1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Maşallah! Ne çok alimimiz! Var
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Maşallah! Ne çok alimimiz! Var

A+A-
Son yüzyıldır temellerini oluşturan kurumlarından ve önderlerinden (tekkeler, medreseler, vakıflar, ulema, mürşid …) mahrum kılınan, öksüz bırakılan (ümmetin önderi olan) biz Türkiye Müslümanlarının din ile ilgili kafası çok karışık. Bu durumun en önemli olumsuz neticesi din ile ilgili bilgilerin kimden, nereden alınacağı mevzuudur. Ülkemizde dini bir otoritenin olmayışı, din adına herkesin konuşma hakkının kendinde görmesi büyük bir curcunayı, azim bir karmaşayı beraberinde getiriyor. İhtisasa saygının olmadığı, otoritenin bulunmadığı her sosyal hadisede olduğu gibi bu mevzuda da işler karman çorman oluyor. Söylediğim iddiaya en büyük delil benim bu konuda bu yazıyı rahatça yazabilmemdir.
İşin doğrusu şöyle olmalı idi; nasıl diploması olmayan hiç kimse öğretmen, doktor, eczacı avukat, mühendis olamıyor din konsunda da ALİMLİK BERATI olmayan kişilerin söz söyleme hakları olmamalı idi, değil mi? Bu satırları okuyan bir çok kişi hemen ;” İslamda ruhbanlık yoktur. Herkes dinini öğrenmek zorundadır, ayet, hadis ortada, ne gerek var alime ulemaya? Gibi klasikleşmiş cümleleri, ezberlenmiş iddiaları art arda sıralar. Temel olarak doğru olan, fakat analitik düşünüldüğünde olumsuz sonuçlar veren bu görüşleri irdelediğimizde bu günkü karmaşanın kaynağı çok kolay anlaşılıyor.
Birkaç ayet, birkaç hadis okuyup, kendisini âlim diye yutturan birkaç kişiyi dinleyip ,”mezhebe, âlime, gerek yok. Ben kendim meal okuyarak, Türkçeye tercüme edilmiş hadislere bakarak fetva verebilirim. Allah kuranında ,”…Anlayabilmeniz için, Kur’anı Arapça olarak indirdik,(Fussilet 44) Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kuran olarak indirdik, (Yusuf 2)…) Buyurmuyor mu? Yine Yaratan kitabında; “İşte akıllarınız ersin diye, Allah size âyetlerini böylece açıklıyor.2.242,
- Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kişinin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını kullanmayanlar üzerine Allah bir uğursuzluk yükler. 10:100

- "Ey kavmim! Bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak beni yaratana aittir. Artık akıllanmayacak mısınız?" 11:51 … Akla bu ve buna benzer birçok ayette vurgu yapmıyor mu?”” Diyerek kendisini âlim zannetmeye, din hakkında konuşma, görüş bildirme seviyesine geldiğini düşünmeye başlıyor. Tehlikede işte burada başlıyor. Âlim olabilmek için ciddi bir eğitimden geçmenin mecbur olduğu, en azından ahkam ayetlerini ezberlemenin şart olduğu, büyük hadis kitaplarından haberdar olması gerektiği, 1400 yıldır oluşmuş birikimden de hissedar olması gerektiği geçeğinden bigane olan vatandaşlarımız, mezhebi, alimi, reddederek yüzbinlerce, hatta milyonlarca yeni mezhebin! Ortaya çıkmasına neden oluyor. Böylece herkes alim herkes müçtehit herkes müftü oluyor. Bu byük tehlikenin bizleri getirdiği son nokta “Kuran İslamı, Kuran bize yeter, Kuran varken hadise mezhebe alime gerek yok…” düşüncesinin yaygınlaşmasıdır.
Gelinen bu noktanın yanlışlığını, inşallah. önümüzdeki yazımda (alimlerin görüşü doğrultusunda) şerh etmeye çalışacağım.  
Bu yazı toplam 140 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.