1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. MASAL ANLATMAYIN, HALKIN DERDİNİ ÇÖZÜN…
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

MASAL ANLATMAYIN, HALKIN DERDİNİ ÇÖZÜN…

A+A-

Güzel hayallerle yola çıkılmıştı. Pahalı yatırımlara imza atılmış, halkın rahata erişeceği güzel hizmetler gerçekleştirilmişti. Yaşanan siyasi bunalım ve ekonomik kriz sonrası ilaç gibi gelmiş, iyice bunalan halk rahata ermenin verdiği mutlulukla derin bir nefes alabilmişti. Çünkü önceki iktidarlar ya da ortakların istikrarsız ve çekişmeli devlet yönetim modeli halkın yaşantısına birebir yansımaya başlamış bıkkınlık gelmişti. Uyanılan her yeni gün sürprizlere gebeydi. Kimse neler olabileceğini neler yaşanabileceğini kestiremez haldeydi. Hükümet ortaklarının hem kendi aralarında hem de cumhurbaşkanıyla yaşadıkları her tartışma sonrasında ekonomik sistem tamamen dumura uğramış halkımız yarınından emin olamamanın verdiği bir endişeyle başına gelecekleri beklemeye koyulmuştu. 
İşte tam böylesine karamsar bir hava hakimken tek başına iktidara gelen AK Parti halkın körelen umutlarını yeniden filizlendirmiş geleceğe ilişkin endişe beklentisi yerini umuda bırakmıştı. 
Evet beklentiler boşa çıkmamıştı. Yeni ve tazecik bir iktidar olmanın heyecanıyla yola koyulan AK Parti attığı tüm adımlarla halktan büyük teveccüh görmeye başlamış, nefeslenen halk büyük bir coşku ve heyecanla partisine sımsıkı sarılmıştı. İçeriden ve dışarıdan onca saldırıya rağmen halkın desteği partiyi dimdik ayakta tutmaya yetmişti. 
Birinci dönem nispeten acemiliği üzerinden attıktan sonra ikinci döneminde yapılan yatırım ve hizmetler halk tarafından beğeniyle karşılanmaya başlamış ülkede müthiş bir coşku havası hakim olmuştu. 
Fakat üçüncü dönemden itibaren sağlanan katkılar kısmen halkın elinden alınmaya başlanmış, yaşanan rahatlama sürecinin yerini huzursuzluğa giden bir havaya bırakmıştı. 
Dördüncü dönem için halkımız, AK Partiye ilk uyarısını vermeye başlamış, artık ayağını den almasını beklediğine ilişkin mesajı sandıkla vermişti. O seçim yenilenince de yeniden tek başına iktidar olan partide gözle görünür bir şımarıklık husule gelmişti. Bu şımarıklık tavandan tabana öylesine yayılmıştı ki, alternatifsiz bırakılan halkımız el mahkum seçmek durumunda kaldığı AK Parti’nin önüne koyduğu acı reçeteyi ödeme başlamıştır. 
Evet şu anda ödemeye devam ediyoruz. 
Öyle bir görüntü veriyorlar ki devletin hadimi değilde sahibi gibicesine tarz ve duruşlarıyla halkın sinir uçlarına iyice dokundukça gerisin geri gidiyor. 
İlk iki dönem halkın alışkın olduğu sempatik ve devlet adamlığı duruşunu sergileyen ekip birer birer sistem dışına itilmeye başlanmıştı. Tabi halkın desteğinin o dönemde güçlü olması sebebiyle kimse özeleştiri yapamaz durumda olduğundan dolayı doğrular ve yanlışlar hep aynı kutuya atılıyor ve birbiriyle harmanlandıkça yanlışlar, doğruların arasında eritiliyordu. 
İşte o avantaj son mahalli seçimlerde yitirildi. 
Şu an derin derin konuyu tartıştıklarına ve çözüm önerileri aldıklarına eminim. Ama kemikleşen yapıdan sıyrılmadıkları sürece bu noktada beklenen hedefin gerçekleşmesi zor hatta imkansız görünüyor. 
Yerel seçimlerde halkın mesajını aldık anlamına gelecek şekilde seçim sonrasında hemen kabine revizyonuna gidivermemek ve ötelemek halen kuyruğu dik tutma çabasının yansımaları olsa gerek. Onca uyarılar alındığı halde halkın kendilerine koyun gibi oy vermeye devam edeceği saplantıları onları bu noktaya taşıdı. 
Sempatizanların her gelişmeyi FETÖ gibi iç ve dış kaynaklı yapılanan düşmanların bir kurgusu olarak halen yapılan hatalar karşısında sus pus olmaları büyük bir sorunun yansımasıdır. 
Eleştirmekten korkuyor musunuz?  
Yapılan yanlışların söylenmesi ve doğruya giden yolda öneriler getirerek bir nebzede olsa katkıda bulunmak o kadar zor mu?
Bir kere şu mantığı bir tazeleyin: “AK Parti hata yapmaz.”
Yapar kardeşim, yapar. 
Geldiğimiz darboğaza bir bakar mısınız?
Hazinede para kalmamış. Borçları ödemek için zaten kıt kanaat geçinen halkın omzuna yüklenen yük kendi boyunu aşmış. 
Haydi yakından da bir örnek vereyim: Konya Belediyesine ilişkin geçen hafta salı günü başyazarımız Dursun Seyis’in yazısını okuduysanız, korkunç bir borç yükü altında ezilmekte olduğunu hatta bankaların bile koskoca Konya Büyükşehir Belediyesi’ne kredi musluklarını kapattığını ifade etmişti. Gencecik, pırlanta gibi reisimiz Uğur İbrahim Altay bu döneminde açık söyleyeyim bol bol borç ödeyecek. Öyle kapsamlı yatırım beklemeyin. 
Ödemek için ne yapacağını da az çok tahmin ediyorsunuzdur.
Konya halkının sırtına yıkılacak. Ezilen halk olacak. Filler tepişirken halk ezilecek. 
İşte Türkiye’nin de bugünkü durumu da bu. 
Bana hızlı trenleri, İstanbula yapılan destansı köprü ve alt geçitleri, yeni havalimanını anlatmayın arkadaş. Aldık kabul ettik. 
Ama diğer yandan o hızlı trene bir kez dahi binemeyecek olan, o köprüleri hiç görmeyecek olan, havalimanında izi olmayan ve olmayacak olan gariban vatandaşın durumunu nasıl düzelteceksiniz?

Bu yazı toplam 1199 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.