1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Marka Şehirler Ve Yerel Medya
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Marka Şehirler Ve Yerel Medya

A+A-
Hafta sonunda Konya yine bizce dolu, dolu günlerinden birini geçirdi.
Önce Basın İlan Kurumu tarafından düzenlenen “Marka şehirler ve Yerel medya” programına katıldık.
Aynı gün saat 14.00de ASKF’nin “En” ler proğramı vardı. Bir spor adamı olarak burada da büyük mutluluk duydum. Unutulan bazı vefa göstermemiz gereken insanların olmasına rağmen.
Aynı gün son mutluluğu da Torku Konyaspor’un soğuk bir akşamda Kayseri Erciyespor’u zor da olsan yenip 3 puanın sahibi olması Konyalı olarak bizlere mutluluk verdi.
Gün hepimizin günü idi. Çünkü bu şehirde hep birlikte yaşıyoruz.
Geçmişte “Basın” denilirdi. Şimdilerde TV ve Gazeteler birlikte halka haber, yorum sunmasıyla birlikte adı da genişledi ve Medya oldu.
Yine geçmişte basın dendi mi, İstanbul’ Bab-ı Ali, Ankara Rüzgarlı sokak ve İzmir’de birkaç küçük semt vardı.
Şimdi Medya dendi mi Türkiye var.
Basın, daha doğrusu Medya bu yukarda saydığımız iller ve yerlerden çıktı. Anadolu’nun gür sesini yine Anadolu medyası Türkiye’ye hatta dünya’ya duyuruyor.
Yerel basın özellikle Kurtuluş Savaşından önce çok büyük görev üstlenmiş ve bu görevini de özellikle Konya’mızda şerefle, onurla ve başarıyla bu görevini yapmıştır. Bugün Konya’mız medya alanında yerel gazeteleri, dergileri ve TV leri ile Türkiye’nin önde gelen illeri arasındadır. Konya’mızda 15 civarında yerel gazetenin yanı sıra 5 TV yayın yapmaktadır. Bunların birkaçı da ulusal düzeyde belki kalitesi tartışılsa bile yayın yapmaktadır.
Genç, dinamik ve işini seven bir medya ordusu vardır. Konya’daki basının hocası, duayeni A. Rıdvan Bülbül’dür. Allah ömür versin Rıdvan Bülbül’den bizler çok şey öğrendik.
Basın ilan Kurumu Genel Müdürlüğü Konyamızdan başlanmak üzere bir hareketin içinde. Bu hareketin adı “Marka şehirler ve medya iletişiminde tecrübe ve paylaşım günleri.”
Bu arada amaç Yerel basının sorunlarını dinlemek, yaşanan sıkıntılar varsa bunların tespiti ile çare üretmektir. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğüne bir süre önce getirilen, meslektaşımız, arkadaşımız Mehmet Atalay konuyu çok ciddi açıdan incelemekte ve özellikle de Anadolu Basınının her alanda genişleyip güçlenmesine çalışma arkadaşları ile birlikte çalışmaktadır. Türkiye’6e yaklaşık 1500 civarında yerel gazete çıkmaktadır. Bunlar kendi bölgelerinin haberlerini halka duyurması yanında ulusal baz da da haberlerle halkı aydınlatma çabası içindedir.
Geçmişte yapılan çalışmalar da bundan pek geri kalmazdı. Ancak bugün daha açık, daha çabuk ve daha gerçekçi bir haber sunumu yapılıyor.
Ne yazık ki, geçmişte basın mesleğine duyulan saygı, bugün bazı nedenlerden dolayı azalmıştır. Bunun nedeni de bizleriz sanırım.
Yine basın sektörüne tanınan haklar budanmış, hatta yok edilmiştir. Bunlar içinde gazetecilerin ve özellikle de “Sarı- Basın kartı” olanlara tanınan iletişim, haberleşme indirimi kaldırılmış, ulaşımda tanınan kolaylıklar yok edilmiştir.
Sarı Basın kartı sahibi arkadaşlarımızın araçlarını bir kenara koymak için yine Emniyet Genel Müdürlüğünün verdiği araç basın plaka kartı hiçe sayılmakta ve hatta öyle ki parkta tabir yerinde ise değnekçilerin insafına bırakılmıştı.
Sürekli ve Basın kartı olanların bu kartları ne yazık ki, bankalarda ve pek çok yerde resmi kimlik hüviyetinden uzaklaştırılmıştır.
Basın ordusu fakültelerle birlikte çığ gibi büyümekte, ancak üniversitelerde yeterli eğitim verilememektedir. Okuldan mezun olan gençlerin gelecek endişesi diğer sektörlerde var olduğu gibi büyüktür.
Halen yürürlükte olan “Bilgi alma” hakkına çoğu yerel yöneticiler uymamaktadır. Kişilik haklarına saygılı olan kimseler bile Adliye koridoruna girerken çok zorlanmaktadır. Hatta burada muhabir arkadaşlarımızın görev yapması kapıdaki görevli kimsenin insafına bırakılmıştır.
Gençlerimizin aldığı ücretler çok düşüktür. Çalışma koşulları çok iyi değildir. Bunlar için güvence getirilmelidir.
Yoksa insanların hatıralarını anlatması, bilgi birikimlerini aktarması elbette güzel ama, karın doyurmuyor ki, gençlere güvence vermiyor ki….
Basın ilan Kurulu elbette pastayı adil dağıtım noktasında hassasiyet göstermekte ve yerel gazetelerin güçlenmesini istemektedir. Ancak yerel medyanın güçlenmesinin en başta gelen gereklerinden birisi ise insan unsurudur.
Hani atalarımızın bir sözü var:
“İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın”

 
Bu yazı toplam 56 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.