1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. MAKAM KAYGILARI VE ALGISAL KARGAŞALAR
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

MAKAM KAYGILARI VE ALGISAL KARGAŞALAR

A+A-

Yarın mübarek Ramazan ayının ilk gününe giriyoruz. Rabbim bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine milletimizi, vatanımızı ve tüm Müslüman kardeşlerimizi her türlü karanlığın kol gezdiği günümüzde kötülerin istilasından muhafaza eylesin.
Son birkaç yazımda hakkında düşüncelerimi arz ettiğim önceki Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek hakkında yazdığım yazılarıma yönelik haddinden fazla yorum ve telefon aldığım için düşüncelerimin daha bariz ortaya çıkmasını murad ettiğimden bu yazıya karar verdim.
Tahir Akyürek’i Fazilet Partisi İl Başkanlığı yıllarından bu yana tanır ve takip ederim. Şahsına yönelik herhangi bir olumsuz düşünceye sahip olmadığımın bilinmesini isterim. Yazılarımda daha çok Büyükşehir Belediye Başkanlığının son iki döneminden bu yana halktan kopuk bir idarecilik sergilediğine işaret ediyorum. Yazılarıma dair Büyükşehir Belediyemizin Özel Kalem Müdürü Murat Bey’in aramasıyla yaptığım telefon görüşmesinde de izah ettim. Uzunca bir zamandır Konya’mıza belediye başkanlığı yapmış birisi olarak Tahir Bey’in halkla ilişkilerinde kopmalar olduğuna dair düşüncelerim karşısında Murat Bey’in açıklamalarıyla Konya halkının ifadeleri arasında büyük bir tezat ortaya çıkıyor. 
Bu konuda ki yazdığım yazılarda bende şahsen AK Parti’ye gönül vermiş milyonlarca insandan biri olarak düşüncelerimi ve paylaşımlarımı yapmak, sonuç itibariyle de ortada dönen varsa bir yanlış anlaşılmaya nokta koymak isterim. 
Burada ortaya çıkan durum; Tahir Akyürek’e dair eleştirel yazılarımız olduğu zaman teşkilata zarar dokunur mantığıyla hareket etmenin oldukça yanlış olduğuna işaret etmek isterim.
O zaman bu duruma şöyle mi bakmalıyız?
Tahir Akyürek hakkında ki olumsuz görüş ve düşüncelerimizi asla yazıp paylaşmayalım. Partimiz zarar görüyor.  
Ya da;
Tahir Akyürek hakkında halkta oluşan olumsuz intibaın giderilmesi için kendisine bugüne kadar yaptığı hizmetler sebebiyle teşekkür ederek yerine alanında uzman ve daha genç yüzbinlerce değerimiz arasından farklı alternatifler ortaya çıkararak partiye teze kan sağlamak…
İnsanımız aynı yüzlerin siyaset sahnesinde satranç taşları gibi oradan alınarak buraya konulmasını ve her defasında farklı manevralarla siyasetin belli başlı birkaç kişi arasında dönmesini istemiyor.
Bu gerçeği anlamak bu kadar mı zor?
Bakınız üç dönemdir Konya gibi dev bir metropolün reisliğini yapmak herkese nasip olmaz. Ama bazen değişimler ve taze kan akışı sağlamak hem davanın seyrine hem de başarı grafiğinin yükselmesine sebep teşkil eder.
Bunları benim gibi sıradan bir yazar ağzından duymanız da gerekmiyor. Pekâlâ, basit birkaç araştırmayla bu sonucu elde edebilirsiniz.
Mesela benim gözümde Uğur İbrahim Altay oldukça başarılı bir kardeşimizdir. Fakat bir dönem daha reislik yaptıktan sonra, örneğin yerel seçimlerde ola ki Büyükşehir Belediyesine aday gösterilirse halk tarafından seçildikten sonra görevini sürdürmesi ve zamanı geldiğinde de yerini daha genç ve daha başarılı olabilecek bir kardeşimize bırakması pekâlâ sağlanabilir.
Şimdi bu yazdıklarımla size ters gelen bir açıklama var mı?
Bir davayı sadece belli başlı kişilere odaklamanın mantıki izahını yapabilir misiniz?
Sonuçta hepimiz ölümlü birer faniyiz.
Bugün ipi A kardeşimiz omuzlarken bir sonra ki dönemde de B kardeşimiz ipi sırtlanabilir. 
İşte başından bu yana ortaya koymaya çalıştığım gerçek budur.
Benim siyaseten bir beklentim olduğu düşüncesine falan da kapılmayın. Ben o defteri bundan uzun bir süre önce kapadım. Elimde ki işime odaklandım. Ama müsaadenizle bu davaya uzun zamandır gönül vermiş bir kardeşiniz olarak eleştiri hakkına da sahip olayım. 
Ben haşa allame değilim. Bende hatalarıyla noksanlarıyla fani bir insan olarak diğer insanların pozitif yahut ta negatif yönlerini paylaşmak, kendimce doğru olan doğrultusunda ki düşüncelerimi bu satırlara aktarmak isterim.
Hatalarım olduğu zaman birileri arıyor ve düşüncelerini aktarıyor. Bundan da hiçbir zaman rahatsızlık duymuyor, bilakis mutlu oluyorum.
Haşa, ben hatadan münezzeh bir insan olduğumu iddia etmiyorum ki!
Bizler Müslüman olarak birbirimizin hatasını ortaya koymak ve haklıysa hakkını vermek hatalıysa noksanını aktarmakla mükellefiz.
Tahir Bey mevzuunda da son zamanlarda gördüğüm halktan uzaklaşması gibi algı oluşması öncesinde ki yazılarımda oldukça pozitif düşüncelerimi ortaya koyan satırlar karalıyordum. İşte o gün o yazılar hakkında teşekkür için arayan sevgili belediye mensuplarımız eleştirel yazılar kaleme aldığımızda niçin dönüp te bir nabız yoklaması almadınız? Beklenen bu dönüşlerin aday adaylığı sürecinde ortaya çıkması karşısında Allah aşkına söyler misiniz, siz ne düşünürdünüz?
Hz. Ömer (ra) Halife iken “Benim yanlış yaptığımı görürseniz ne yaparsınız?” diye sorunca, Sahabe efendilerimizden Muhammed bin Mesleme ya da Beşir Bin Sa’d olduğu rivayet olunan iki isimden bir tanesi kılıcını çekmiş ve “Seni bu kılıcımızla düzeltiriz Ey Ömer” demiştir.
Şimdi halkımızın nabzını bir yoklayın. Aday olduğunuz takdirde bu halk sizi oylarıyla düzeltme eğiliminde midir?   

 

Bu yazı toplam 860 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.