1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Markalaşmada Recep Konuk Faktörü
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Markalaşmada Recep Konuk Faktörü

A+A-
Konya’da son aylarda yaşanan gelişmeler umut vericidir. Gerek sanayi alanında, gerek sosyal sorumluluk projeleri alanında, sporda, ticarette ve daha sayabileceğimiz bir çok alanda Konya geçte olsa kendini göstermeye başlamıştır. İşte Konya’mız için son günlerin gurur tablolarından birisi de Recep Konuk’un idaresinde ki Anadolu Birlik Holding’in TORKU markasıdır. Uzunca bir zamandır bu köşelerden Konyanın markalaşma sorunu yaşadığı ve fason imalat merkezi olarak bilinmesinden duyduğumuz rahatsızlığı dile getirmiştik. Bugün gelinen noktada ortaya çıkan sonuç şudur. Konya artık kabuğunu kırmış, kendi içinde ki dinamiklerin yüksek azim ve gayretiyle dünyaya mal olabilecek birçok çalışmada gerçek yüzünü göstermeye başlamıştır.
Çocukluğumuzdan beridir alışageldiğimiz ÜLKER ve ETİ gibi markaların aşılamayacağı gibi bir tez sona ermiş ve bu markalar karşısında şehrimizden TORKU ismiyle yükselen ürünler başta tüm Türkiye’de olmak üzere dünya piyasalarında tanınır hale gelmeye başlamıştır. Umarız ki Konya’nın klasik hastalığı olan hasetlik müessesesi dahi böyle bir değeri yok etmeye muvaffak olamaz. Şekerleme, gofret ve çikolata ürünlerinden tutun, süt ürünlerine, et ürünlerine kadar gıda ile alakalı bir çok alanda kaliteli üretim atağına geçen Torku markamız, artık Konya için yıllardır hasretle beklenen markalaşma özleminde ki öncü isim olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır. Bunu daha da geçerli ve umut verici kılan ise, TORKU gerçeğinin diğer sektörlerde ki farklı kuruluşlara ait ürünlerde de markalaşma azmini tetikleyeceği heyecanıdır.
Anadolu Birlik Holding’in kurulmasıyla başlayan büyüme seferberliği Recep Konuk’un 1999 yılında yönetime seçilmesiyle ivme kazanmış ve 15 yılını başarıyla geride bırakmıştır. Her geçen gün yatırım üstüne yatırımlarıyla göz dolduran holdingin ilerisi için hedeflediği noktalarda sadece Konya değil, Türkiye için de markalaşmanın verdiği büyümeye gidişte büyük bir adım olacaktır.
Geçtiğimiz günlerde basın ve yayından takip ettiğimizde anladık ki Sayın Konuk, Sayın cumhurbaşkanımızla yaptığı seyahatte Afrika pazarını öncelikli hedef seçmiştir. Bu seçiminde ne kadar haklı olduğunu zaman gösterecek olsa da ben şimdiden bu doğru tespiti açık yüreklilikle ifade edebilirim. Çok sayıda Afrika ülkesini gezmiş bir kardeşiniz olarak bu tercihin neden yerinde olduğunu sizlere burada kısaca da olsa özetlemek isterim.
Afrika, dünyamızın mağdur çocuğudur. Tokatlanan, aşağılanan, emeği gasp edilen, dışlanan çocuğudur. Toprakları üzerinde kendi hakkını savunmasına dahi batının ağzından salya damlayan sömürgeci devletleri fırsat vermemiş, başlarına getirdiği yöneticileri dahi kendi tayin ederek, seslerini kısmada başarı sağlamışlardır. Bu duruma tepki vermeye çalışanlar, tepelerine oturtulmuş kukla köpekler tarafından sindirilmiş, korkutulmuş hatta canlarından edilmiştir. İşte bu coğrafyada yaşayan insanlara kendi kendini idare edebilme özgürlüğünü çok gören batı dünyası, kara kıtanın tüm yer altı ve yerüstü zenginliklerini kendi çıkarına kullanmaktan geri durmamıştır. Ekonomik özgürlükleri tamamen elinden alınan bu kıta insanlarının son 10 yıldır başlayan ve toparlanma süreci yavaş da olsa gözle görünür bir hal almıştır. Şu anda birçok Afrika ülkesinde ciddi anlamda yatırımlara başlanmış ve ticaret ivme kazanmıştır. Sömürüldükleri gerçeği, tüm Afrika insanının bilinçaltında yer tuttuğundan, az önce bahsettiğim ticari hareketlenmede kendine yakın hissettiği Türkiye ile ilişkilerinde bir adım daha ileride ve daha samimidirler
Böyle önemli bir gücü ucuz beklentiler yüzünden doğmadan öldürmek yapımızda olsa da bu kez aynı hataları tekrar etmeksizin bu pazara daha kardeşçe yaklaşarak, sömürmeden hem kendimiz hem de Afrika insanı için birinci derecede seçenek olduğumuz bilinciyle hareket etmek zorundayız.
Torku’nun bu dev kıtaya yaptığı çalışmaların start alacağı bugünlerde 18 yıllık dış ticaretçi bir kardeşiniz olarak bazı öneri ve tavsiyeleri buradan paylaşma cüreti gösterdiğim için kusura bakmayınız.
Afrika kıtasında ticaret hem zordur, hem kolaydır.
Zordur. Çünkü mevcut bankaları arasında referansı güçlü muhabir bankalar çok azdır.
Kolaydır. Afrika’da nakit sıkıntısı yoktur. Ciddi para stoku vardır.
Zordur. Sıkıntılı ve maddi zorluk çeken insanlar, hileli yollara başvurarak aklınızı çelebilirler.
Kolaydır. Dış ticaret prosedürlerine tabi olduğunuz sürece kesinlikle riske girmezsiniz.
En önemli yapılması gereken, orada ciddi partnerler bularak ticaretinizi onların kontrolünde sürdürmenizdir. Ulaştığınız kişilerin maddi sorunları olmamalıdır. O ülke bazında ticaretinizi tüm yerleşim yerlerinde takip edebilecek düzeyde misyon sahibi olmalıdır.
Afrika’nın neden isabetli pazar olduğu açık ve net buradan ortaya çıkmıyor mu?
 
Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.