1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Makam Ve Mevki Etkisi- II
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Makam Ve Mevki Etkisi- II

A+A-
Geçtiğimiz yazımda kaleme almış olduğum makam ve mevki sahipleri için yazıma devam ediyorum. Bugün yaptıkları her şeyin karşılığı ne ise onu alacaklar. Bu sebebe matufen diyorum ki insanların umutlarıyla oynamayınız. Onlar karşısında kibir ve gururlu olmayınız. Ağzınızdan sadece yapabilecekleriniz çıksın. Geçiştirmelerle insanların nefislerine hoş gelecek, ağızlarına bir parmak bal çalacak girişimleriniz sizi sorumlu pozisyona getiriyor. Paşa gönülcükleriniz bilecek. Ben de sizin gibi yanlışlar yapan, hatalar yapan sıradan bir faniyim. Ama elimde sizin gibi bir makam olmayınca belki rahat konuşuyorum. Ama sizin adınıza inanın çok korkuyorum. kul hakkı’ dinimizde çok üzerinde durulan ve namazın,haccın,orucun ya da başka bir amelin silmediği ancak helalleşerek ve hakkını ihlal ettiğiniz kişiyle kendi aranızda çözebileceğiniz bir meseledir.Bu mesuliyetin farkında olan Hz. Ömer oğlu Abdullah b. Ömer için, halifelik teklif edenlere ‘bir evden bir kurban yeter’ demiştir. Merhum M. Akif Ersoy’un dilinden Mülk’ün temeli olan Adaletin timsali Hz. Ömer’i dinleyelim:
Kadın ne söyledi, Abbas, işitmedin mi demin?
Yarın huzûr-i İlâhide, kimseler, Ömer'in
Şerîk-i haybeti olmaz, bugünlük olsa bile;
Evet, hilâfeti yüklenmeyeydi vaktiyle.
Bir ihtiyar kan bî-kes kalır, Ömer mes'ûl!
Yetîmin, girye-i hüsrân alır, Ömer mes'ûl!
Bir âşiyân-ı sefâlet bakılmayıp göçse:
Ömer kalır yine altında, hiç değil kimse!
Zemîne gadr ile bir damla kan dökünce biri:
O damla bir koca girdâb olur boğar Ömer'i!
Ömer duyulmada her kalbin inkisârından;
Ömer koğulmada her mâtemin civârından!
Ömer halife iken başka kim çıkar mes'ûl?
Ömer ne yapsın, İlâhî, beşer zalûm ü cehûl!
Ömer'den isteniyor beklenen Muhammed'den...
Ömer! Ömer! Nasıl aldın bu bârı sırtına sen?
Adaletin timsali Hz. Ömer (ra) efendimizin düşüncesini veciz bir şekilde mısralara döken istiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un bu dizelerini lütfen bir kez daha okuyunuz.
Salı günkü yazımla bu yazımda da ifade etmiş olduğum gibi lütfen ey makam sahibi kardeşlerim!
Kendinizi hakka hadim edin. Etrafınızı saran şakşakçılarla değil, ilahi emirlerin ışığında konumunuzu bir irdeleyin. Sağduyunuz size rapor dökecektir. Çünkü sizin yanınızda olduğunu söyleyipte zıvanadan kazanımlar için yalakalık yapanların ifadeleri sizi mutlu etme amaçlı olabilir. Bu da sizin hakkı ve hakikati görmenize engel teşkil edecek kadar gerçeği görmenize ket vurabilir. Bu da sizi, onlarla birlikte ateşe götürür.
Tüm insanlarla eşit derecede mesafe kurun. Birileri sizden iyi bahsetsin diye ümmetin hakkını yedirmeyin. Ateş denizinde karşılaştığınızda sizi yağlayıp, ballayanlar, allayıp pullayanlar da sizin çaresizliğinizi yaşayacaklar. Burada olduğu gibi olmayacak. O konuşan ağızlarınız iradenizle değil, sadece hakla alakalı dile gelecekler. O tutan elleriniz şerde ittifak amacıyla değil, sadece hakkı ifade etmek amacıyla dile gelecekler. O yürüyen ayaklarınız, şerre koşmada değil, hakkı ifade etmede dile gelecekler. O işiten kulaklarınız, yalakaların yağcılıklarınızı duymanız için değil, hakkı işitmeniz için uyarlanacaklar. O atan kalbiniz dünyalık için değil, bu dünyaya bağlılıkta sınır tanımayan anlayışınıza isyan etmek için dile gelecek. Siz sadece tahakküm bile edemediğiniz bu organların karşısında belki yutkunmaktan öte bir şey yapamayacaksınız.
Güzel insan olun. Sevilen insan olun. Seneler önce öğrencilik yıllarımda yine belediyemizde görevli olan ve hala hayatta olan bir daire başkanı büyüğüm vardı. Fırsat buldukça ziyaretine gider, ağzından çıkan hak kelamları dinlemekten büyük keyif alırdım. O kelamların birçoğu bugünkü hayatımda bana hala ışık saçmaya devam ediyor. Her gittiğim yerde ondan ve benzeri kişilerden bahsederken hayr üzere konuşuyorum. Ama yine aynı belediyede başkanlık yapmış ve halk tarafından uzaklaştırılmış, babasının sohbetlerine koştuğum diğer bir ağabeyimde o makama seçildikten sonra dünya sevgisiyle hemhal olmuştu. Başkanlığı öncesinde de bulunduğu yerlerde hoş muhabbetini dinlemekten zevk aldığım bu zatı bugün görsem artık yolumu değiştiriyorum. İşte bu, dünya hayatında bir insanın alabileceği en büyük derstir.
Lütfen bir kez daha düşünün. Zihninize check-up yapın. Kimsenin lafıyla değil, hakkın düsturuyla yolunuza devam edin.
İşte bu sizi hem bu dünyada hem de diğer alemde mutluluğa taşıyacaktır.
Bugün Kurban Bayramı Arefesi.
Bayramınız Mübarek Olsun.




 
Bu yazı toplam 78 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum