadırlar. Süreli nikâh ise caiz değildir.
Üstelik, evliliğin ölünceye kadar devam etmesi konusu Hıristiyanlar için geçerlidir. Çünkü Katoliklere göre evlilik kurulduktan sonra boşanma yoktur, boşanan bir kadın bir başkasıyla evlenirse zina etmiş olur. Bundan dolayı da evlilikleri kilise yani papazlar tarafından kıyılır. Yani nikâh onlara göre dinidir.
Bizim dinimizde böyle bir uygulama olmadığı için, evlenmek dini bir akid sayılmaz. Fakat evliliğin dinen geçerli bir akid olabilmesi için bazı şartların bulunması gerekir.
Bu şartların başında kendileriyle evlenme yasağı bulunan kimseler arasında bu akdin gerçekleşmeyeceğinin bilinmesi gelir. Yani evlenecek bir erkek için evleneceği kadınla arasında böyle bir yasağın bulunmaması gerekir. Sonra evlenecek kimselerin akidleri sırasında şahitlerin bulunması da şarttır. Yani evlilik gizlilik içinde, kimsenin bulunmadığı bir yerde, sadece evlenecek iki kişi arasında gerçekleşmez. Yani böyle bir akid yapılmışsa bu dinen meşru bir akid olmaz.
Boşanma da dinimizde kolaylaştırılmış bulunmaktadır. Bunun da şüphesiz pek çok faydası vardır. Ancak evliliğin devam etmesi ve ettirilmesi beklenir. Canım böyle istiyor, diyerek boşanma geçerli olsa da tasvip edilmez.
Nikâhın dini olmaması sebebiyle bugün Belediyeler tarafından gerçekleştirilen ve tescil edilen nikâh dinen de geçerlidir. Belediye nikâhından sonra ayrıca bir de imam huzurunda yapılan nikâh akdinin bir ayrıcalığı söz konusu olamaz. Yani nikâhın tekrarında bir fayda yoktur.
Bu sebeple ölen annesi veya babasından ölüm aylığı almak veya onların emekli aylıklarından faydalanmak için mahkemede boşanarak dinen evliliklerinin devam ettiğini zannetmek kendini aldatmak olur.
Böyle bir davranış hem sahtekârlık hem de nikâh bağının çözülmesi demek olacağından çok tehlikelidir.
Çünkü anlaşamayan eşlerin arasını bulsun diye durumlarını havale ettikleri hâkimin bunların boşanmalarına karar vermesi geçerli bir işlemdir. Bu durumda da hâlâ nikâhın devam ettiğini zannetmek safdillik ve kendilerini tehlikeye atmak demektir.
Yani özetle söyleyecek olursak, biri dini, diğeri Belediye olmak üzere iki ayrı nikâh olmadığına göre, biri gittiyse diğeri duruyor, denemez. Böyle davranmaktan sakınılmalıdır.
 
Bu yazı toplam 186 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.